Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3691 K.2025/3768

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3691 📋 K. 2025/3768 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3691 E.  ,  2025/3768 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/864 E., 2024/818 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/310 E., 2023/28 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan babası ...'ın adına kayıtlı 151-... 58... parsel sayılı taşınmazlarını satış göstermek suretiyle davalı oğlu ..., 2 14... parsel sayılı taşınmazını ise yine satış göstermek suretiyle davalı kızı .... temlik ettiğini, yapılan işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalıların taşınmazları alım güçlerinin bulunmadığını, yapılan işlemlerin gerçek satış olmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu, davaya konu 2 14... nolu parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan babasından kendisine yapılan devirden önce eşi ... ile vefat eden annesi .... kredi çekmek suretiyle gerçekte bu taşınmazı kendi nam ve hesabına satın aldıklarını, ancak aile büyüğü olduğundan dolayı tapu kaydının muris babası üzerine yapıldığını, yine dava konusu 44 parsel sayılı taşınmazın ise annesi ... ölümü üzerine mirasçıları olan babası ile kendisi ve kardeşlerine intikal ettiğini, davacının, annesinin mirasçısı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu, davaya konu taşınmazlardan 44, 39 95... parsel nolu taşınmazların muris annesi ...'tan kaldığını, sonrasında ise mirasçılar arasında taksim edildiğini, davacının muris ... mirasçısı olmadığından bu taşınmazlara yönelik açılan davanın bu yönden reddi gerektiğini, 151 nolu parsel yönünden ise muris babası ... ... bu taşınmazda kardeşleriyle paydaş olduğunu, amcası .... hissesine haciz konulmasından sonra muris ... ... tarafından bu parseldeki payının kendisine bedeli karşılığında satıldığını, bundan dolayı bu parsel yönünden de davanın reddi gerektiğini, diğer davaya konu 2 14... nolu parselin ise davalı kız kardeşi ... için satın alındığını ve satış bedelinin anneleri ... ile ... eşi ... tarafından satıcısına ödendiğini, aile büyüğü olduğundan dolayı taşınmazın tapu tescilinin muris ... ... adına yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde tarafların murisi ...'ın dava konusu parsellerdeki hisselerini davalılara devrettiği, gerek tanık beyanları, gerek dosya arasına alınan belgeler dikkate alındığında muris tarafından davalı ...'a devredilen hisselerin kendisine satış yoluyla devredildiğine dair ispatın sağlanamadığı, davacının murisin ilk eşinden olan çocuğu olması sebebiyle aralarının iyi olmadığı, bu sebeple de murisin davacıdan mal kaçırmak kastıyla dava konusu taşınmazları davalılara devrettiği kanaatine varıldığı, ancak dava konusu 2 14... parsel yönünden davalı ...'na satış yoluyla devrettiğinin gerek dosya arasına alınan banka dökümleri ve kredi bilgileri, gerekse tanık beyanlarından anlaşıldığı gerekçesiyle 2 14... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, diğer dava konusu parseller yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 44, 39 58... nolu parsellerin tapu kayıtları ve dayanakları incelendiğinde bu parsellerdeki davaya konu edilen payların öncesinde davalıların muris annesi ...'a ait olup sonrasında mirasçılarının tapuda yaptıkları 24.12.2018 tarihli miras taksimi sonucunda 44 nolu parselde davalıların ayrı ayrı 301/1196'şar payının oluştuğu, ... nolu parselde davalı ...'in tam payının oluştuğu, ... nolu parselde ise miras taksimi sonucunda muris ... ... 1/2 payının oluştuğu, muris ... .... bu 1/2 payını 15.01.2019 tarihinde tapuda satış yoluyla davalı oğlu ... devrettiği, 44... nolu parsellerde davalılar adına oluşan tescil kaydı muris ... ... bir devrine dayanmayıp miras taksimine dayandığından bu parsellere yönelik davacı tarafından açılan davanın ve kademeli talebinin dinlenme olanağının bulunmadığı, bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin isabetsiz görüldüğü; dava konusu 2 14... nolu parsel yönünden yapılan değerlendirmede bu parselin imar ile oluştuğu, davalı ... adına tam pay ile tapuda kayıtlı olduğu, eski parsel numarasının 2 14... nolu parsel olup muris tarafından adına kayıtlı tam payın tapuda satış yoluyla davalı ...'ye 11.11.2013 tarihinde devredildiği, İlk Derece Mahkemesince 2 14... nolu parsel yönünden davanın reddine karar verildiği ve davacı tarafın bir istinafı olmadığından usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak İstinaf Mahkemesince verilen yeni kararda da İlk Derece Mahkemesi gibi bu parsel yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, diğer dava konusu 1 51... nolu parsel yönünden Mahkemece yapılan soruşturma ve toplanan deliller, dinlenilen taraf tanıklarının anlatımları, getirtilen tapu kayıtları ve dayanakları, yapılan keşif ve aldırılan bilirkişi raporları ile dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde davacının baba bir anne ayrı 3 kardeşinin olduğu, bunlardan ikisinin davalılar olduğu, tek annesi farklı olan kardeşin davacı olduğu, davalı ...'in memur olarak görev yaptığı, diğer davalı ...'nin ev hanımı olduğu, murisin eşi ...'ın 2013 yılında vefat ettiği, murisin davacı 2007 yılında evlenirken düğününe katılmadığı, davacının muris babası ve üvey annesi ... ile arasının iyi olmadığı, bağlarının kopuk olduğu, bu şekilde murisin davacı mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla davaya konu taşınmazlardan 151 nolu parseldeki payı ile miras taksimi sonucu adına oluşan ... nolu parseldeki payını davalı oğlu ... mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiği hususunun anlaşıldığı, bu parsellere yönelik davacının iddiasını ispatladığı, Mahkemece netice olarak davanın sadece bu parseller yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu parsellerle birlikte 44... nolu parseller yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz görüldüğü gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yeniden hüküm tesisi ile dava konusu 44- 39 58... ada 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, diğer dava konusu 1 51... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; muris ... ...., annesi diğer evlatlarından ayrı olan oğlu müvekkiline miras kalmasını önlemek adına diğer evlatlarına üzerindeki kayıtlı taşınmazları esas iradesi bağışlamak iken tapuda satış göstermek suretiyle muvazaalı olarak devrettiğini, bu tasarrufların yerleşik Yargıtay içtihatları gözetilerek iptali gerektiğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde dava konusu 44 parsel sayılı taşınmazda muris ...'ın 9030/... hissesini 02.05.1995 tarihinde ...'a hibe olarak devrettiği, ...'ın vefatı sonrası miras hissesinin ...'a tekrardan intikal ettiği, bu kez de ...'ın hissesini ..., ... ve ... ... miras taksimi suretiyle eşit olarak devrettiği, dava konusu 151 parselde muris ...'ın 1/3 hissesini davalı ...'a 15.01.2019 tarihinde satış suretiyle devrettiği, dava konusu 3995 parsel sayılı taşınmazda muris ...'ın 1/2 hissesini davalı ...'a 15.01.2019 tarihinde satış suretiyle devrettiği, dava konusu 3958 parsel sayılı taşınmazda muris ...'ın hissesinin tamamını davalı ...'a 24.12.2018 tarihinde devrettiği hususlarının anlaşıldığını, İstinaf Mahkemesinin yeniden yargılama gerektiren durumları gözetmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararını düzelterek karar verdiğini, müvekkilinin babasından kaynaklı olmakla beraber ... ve ...'in yasal mirasçısı olduğunu, payların nisabının hatalı yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; İstinaf Mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu 3995 parsel sayılı taşınmazın müvekkili davalının annesi ...'ın vefatı sonrasında müvekkiline intikal ettiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi muris ... ... davacıdan mal kaçırmak amacıyla davalıya taşınmazı muvazaalı olarak devretmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, diğer dava konusu 151 parsel sayılı taşınmazda ise murisin kardeşleri ile hisseli bir şekilde malik olduğunu, müvekkilinin amcası ... ... hissesine haciz konulduğunu, bunun akabinde murisin bedeli karşılığında müvekkili davalı ...'e sattığı sabit olduğundan bu doğrultuda Mahkemece verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, davacının iddialarının sübuta ermediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1944 doğumlu muris ...'ın 05.05.2020 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi .. olma çocukları davalılar ..., ... ve dava dışı ... ile ... olma davacı oğlu ... kaldıkları; dava konusu 3995 parsel sayılı taşınmaz murisin eşi (davalıların annesi) ... adına kayıtlı iken 09.08.2018 tarihli intikal işlemi ile muris ... ... ile çocuklarına intikal ettiği, daha sonra 24.12.2018 tarihli mirasın taksimi işlemi ile 1/2'şer paylarla muris ve davalı ... adına kayıtlı hale geldiği, mirasbırakanın adına kayıtlı 1/2 payını 15.01.2019 tarihli satış işlemi ile davalı ...'e devrettiği,
- kök 2 14... parsel sayılı taşınmaz muris ... ... adına kayıtlı iken 11.11.2013 tarihinde satış yolu ile davalı ...'ye devrettiği, taşınmazın 16.06.2020 tarihli imar işlemi ile 2 14... parsel numarasını aldığı,
- 44 parsel sayılı taşınmaz 1/2'şer paylarla muris ... ... ve dava dışı ... ... adına kayıtlı iken mirasbırakanın dava dışı ... 12.10.1992 tarihinde satış yolu ile edindiği bir kısım pay ile taşınmazda 9030/11960 paya sahip olduğu, bu payını 02.05.1994 tarihinde hibe yolu ile eşi ... temlik ettiği, ... ölümü üzerine 09.08.2018 tarihinde mirasçılarına intikal ettiği, 24.12.2018 tarihli mirasın taksimi işlemi ile de davalılar ve dava dışı kardeşleri Hanife adına paylı olarak kayıtlı hale geldiği,
- 151 parsel sayılı taşınmazda murisin adına kayıtlı 1/3 payını 15.01.2019 tarihinde satış yolu ile davalı oğlu ... devrettiği,
-3958 parsel sayılı taşınmaz murisin eşi ... adına kayıtlı iken 09.08.2018 tarihinde intikal yolu ile muris ve çocukları adına kayıtlı hale geldiği, 24.12.2018 tarihli mirasın taksimi işlemi ile de davalı ... adına kayıt edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ve davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının davacıdan, 4.423,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'tan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.