Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1617 K.2025/3761
1. Hukuk Dairesi 2024/1617 E. , 2025/3761 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/344 E., 2024/12 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... köyü 1 12... parsel numaralı taşınmazın davalılardan ... adına tespit gördüğünü ve diğer davalı ...'ın ise dava konusu taşınmaz üzerine ev yapmaya başladığını, dava konusu 1 12... parselin gerçekte 1 12... parselle bir bütün olduğunu ve 1/2'sinin ... ..., 1/2'sinin ise ... ... mirasçıları adına iştirak halinde mülkiyete tabi olarak tescil edilmiş iken,1 12... parselin bu yerden ayrılarak ve ayrı bir parsel olarak davalı ... adına tescil edildiğini, ancak bu yerlerle ilgili olarak taraflar arasında herhangi bir taksim yapılmadığını, kadastro tutanağında 1 12... parsel olan dava konusu yerin 1/2'sinin .. ..., 1/2'sinin ise kardeşi ... ... ait iken ... ... bu yerdeki hissesini torunu ... ... sattığı, ... ... da bu yerdeki hissesini babası ...'a sattığı, ... ... ise bu yerdeki hissesini ... ..., ... ... da bu yerdeki hissesini eşi olan davalı ...'a haricen devrettiği belirtilerek bu yerin müstakil olarak davalı adına tescil edildiğini, dava konusu yerle ilgili olarak yapılan devir ve satışlar sonucunda 1/4 hissesinin ... ... ait iken onun satışı ile ...'a geçtiği, ... de hissesini davalıya sattığı, bu durumda davalının bu yerdeki hissesinin 1/4 olması, kalan 3/4 hissesinin ise ... ... ait olması ve davacının da ... ... mirasçısı olması nedeniyle bu yerde pay sahibi olması gerekirken hissesinin bulunmadığını belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile 3/4 payının davacının da aralarında bulunduğu Halil Kalaycı mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davalı ...'ın dava konusu taşınmazda hem miras yoluyla hem de yapılan satış ve devirler nedeniyle 2/3 payı bulunduğunu, davalının bu yerdeki hissesine düşen kısmı muris ... ... izni ile 48 yıldan bu yana kullandığını, ekip biçtiğini, davacı tarafın dava konusu 1 12... parselin 1 12... parsel ile bir bütün olduğu iddialarının ise gerçeği yansıtmadığını, dava konusu yerle ilgili olarak yapılan devir ve satış senetlerinin incelenmesinden bu durumun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.07.2014 tarihli ve 2010/255 Esas, 2014/218 Karar sayılı kararı ile; tüm dosya kapsamının hep birlikte değerlendirilmesi neticesinde, dava konusu 1 12... numaralı parsele ekli 05.08.1992 tarih ve ... yevmiye numaralı ve 30.07.2001 tarih ve 6341 yevmiye numaralı noter senetlerinde bahsi geçen taşınmazın hudutlarının davaya konu taşınmazın hudutlarını kapsamadığı, ancak Devrek Tapu Sicil Müdürlüğünce tanzim edilen 17.11.1958 tarih ve .. kayıt numaralı belgede hudutları belirtilen taşınmazın hudutları ile davaya konu taşınmazın hudutlarının birebir uyuştuğunun keşif esnasında tespit edildiği, bu nedenle yukarıda tarih ve yevmiye numaraları belirtilen satış senetlerinin hükümde dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne; kök muris Halil tarafından yapılan satışlar iptal edilerek kök muris Halil'in mirasçıları adına talep gibi payları oranında tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.12.2016 tarihli ve 2015/4523 Esas, 2016/9657 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 22.01.2019 tarihli ve 2017/160 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararı ile; 05.08.1992 tarih ve ... yevmiye numaralı ve 30.07.2001 tarih ve 6341 yevmiye numaralı noter senetlerinde bahsi geçen taşınmazın hudutlarının davaya konu taşınmazın hudutlarını kapsamadığı anlaşılmış olup noter senetlerinde ve 366 numaralı yoklama kaydının kuzey hududunda belirtilen değirmenin 1 02... nolu parselin içinde fen bilirkişi tarafından tespit edildiği, yukarıda tarih ve yevmiye numaraları belirtilen satış senetlerinin hükümde dikkate alınmadığı ve kök muris Halil Kalaycı'nın dava konusu taşınmazda 3/4 hissesinin olduğu, mirasçılarının ise eşi ... ..., çocukları ..., ..., S.... olduğu ve dava konusu taşınmazda mirasçıların her birinin 3/16 hisseye sahip olacağı, ... kızı ... daha öncesinde 05.10.2001 tarihli senet ile halası .....'dan 1/4 hisseyi de satın alarak 7/16 hisseye sahip olduğu, sahip olduğu hisselerini de 2002 yılında eşi ...'a devrettiği anlaşılmakla, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile, 1 12... parsel sayılı taşınmazın 3'erden 9/16 payının ... kızı ... ... ile ... evlatları ... ve ....'ler adına ve 7/16 payının da davalı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, söz konusu kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez Dairenin 14.09.2021 tarihli ve 2021/2867 Esas, 2021/3951 Karar sayılı kararı ile; "Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir" gerekçesi ile ikinci kez bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı itibariyle davalı tarafın dava konusu yerin .... satın alındığına ilişkin savunmasının yerinde görülmediği, kök muris ... .... dava konusu taşınmazda 3/4 hissesinin olduğu, mirasçılarının ise eşi ... ..., çocukları ..., ..., ... ... olduğu ve dava konusu taşınmazda mirasçıların her birinin 3/16 hisseye sahip olacağı, ... kızı ... daha öncesinde 05.10.2001 tarihli senet ile halası ... ... 1/4 hisseyi de satın alarak ve 7/16 hisseye sahip olduğu, sahip olduğu hisselerini de 2002 yılında eşi ...'a devrettiği anlaşılmakla dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile, 1 12... parsel sayılı taşınmazın 3'erden 9/16 payının ... kızı ... ... ile ... evlatları ... ve ... .... adına tesciline, 7/16 payının ise davalı ... oğlu ... üzerinde ipkasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesi ile; haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma kararı doğrultusunda taşınmaz başında 18.07.2023 tarihinde keşif yapıldığını, gerek fen bilirkişi ... tarafından verilen 24.07.2023 tarihli raporda; gerekse öncesinde yapılan keşif sonrasında verilen bilirkişi raporlarında; müvekkillerinin mirasbırakanı tarafından satış vaadi sözleşmesiyle satın aldıklarını ileri sürdükleri ... Noterliğinden tanzim 05.08.1992 tarih ve ... yevmiye ve yine 30.7.2001 tarih ve .. yevmiye numaralı noter senetlerinde bahsi geçen taşınmazın dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmaza hudut ve mevkii itibariyle ve ayrıca mahalli bilirkişilerin anlatımları neticesinde uymadığı, farklı yerler olduğunun belirtildiği, raporlara yasal süre içinde itiraz ettiklerini, gerek yeni gerekse eski bilirkişi raporlarının çelişkilerle dolu olduğunu, müvekkillerinin mirasbırakanları tarafından satın alınan ve devri yapılan taşınmazın dava konusu taşınmaz olduğunu, özellikle fen bilirkişi ... tarafından verilen iki aşamalı raporun 1 nolu bendinde Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde mirasbırakan olan ... 3/16 payın, diğer 3 nolu bendinde ise 7/16 payın adına tesciline şeklindeki raporuna da itiraz ettiklerini, raporların Yargıtay denetimine uygun olmayan karara elverişsiz raporlar olduğunu, tanıklar ve mahalli bilirkişi beyanları incelendiğinde davacı tarafın davasını ispat edemediğinin açıkça görüleceğini, dava konusu taşınmazda davacı tarafın hiçbir hakkının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 55. maddesinde ''Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dava sırasında taraflardan birinin ölümü halinde taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında hakim tarafından re’sen nazara alınması gereken bir olgudur ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen gözetilmesi gereklidir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; Zonguldak ili, ... ilçesi, ... köyü 1 12... parsel sayılı, 7.181,45 metrekare yüz ölçümlü, tarla vasıflı taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 26.01.2009 tarihinde davalı ... adına tespit edildiği, söz konusu tespitin 07.07.2009 tarihinde kesinleştiği, davacı ve tereke temsilcisi ... dava konusu taşınmazın dava dışı 7 parselle bir bütün olduğu ve malikleri arasında bir taksim yapılmadığı, tespite esas alınan noter senetlerinin hudut ve miktar itibariyle dava konusu taşınmaza uymadığı ve taşınmazda miras yoluyla gelen hakları bulunduğu hususlarını ileri sürmek suretiyle eldeki temyize konu davayı açtığı, davalı ...'ın yargılama sırasında 09.01.2019 tarihinde öldüğü, ne var ki Mahkemece HMK'nın 55. maddesi gözetilmeksizin, yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkili sağlanmadan, ölen davalının mirasçıları tespit edilmeden ve davaya dahil edilmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; yargılama sırasında ölen davalı ...'ın veraset ilamının temini ile mirasçıları yönünden taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönler itibariyle kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
17.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.