Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3466 K.2025/3749

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3466 📋 K. 2025/3749 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3466 E.  ,  2025/3749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/141 E., 2023/544 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği, kadastro tespit işlemleri sırasında tespit dışı bırakılan 2 adet taşınmaza davacının 20 yıldan fazla bir süredir fasılasız ve nizasız malik sıfatıyla zilyet olduğunu, 20 yıldır taşınmazda tarımsal faaliyette bulunduğunu, imar ve ihya suretiyle kültür arazisi haline getirdiğini ve halen bu şekilde kullandığını, Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri ile TMK'nın 713. maddeleri uyarınca tescil koşullarının oluştuğunu ileri sürerek davaya konu iki parça taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuş, Hazine taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA
Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/07/2017 tarihli 2014/184 E. 2017/278 K. sayılı kararıyla; bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden davacı lehine kazandırma koşullarının oluştuğu, (C) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden ise kazandırma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/1047 Esas, 2018/299 Karar sayılı kararıyla; dava şartlarından olan davacının aktif dava ehliyetine sahip olup - olmadığı belirlenmeden işin esasına girilerek karar verildiği ve tescil davasında Hazine, ... ve ... yasal hasım olması nedeniyle yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti yükletilemeyeceği halde Mahkemece davalı tarafa harç ve yargılama gideri yükletilmesinin usule aykırı olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-4. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli 2018/257 Esas, 2018/475 Karar sayılı kararıyla; taraf teşkili sağlanarak yapılan yargılama sonunda, davacı lehine zilyetlik şartlarının oluştuğu kabul edilen kısımlar yönünden davanın kabulü ile Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 813 nolu parselin güneyinde, 376 nolu parselin güney batısında ve 375 nolu parselin doğusunda kalan ve güneyinden yol geçen, krokide (A) ile gösterilen 9.413,97 m² tarla vasfındaki taşınmaz ile ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 94... nolu parselin güneyinde bulunan (B) ile gösterilen tarla vasfındaki taşınmazın 11.257,53 m²'sinin davacı adına tesciline, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Hazine ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 27.06.2019 tarihli ve 2018/2027 Esas, 2019/1170 Karar sayılı kararıyla; dava konusu edilen ve krokisinde (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümleri hakkında 4721 sayılı TMK'nın 713/1 maddesi ile 3402 sayılı Yasa'nın 14... .maddesinde belirtilen davacı adına dava tarihinden geriye doğru zilyetlik yoluyla imar-ihyadan kaynaklı tescil koşullarının oluştuğu, ayrıca tescil davasında Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi olarak ... ve ... yasal hasım konumunda bulunduğundan vekalet ücreti de dahil hiç bir yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağından, Mahkemece harcın davacıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 24.01.2022 tarih ve 2021/3663 Esas, 2022/554 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen bölüme yönelik kararda bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek bu bölüme ilişkin hüküm onanmış, B harfiyle gösterilen bölüme ilişkin bilirkişi raporlarının çelişik olduğu açıklanarak hava fotoğrafları ile komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmak ve ziraat bilirkişisinden taşınmazın niteliğini ve kullanım durumunu belirtir şekilde rapor alınmak suretiyle taşınmaz bölümü ile ilgili zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılması gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davaya konu edilen ve krokili raporda B harfi ile işaretli kısım yönünden zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, bu bölümün davacı tarafça 20 yıldan fazla süredir imar - ihya edilerek tarımsal faaliyette kullanıldığı, C harfi ile gösterilen kısım yönünden ise imar - ihya koşullarının oluşmadığı ve davacının bu kısımda herhangi bir tarımsal faaliyette bulunmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı, krokili raporda A harfi ile gösterilen kısım yönünden ise Mahkemece daha önce verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesi ile A harfi ile gösterilen kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, B harfi ile gösterilen tarla vasfındaki taşınmazın 11.717,49 m² sinin davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle edinilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, Ankara ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü tespit harici bırakıldıktan sonra yargılama sırasında taşınmazın bir kısmı mera olarak özel siciline kaydedilmiştir.
Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil isteminde bulunmuş; Mahkemece temyize konu olup bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 11.717,49 m²’lik taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Ne var ki; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün yargılama sırasında mera olarak kayıtlanmasına rağmen taşınmazla ilgili mera araştırması yapılmamış, davalı Hazine yararına oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olarak davacı yana önceki hükümden fazla yer verilmiş, dosya arasında bulunan ve bozma öncesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaz üzerinde 1980 yılında imar - ihya bulunmadığı bildirilmesine rağmen sonraki tarihli raporlarda 1981 yılında taşınmaz üzerinde imar - ihyanın bulunduğunun bildirilmesi karşısında bahsi geçen bilirkişi raporlarının çelişik olduğu ve hükme esas alınamayacağı düşünülmemiş, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup - oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir.
Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanak kayıtları, davalı iseler dava dosyaları, taşınmazın mera olarak kayıtlanmasına esas tüm evrak eksiksiz olarak getirtilerek dosyasına konulmalıdır. Bundan sonra; Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktıları dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre imar tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile daha önceki keşiflerde yer almamış, teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konu taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden - kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar - ihya edilip edilmediği, edilmişse ihyanın hangi tarihte bitirildiği, mera niteliğinde olup - olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye gerek dosya arasında mevcut ve gerekse dosya arasına alınacak hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, mera niteliğinde olup - olmadığını, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp - kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, taşınmazda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve kullanım durumunu belirten, önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu, mera vasfında olup olmadığını, üzerinde meraya özgü bitkiler bulunup bulunmadığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli rapor alınmalı; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.