Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3205 K.2025/3750

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3205 📋 K. 2025/3750 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3205 E.  ,  2025/3750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/41 E., 2021/109 K.
Bozmaya uyularak verilen Mahkeme kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 2 51... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı evine ait olmasına rağmen evinin doğu, batı, kuzey kısımlarının kadastro tespiti sırasında yol olarak tescil harici bırakıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde 50-60 yıllık zilyetlikleri bulunduğunu belirterek çekişmeli taşınmaz bölümünün adlarına tescilini istemiş, yargılama sırasında 14.10.2015 havale tarihli dilekçesi ve 11.06.2015 tarihli celsedeki beyanıyla taşınmazın yarı hissesinin kendi adına, yarı hissesinin İrfan ve Zühtü adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine, çekişmeli taşınmaz bölümünün yol olduğunu ve tescilinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.12.2015 tarih ve 2014/117 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararıyla, bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 108,57 metrekarelik bölüm üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, taşınmazın ½ hissesinin davacı ..., ¼’er hissesinin ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.02.2019 tarih ve 2016/1513 Esas, 2019/802 Karar sayılı kararıyla; davacının taşınmazın paylı olarak kendisi ve dava dışı paydaşlarına ait olduğunu belirtilerek tescil isteminde bulunmasına göre, diğer paydaşların da davaya katılımlarını sağlamak üzere kendisine süre ve imkan tanınması, bu yolla aktif dava ehliyetinin sağlanması halinde işin esası yönünden araştırma, inceleme ve gerektiğinde TMK'nın 713/4-5. maddesi gereğince de işlem yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin göz ardı edilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek sair yönler incelenmeksizin karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında; İrfan ve ... davaya muvafakat verdiklerini ve davayı takip etmek istediklerini bildirmiş, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 108,57 metrekarelik bölümde zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile bu bölümün ½ hisse ile ..., 1/4’er hisse ile Zühtü ve ... adlarına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, Hazine aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının güneyden yer istemediğini, Mahkemece talepten fazlaya hükmedildiğini, arz üzerinde tam olarak hava fotoğraflarının uygunluğunun sağlanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz yol olarak tespit harici bırakılmıştır.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, öncelikle davada taraf koşulunun sağlanması ve gerektiğinde TMK'nın 713/4-5. maddesi gereğince de işlem yapılması hususlarına değinilmiştir.
Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Ne var ki; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiş, TMK'nın 713/4 ve 5. maddeleri uyarınca dava konusu taşınmazla ilgili yapılması zorunlu ilanlar yapılmamış ve davacılar lehine aynı çalışma bölgesinde senetsizden edinilen başkaca taşınmaz olup olmadığı belirlenmeden karar verilmiştir. Bu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle Tapu ve Kadastro Müdürlükleri ile Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü aracılığıyla davacı ... adına belgesizden taşınmaz tescil edilip edilmediği araştırılmalı, TMK'nın 713/4-5. maddesinde belirtilen gerekli ilanlar mutlak surette yapılarak yararı olan kişilere itiraz hakkı tanınmalı; bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen sınırlamalar da gözetilmek suretiyle toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK’un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
17.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.