Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1691 K.2025/3764

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1691 📋 K. 2025/3764 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1691 E.  ,  2025/3764 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/667 E., 2023/1197 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/85 E., 2021/340 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl davada; davacılar ve davalıların kök muris ... ... ve ... ... miraşçısı olduklarını, davaya konu taşınmazların bulunduğu ... Mahallesinde yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında davacılara da pay yazılması gereken bir kısım taşınmazların davalılar adına tespit ve tescil olunduğunu, bu hususta bir kısım davacılar tarafından ... dışındaki davalılara açılan davanın Perşembe Kadastro Mahkemesi tarafından kabul edildiğini ve kararın (2009/191 E.-2013/14 K.) kesinleştiğini, davacı müvekkillerinin tamamının geçmişte kök murisler ... ... ve .. ait iken kadastro tespit çalışmaları sırasında davalı ... adına tespit edilen ve bu şekilde tapuya tescil olunan 1 55... ve 1 57... nolu parseller ile yine davalı ... adına tespit edilen 1 40... nolu parselin tapu kaydının iptal edilerek miras payları oranında adlarına tescilini talep ettiklerini, zira bu parsellere ilişkin dava açılması hususunun Perşembe Kadastro Mahkemesinin dava dosyasında gözden kaçtığını, yine davacı müvekkillerinden ..., ... ve ...'in davalılardan; ... adına tespit edilen 1 52... ile 1 96... parsel, ... adına tespit edilen 1 52... ile 1 96... parsel, ... adına tespit edilen 1 55... - 32... ada 7 parsel, ... adına tespit edilen 1 47... ile 1 93... parsel, ... .... adına tespit edilen 1 54... ile 1 55... parsel, ... adına tespit olunan 1 55... ile 1 57... parsel, ... adına tespit olunan 1 40... ile 1 52... parsel, ... adına tespit olunan 1 40... , 1 52... , 1 53... , 1 54... ve 1 55... nolu parseller, ... adına tespit olunan 1 55... ile 1 57... parsel sayılı taşınmazların tapularının iptali ile miras payları oranında davacı müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davaya konu taşınmazların fındık ürününü hasat eden davalılardan hüküm ve tasarrufu altındaki parsellerden davacıların paylarına düşen miktarın ecrimisil alacağı olarak tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların payları oranında adlarına tesciline ve ecrimisil alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleştirilen davada davacılar vekili; asıl davada dava konusu edilen 1 55... ve 1 57... parsel sayılı taşınmazların asıl davanın davalısı olan davacıların dayıları ... tarafından eşi olan davalı ...'e devredildiğini, söz konusu devir işlemlerinin davacıların dava açacağının öğrenilmesi sebebiyle yapıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların payları oranında adlarına tesciline ve ecrimisil alacağına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacılardan ... ve ... vekili sunduğu 21.05.2019 tarihli dilekçesinde, davalılardan ..., ... ve ... hakkındaki davalarından feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davacılardan ..., ..., ... ve ... sundukları 21.05.2019 tarihli dilekçelerinde; davalılardan ..., .... ve ... hakkındaki davalarından feragat ettiklerini bildirmişlerdir.
Davacılardan ...... ve ... sundukları 23.05.2019 tarihli dilekçelerinde; dava konusu 1 52... , 1 40... , 1 54... ve 1 55... sayılı parsellere yönelik ... ve ... aleyhlerine açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir.
II. CEVAP
Asıl davada davalılar ..., ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı cevap dilekçelerini sunmuş ve davayı kabul etmediklerini beyan etmişler; davalı ... cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Birleştirilen davada davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili yargılama aşamasında dava konusu 1 52... , 6, 18... parsel, 1 55... ve 14 parsel, 1 40... ve 7 parsel, 1 53... parsel, 1 54... ve 7 parsel, 1 47... parsel sayılı taşınmazlar yönünden feragat ettiğinden bu parseller açısından tescil ve ecrimisil talebinin reddine karar vermek gerektiği, dava konusu 1 55... ve 1 40... parsel sayılı taşınmazların toplanılan delillere, dosya kapsamına, dinlenilen tanık ve bilirkişilerin birbirini doğrulayan ve tamamlayan beyanlarına göre evvelinde muris ...'e ait olduğu, terekesinin taksim edilmediği, davacıların murisi ... kaldığı belirtilen parsellerin evvelinde annesi ... ait olduğu, babası ...'in terekesinden değil, annesi ... intikal ettiği, davalı tarafın bu parsellerin taksim edildiğini ispatlayamadığı, bu parsellerin kadastro mahkemesinde davalı da olmadığı anlaşıldığından bu parseller yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, birleştirilen 2020/9 Esas sayılı dosyada davacı vekili 1 55... ve 1 57... parsel sayılı taşınmazların kök murise ait olduğunu, kadastro tespitinin hatalı olduğunu iddia ederek davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ile hisseleri oranında adlarına tescilini ve ecrimisil bedellerinin tahsilini talep etmiş ise de Perşembe Kadastro Mahkemesinin 2009/191 Esas, 2013/14 Karar sayılı dosyasında 1 55... ve 1 57... parsellerin evvelinde ... eşi ...'in babası ... ait iken ... temliki ile ...'e intikal ettiği, ... temliki sonucunda da bu taşınmazların mülkiyetinin davalı ...'e geçtiği, tarafların temliki ile bu parsellerin zilyetliğinin de devredildiği, dava tarihine kadar çekişmesiz aralıksız malik sıfatı ile davalı ...'in zilyetliğinde kaldığı, bu taşınmazların muris ... ... ait olmadığı hususu kesinleşmiş karar ile sabit olduğundan bu hususun eldeki dosya açısından kuvvetli delil olduğu, kadastro tespitinin hatalı olmadığı, davalının kullanımının da mülkiyet hakkına dayandığı, haksız işgalci olmadığı anlaşıldığından taleplerin reddine karar vermek gerektiği, yine davacı taraf davaya konu taşınmazlardan ecrimisil talebinde bulunmuş ise de davalıların davaya konu taşınmazlardaki kullanımlarının kadastro tespitine ve Perşembe Kadastro Mahkemesinin 2009/191 Esas, 2013/14 Karar sayılı dosyasına dayalı olduğundan, davalıların davaya konu taşınmazlarda haksız işgalci konumunda olmadıkları, davalıların haksız işgalci sıfatlarının davacıların iş bu dava ile taşınmazlarda hissedar olduktan sonra davalı tarafın kendilerine ait hisseyi kullanmaya devam etmeleri neticesinde gündeme geleceğinden ve bu aşamada ecrimisil talebinin davayı kabul eden davalı dışındaki davalılar yönünden oluşmadığı kanaatine varıldığından davayı kabul eden davalı ... dışındaki davalılara yönelik ecrimisil talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı ... cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiğinden davalı ... yönünden davanın tümüyle kabulüne karar vermek gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf dilekçesi içeriğine göre davacı tarafın, hükmü yalnızca ecrimisil talebinin reddine ve 1 55... ve 1 57... parselin reddine yönelik olarak istinaf ettiği, dosya içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye; taraflar açısından kuvvetli delil olan Perşembe Kadastro Mahkemesinin 2009/191 Esas, 2013/14 Karar sayılı dosyasında 1 55... ve 1 57... parsellerin evvelinde ... eşi ...'in babası .. ait iken ... temliki ile ...'e intikal ettiği, .... temliki sonucunda da bu taşınmazların mülkiyetinin davalı ...'e geçtiği, tarafların temliki ile bu parsellerin zilyetliğinin de devredildiği, dava tarihine kadar çekişmesiz aralıksız malik sıfatı ile davalı ...'in zilyetliğinde kaldığı, bu taşınmazların muris ... ... ait olmadığının anlaşılmasına göre, birleştirilen 2020/9 Esas sayılı dosyasında davacı tarafın 1 55... ve 1 57... parseller hakkındaki tapu iptal-tescil ve ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinde ve davalıların davaya konu taşınmazların tapu maliki durumunda olmaları nedeniyle davaya konu taşınmazlarda haksız işgalci konumunda olmadıkları, davalıların haksız işgalci sıfatlarının davacıların iş bu dava ile taşınmazlarda hissedar olduktan sonra davalı tarafın kendilerine ait hisseyi kullanmaya devam etmeleri neticesinde gündeme geleceğinden bu aşamada ecrimisil talebinin davayı kabul eden davalı dışındaki davalılar yönünden oluşmamasına göre Mahkemece verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; birleştirilen davada dava konusu olan 1 55... ve 1 57... parsel sayılı taşınmazların davalı ...'nün murislerine değil, müvekkillerinin murislerine ait olduğu hususunun yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında açıkça ifade edildiğini, bu parseller yönünden hem tapu iptali ve tescil hem de ecrimisil taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul edildiği davalılar yönünden ecrimisil taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; temyize konu olup birleştirilen davada dava konusu edilen 1 55... parsel sayılı 3.753,99 metrekare miktarlı, fındık bahçesi vasıflı taşınmazın ve 1 57... parsel sayılı 1.289,96 metrekare miktarlı, fındık bahçesi vasıflı taşınmazın 17.10.2008 tarihli kadastro tutanağı ile ... adına tespit edildiği, söz konusu tespitlerin 15.05.2009 tarihinde kesinleştikleri, daha sonra bu taşınmazların Kemal tarafından 18.01.2018 tarihli satış işlemi ile eşi olan birleştirilen davada davalı ...'ye temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.