Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2903 K.2025/3741

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2903 📋 K. 2025/3741 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2903 E.  ,  2025/3741 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1163 E., 2024/1487 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Arpaçay Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/151 E., 2024/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Kars ili, ... ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan 1 12... parsel sayılı taşınmazın babasından kendisine kaldığını, 2007 yılında köyde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ..... adına yanlışlıkla tespit edildiğini, .....'nin vefatı sonrasında mirasçılarının bu taşınmazı muvazaalı şekilde davalıya devrettiklerini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiş, 25.01.2023 tarihli celsede ise taşınmazın mirasbırakanı ...'a ait olduğunu ileri sürmüş, mirasbırakan ... terekesine temsilci atanmıştır.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazın babasından kaldığını öne sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tereke temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun’un) 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde; mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ...... adına yanlışlıkla tespit gördüğünü, ancak ....'nin vefat ettiğini, davalının .... mirasçıları ile görüşüp 1 12... parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu beyan ederek ve herkesten gizlemek suretiyle hile ve muvazaalı olarak satış yoluyla kendi adına tescil ettirdiğini, davalının mirasbırakan ...'ın yeğeni olduğunu, dava konusu taşınmazın ... terekesi dahilinde bulunduğunu, tüm işlemlerin muvazaalı olduğunun tek tanığı olan .... dinlenmeden karar verildiğini, davanın temelde hata ve hile iddiasına dayandığını, hile iddiasının gerçekleşmesi halinde temlikin hukuki bir sebebe dayandığından söz edilemeyeceğini, davanın mahiyeti itibarıyla 10 yıllık süreye tabi tutulamayacağını ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Kars ili, .... ilçesi, .... köyü 1 12... parsel sayılı 258, 60... yüz ölçümünde taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile "arsa" vasfıyla ... adına tespit edilmiş ve tutanak 13.04.2006 - 12.05.2006 tarihleri arasında askı ilanına çıkartılmış, itiraza uğramadığından 15.05.2006 tarihinde kesinleşerek tapu siciline tescil edilmiş, bilahare satış yoluyla 24.06.2021 tarihinde davalı ... adına tapuya kayıt ve tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 15.05.2006 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 28.09.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Tereke temsilcisinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.