Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1685 K.2025/3765

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1685 📋 K. 2025/3765 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1685 E.  ,  2025/3765 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1770 E., 2023/1543 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/269 E., 2022/566 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ikamet ettiği köyde 2008 yılında yapılan tapu kadastro çalışmaları sonucunda zilyedi bulunduğu ve halen kullanmakta olduğu 1 65... parsel ile sınır olan 1 65... parsel sayılı taşınmazın davalı kardeşi ... adına kaydının gerçekleştiğini, söz konusu taşınmazın koordinatlarının yanlış olarak belirlendiğini, davalı ile aralarında husumet olmadan önce taşınmazın fiili kullanımının kendisinde olduğunu, ancak zamanla taşınmazın davalı adına kayıtlı bulunduğunun öğrenilmesi üzerine aralarında husumet çıkmaya başladığını, söz konusu işlemin koordinatlarda değişiklik olduğu düşünülerek gerçekleşmiş olabileceğini ileri sürerek dava konusu 1 65... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin içeriğini hiçbir suretle kabul etmediğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalının kendisinin ağabeyi olduğunu, dava dilekçesinde haksız ve mesnetsiz iddialarda bulunduğunu, yapılan kadastro ölçümlerinin resmi olarak ve hassas aletler ile gerçekleştirildiğini, işlemlerde herhangi bir usulsüzlük veya yanlışlık yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2018/629 Esas, 2020/398 Karar sayılı kararı ile; dava konusu Samsun ili ... ilçesi Karayonca Mahallesi İncegeriş mevkii 1 65... parsel sayılı taşınmazın senetsizden davalı ... adına kadastro çalışmalarında tespit edildiği, Samsun ili ... ilçesi .... Mahallesi İncegeriş mevkii 1 65... parsel sayılı taşınmazın ise Salıpazarı Kadastro Mahkemesinin 2009/294 Esas - 2010/336 Karar sayılı ilamı ile davacı ... adına tapuya tespit ve tescil edildiği, kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2012/41 00... /6082 Kararı ile 25/06/2012 tarihinde kesinleştiği, tarafların öz kardeş olduğu, dava konusu taşınmazların da sınır komşusu oldukları, davacının sınırın yanlış tespit edildiğini, kadastro geçerken o zamanlar davalı ile arasının iyi olduğunu bu yüzden sınıra itiraz etmediğini, o günden bu davayı açtığı güne kadar belirlenen sınıra ses çıkarmadığını, şu anki mevcut tel çitle çevrili sınırdan 30/40 cm ilerisine doğru sınırın belirlenmesini talep ettiği, davalının ise davacının iddiasının asılsız olduğunu, aksine sınırın davacı tarafından ihlal edilerek kendi tarafına 8/10 cm içeri girildiğini, üstelik kadastro geçerken şu anki mevcut telle çevrili sınırı kendisi taşınmazların başında olmadığı zamanda kadastro ekibine davacının gösterdiğini belirtip kötü niyetli davacının davasının reddini istediği, yapılan keşifte dinlenen davacının tanığı İrfan Sarı'nın beyanından anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazlarının sınırlarını kadastro ekiplerine bizzat davacının gösterdiği ve kadastro ekiplerince belirlenen sınırı davacının tel çitle çevirdiği, davacının da dava dilekçesindeki ikrarı ile mevcut sınırının kadastro çalışmaları yapılırken kadastro ekiplerine davacının gösterdiği, kadastro sonrasında davalı ile arasının iyi olduğu, sonradan bozulunca bu sınır ihlali davasını açtığı, davacının davalının sınır ihlali yaptığını dinlettiği tanıklarla ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/244 Esas, 2021/583 Karar sayılı kararı ile; " ... Somut olayda çekişmeli 1 65... parsel sayılı taşınmaz davalı ile birlikte 1/2 pay ile ... adına kayıtlı olmasına rağmen, ... adına dava dilekçesi ile duruşma günü tebliğ edilmemiş, bu halde taraf koşulu sağlanmaksızın karar verilmiştir. O halde; doğru sonuca varılabilmesi için, tapu maliki olan ...'yı davaya dahil etmesi için davacı tarafa yöntemine uygun şekilde süre ve imkan tanınmalı, bu yolla taraf koşulu sağlandıktan sonra tarafların davaya karşı savunma ve delilleri sorulup saptanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava şartları yerine getirilmeksizin işin esasına girmek suretiyle karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile rumuzlandırılan çekişmeli taşınmaz bölümünün muris Şaban Sarı tarafından sağlığında davacıya bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanmış ise eğer zilyetliğini de teslim edip etmediğine ilişkin yetersiz beyanlara dayanılarak hüküm kurulması dahi isabetsizdir" gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... yönünden iddianın ispatlanamadığı, dahili davalı ... yönünden ise TMK'nın 1023. maddesi uyarınca tapu siciline güven ilkesi gereği Nadir'in, tapuya kayıtlı 1 65... parsel sayılı taşınmazı tapuda satış yoluyla devir aldığı göz önüne alınarak iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Mahkemece yapılan keşifte beyanına başvurulan, özellikle taraflara eşit yakınlıkta bulunan tanık ... ... beyanları ve diğer tüm mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından taşınmazın evveliyatında kök muris .... ait olduğuna, kök murisin belirlediği sınırın tespit olunan sınır olduğunun anlaşılmasına, ispat yükü kendinde olan davacının kök murisin taşınmaz bölümünü kendisine bağışladığı yönündeki iddiasının davacı tarafça ispatlanmamasına göre, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesi ile; aşamalarda ileri sürdüğü iddialarını yineleyip 1 65... ve 15 parsel sayılı taşınmazların sınırlarının yanlış tespit edildiğini, Mahkemece yapılan keşif, dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu ile eski sınırların ortaya çıktığını, sınırları kendisinin gösterdiği iddiasının doğru olmadığını, verilen kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 65... parsel sayılı 15.430,75 metrekare miktarlı fındık bahçesi vasıflı taşınmazın davalılar adına, 1 65... parsel sayılı 20.778,89 metrekare miktarlı tek katlı ahşap ev, ahşap samanlık, ahşap seren ve fındık bahçesi vasıflı taşınmazın ise davacı adına kayıtlı olduğu, taşınmazların kadastro sırasında sırasıyla 1 65... ve 8 parsel olarak davalı olduğu gerekçesiyle tutanaklarının açık bırakıldığı, Kadastro Mahkemesi kararı ile 1 65... parsel sayılı taşınmazın davalı ..., 8 parsel sayılı taşınmazın ise davacı adına tespit gördüğü, tespitin 15.11.2011 tarihinde kesinleştiği, davalı ...'nın 7 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını 06.07.2015 tarihinde satış yolu ile davalı ...'dan edindiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.