Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3370 K.2025/3847

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3370 📋 K. 2025/3847 📅 18.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3370 E.  ,  2025/3847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/193 E., 2025/575 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1982/458 E., 2020/347 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I .DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 314 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı ve vergi kaydı nedeniyle davalılar adına tescil edildiğini, aynı tapu ve vergi kayıtları ile 130 adet taşınmazın şahıslar adına tescil edildiğini, uygulanan tapu ve vergi kaydının sınırlarının sabit sınır olmayıp genişletilebilir sınır olduğunu ileri sürerek 314 parsel sayılı taşınmazın miktar fazlası olarak tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kayıt miktarını aşan yerlerden olduğu, bu sebeple 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereği her bir davacının en fazla 100 dönüm yer alabileceği, 314 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünün 215.965, 30... olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen yerin 200.0 00... 'lik kısmın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacılar adına tesciline, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 15.965, 30... 'lik kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sistem üzerinden yapılan kontrolde ve dosya kapsamından çekişmeli 314 parsel sayılı taşınmaza komşu köydeki bir çok taşınmaza aynı iddia ile Hazine tarafından dava açıldığı, hudutların dava konusu taşınmaz ile birlikte diğer dava dosyalarında davası görülen bir çok taşınmaza revizyon görüp kapsadığının anlaşıldığı, revizyon tapu kayıtlarının geniş bir alanı kapsadığı, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.09.20 18... /20136 Esas, 2018/5138 Karar sayılı kararı ile kesinleşen mahkeme kararına göre sınırlarda okunan köy ve mezra takımlarının sabit sınır kabul edildiği, tüm parsellere aynı kayıtların uygulanması sebebi ile her bir parsel bakımından ayrı değerlendirme yapmanın doğru olmadığı, tüm parseller ve kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde mahkeme kararında istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekraren 314 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören Aralık 9 51... sıra nolu, Nisan 9 44... sıra nolu, Nisan 9 44... sıra nolu, Mayıs 19 57... sıra nolu, Ekim 9 56... sıra nolu ve Teş. Sani 12 90... sıra nolu tapuların uygulandığını ve toplam tapu alanının 441 dönüm olduğunu, aynı taşınmazlara 1-5 tahrir nolu vergi kayıtlarının da uygulandığını, vergi kaydı miktarının ise 1.264.5 00... olduğunu ancak bu vergi ve tapu kayıtları uygulanarak tespit gören toplam taşınmaz miktarının 9.043 dönüm olduğunu, uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının hududunda dağ, kıraç gibi genişletilmeye elverişli gayri sabit sınırlar bulunduğunu ve aynı zamanda 314 parselin hudutlarında da gayri sabit sınırların yer aldığını, 766 sayılı Tapulama Yasası'nın değişik 33... . maddeleri gereğince bu gibi yerlerin Hazine adına tescilinin gerektiğini, kararda her ne kadar (A) harfi ile gösterilen yer Hazineye verilmiş ise de parselin tamamının talep edildiğini belirterek ve re'sen görülecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
..... ili, ... ilçesi, .... Mahallesinde 1975 yapılan kadastro çalışması sırasında 314 parsel sayılı 215.965, 30... yüz ölçümlü taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal, taksim, harici satış ve ifraz nedeniyle tarla vasıflı yarı hisseli olacak şekilde ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.