Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1739 K.2025/3751

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1739 📋 K. 2025/3751 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1739 E.  ,  2025/3751 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/446 E., 2023/607 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2 40... parsel sayılı taşınmaza bitişik olan yaklaşık 7073 metrekare büyüklüğündeki taşınmazın tespit harici bırakıldığını, dava konusu taşınmaz bölümünün davacıya dedesinden intikal ettiğini ve imar-ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini belirterek davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini ve süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını, çekişmeli taşınmazın mera vasfında olduğunu, firari ve mütegayyip kişilerden kaldığını bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davada zamanaşımının ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddialarının usul, yasa, hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 04.06.2013 tarihli ve 2011/808 Esas, 2013/381 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen 6.698,45 metrekarelik taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.09.2014 tarihli ve 2014/4007 Esas, 2014/10289 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme ile karar verildiği belirtilip komşu parsel tutanak ve dayanakları ile hava fotoğraflarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ile jeolog bilirkişiden rapor alınmak suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümüyle ilgili zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2015/190 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.853,533, (D) harfi ile gösterilen 831,999, (E) harfi ile gösterilen 917,142 metrekare, toplam 5.602,674 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/971 Esas, 2021/2185 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyulduğu halde gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, davalı Hazine yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak şekilde eksik inceleme ile karar verildiği belirtilmiş, komşu parsel tutanak ve dayanakları ile hava fotoğraflarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ile jeolog bilirkişiden rapor alınmak suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümüyle ilgili zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadastro harici bırakılan dava konusu taşınmazda malik sıfatıyla nizasız-fasılasız zilyet olduğu, Kadastro Kanunu ve TMK’daki 20 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresini kazanıma yol açacak şekilde nizasız-fasılasız ve malik sıfatıyla imar ve ihyadan sonra 20 yıldan fazla süreyle sürdürüp ekip biçtiği, taşlık ve yabani ot olan araziyi emek ve para sarfedilerek tarım arazisi haline getirdiği, taşınmazın özel mülkiyete konu olmayı engelleyecek mera, yayla, kışla ve köy orta malı olarak kabul edilebilecek bir özelliğinin bulunmadığı, taşınmaza ilişkin davacı dışında hiç kimsenin hak iddia etmediği ve davacı tarafın zilyetlik iddiasını ispatladığı gerekçesi ile ... ili, ... ilçesi, ... ... köyü 2 40... parsel sayılı taşınmazın doğusunda iken, 2011 yılında ifraz işlemi neticesinde 9 69... , 3, 4, 5, 6, 7 nolu parsellerin doğusunda bulunan tapulama harici sahada kalan fen ve harita mühendisi bilirkişilerinin 03.11.2023 tarihli raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı renk ile taralı 6.790, 09... 'lik taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın dere yatağı olarak tespit harici bırakıldığını, dava konusu taşınmazda davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup-oluşmadığı hususundaki araştırmanın eksik olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın zamanaşımı zilyetliği ile edinilemeyeceğini, etrafında orman vasıflı parseller bulunduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan çekişmeli taşınmaz dere yatağı olduğundan bahisle tespit harici bırakılmıştır.
Bilindiği üzere; bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Ne var ki; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, dosya arasında bulunan ve çekişmeli taşınmaza ait olduğu belirtilen fotoğraflara göre taşınmazın mera vasfında olabileceği gözlemlenmesine rağmen, fotoğrafların dosyaya sunulan ziraat bilirkişi raporları ile çeliştiği göz ardı edilmiş, hüküm kurmaya elverişli olmayan dava konusu taşınmazın tescillenmesinde dereden ya da diğer jeolojik yapılardan dolayı herhangi bir olumsuzluk beklenmediğini bildiren yetersiz jeoloji mühendisi raporu ile yetinilmiş, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanak kayıtları, davalı iseler dava dosyaları eksiksiz olarak getirtilmelidir. Bundan sonra; Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktıları dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre imar tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, jeolog bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konu taşınmazın öncesinin ne olduğu, dere yatağı olup olmadığı, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse ihyanın hangi tarihte bitirildiği, evvelinin mera olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye gerek dosya arasında mevcut ve gerekse dosya arasına alınacak hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, dere yatağı olup olmadığını, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, taşınmazda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve kullanım durumunu belirten, önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu, mera vasfında olup olmadığını, üzerinde meraya özgü bitkiler bulunup bulunmadığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli rapor alınmalı; jeolog bilirkişiden nizalı taşınmaz bölümünün dere yatağı vasfında olup olmadığını veya dere yatağından kazanılıp-kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp-kalmadığını, aktif dere yatağında değilse derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklayan gerekçeli rapor alınmalı; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın talep halinde davalı ... Başkanlığına iadesine,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
17.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.