Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2708 K.2025/3745
1. Hukuk Dairesi 2025/2708 E. , 2025/3745 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1025 E., 2025/582 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/345 E., 2023/46 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Düzce ili, .... ilçesi, .... köyü 1 12... parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olmasına rağmen sahte belgeler düzenlemek suretiyle davalılardan ... adına tespit ve tescil edildiğini, 2019 yılında da diğer davalılara hisse devirleri yapıldığını, davacının taşınmazın tespit dışı kaldığı gerekçesiyle aldatıldığını fakat taşınmazı aralıksız olarak kullanmaya devam ettiğini, sahteciliğin kadastro öncesi zamanda yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
2. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; 10 yıllık süre geçtiğinden davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın, hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tutanağın kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının kadastro öncesi nedene ilişkin davasının bu sebeple reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının taşınmazın tescil harici alan olarak bildiğini, sahte belgeye dayanılarak yapılan tespitin yok hükmünde olduğunu, bu işleme karşı hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, tespit öncesinde taşınmaz başında alınan tespit notlarının tutanağa geçirilmesi aşamasında değiştirilmesi ve gerçek olmayan beyanların tutanaklara geçirtilerek yapıldığını, Mahkemenin sahtecilik hususunda araştırma yapmadan hak düşürücü süreden reddine karar vermesinin isabetsiz olduğunu öne sürerek kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 12... parsel sayılı 12.464 metrekare taşınmaz "fındık bahçesi" vasfıyla irsen intikal, taksim ve hibe ile ... adına tespit ve 25.11.2008 tarihinde tescil edilmiş, 13.12.2021 tarihinde satış suretiyle 16/32 hissesi ... adına, 1/2 hissesi ise ... adına tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitlerinin kesinleştiği 25.11.2008 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 24.12.2021 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.