Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2923 K.2025/3746

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2923 📋 K. 2025/3746 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2923 E.  ,  2025/3746 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/191 E., 2025/339 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/104 E., 2024/132 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 40... parsel sayılı taşınmazın 2.000 m²'sinin davalı ..., aynı yerde kayıtlı 13 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro çalışmaları sırasında ... adına kaydedildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamındaki hissesi oranında davacı adına tescilini, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetini ve davacı adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitine itiraz davası ile muhdesatın aidiyeti davasının birlikte açılamayacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.20 24... / 95... /682 sayılı kararıyla gerekçeli kararda sadece 2 40... parsel yönünden değerlendirme yapıldığı, ancak 2 40... parsel yönünden olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, 2 40... parsel açısından tapu iptal-tescil talebi hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmediği gerekçesiyle verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çekişmeli taşınmazların murisine ait olduğu, kendisinin miras payının bulunduğu iddiasıyla Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olmasına göre Mahkemece asıl ve terditli talep yönünden tamamen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hileli ve yolsuz olarak davalı ... tarafından davacının şehir dışında olmasını fırsat bilerek belirlenen kadastro tespitinin iptali ve hisse payı oranında davacı adına tescil edilmesi, Mahkemece talebinin kabul görmemesi halinde de Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 40... parselin 2.0 00... 'lik kısmında bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine karar verilmesi gerekirken hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 40... parsel sayılı taşınmaz senetsizden "kargir ev ve fındık bahçesi" vasfıyla ... adına, 2 40... parsel sayılı taşınmaz ise "fındık bahçesi" vasfıyla ... adına tespit ve 10.07.2008 tarihinde tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitlerinin kesinleştiği 10.07.2008 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 07.11.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.