Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1554 K.2025/3755
1. Hukuk Dairesi 2024/1554 E. , 2025/3755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/465 E., 2022/296 K.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... köyünde bulunan 769 parsel sayılı taşınmazın 2.000 metrekaresinin zilyetliğinin 1989 yılında davacıya devredildiğini, dava konusu taşınmazın zilyetliğinin davacıda olduğunu, davacının taşınmazdan elde ettiği ecrimisil geliri vergisini ödediğini, taraflar arasındaki anlaşma ve fiili kullanıma rağmen davalının Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açarak davacıya ait kısmı da kapsayacak şekilde taşınmazı kendisi adına tescil ettirdiğini, taşınmazın 769 parsel numarasını aldığını, davacının davalının açtığı davadan ve aşamalarından haberdar olmadığını belirterek çekişmeli taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasına dava konusu taşınmazın 766 parsel sayılı taşınmaz olduğunu bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/94 Esas sayılı dava dosyasının davada kesin hüküm teşkil ettiğini, çekişmeli taşınmazın davalıya ait olup davacının taşınmazda hakkı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın tesciline esas dosyaya davacının itirazı bulunmadığını, davaya konu taşınmazın ortasından 2.000 metrekarelik yerin davaya konu edilmesinin şaşırtıcı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 12.04.2016 tarihli ve 2014/271 Esas, 2016/255 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/123 Esas, 2005/533 Karar sayılı ilamıyla tescil edildiği, tescil ilamına konu davada eldeki davanın davalısının zilyet olduğu kabul edilerek adına tescil hükmü kurulduğu, Mahkeme hükmünün kesinleştiği gerekçesi ile davanın dava şartı olan kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.06.2020 tarihli ve 201/14524 Esas, 2020/3753 Karar sayılı kararıyla; Mahkemenin kesin hüküm nedeniyle usulden ret kararına dayanak yaptığı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1 23... /533 Karar sayılı dosyada, davalının Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü aleyhine 31.05.2002 tarihinde açtığı davada mevkilerini belirttiği incir ve zeytin bahçesi vasıflı tescil harici bırakılan taşınmazı 1977’li yıllarda imar-ihya etmek suretiyle zilyedi olduğu iddiasıyla dava açtığı, Mahkemece davanın kabul edilerek, kararın Yargıtay tarafından onanması suretiyle 27.03.2007 tarihinde kesinleştiği, bunun sonucu olarak davaya konu 766 parselin 05.07.2007 tarihinde hükmen davalı adına tescil edildiği, eldeki dosyada davacının, davalıyla aralarında imzalanan harici satım sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu, Mahkemece kesin hükme dayanak edilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1 23... /533 Karar sayılı dosyasında davacının davanın tarafı olmadığı, bu nedenle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1 23... /533 Karar sayılı dosyasındaki hükmün eldeki dava açısından kesin hüküm teşkil ettiğini kabul etme olanağı bulunmadığı açıklanarak işin esasına girilip toplanan deliller ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmazın hükmen davalı adına tescil edildiği, anılan dosyada davalı lehine zilyetlik koşullarının tartışıldığı ve davalının zilyetliğinin kesintiye uğramadığının kabulü gerekeceği, davacı tarafından tapuya kayıtlı taşınmaz olan eski 766 parsel yeni 1 68... parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptal-tescil talebinin taraflar arasında adi yazılı şekilde yapılan sözleşme uyarınca öne sürülemeyeceği, davacının olsa olsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ispatlayabildiği ölçüde ödemiş olduğu bedelin güncellenmiş tutarını isteyebileceği, ancak davacının talep sonucunun incelenmesinde de böyle bir talebinin olmadığı, hukuk yargılamasında hakimin tarafların talepleriyle bağlı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar etmiş, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin kabulünün yerinde olmadığını, 1989 tarihli sözleşme yapılırken taşınmazın tapusuz olduğunu, tapusuz taşınmazın devrinin zilyetliğin devriyle olduğunu, taşınmazın devrinin ve taşınmazın devrinin ispatının şekle bağlı olmadığını, dava konusu taşınmazın davacı tarafından uzun yıllardır malik sıfatıyla kullanıldığını, davalının taşınmazda hak talep etmediğini ve tahliye talebinde bulunmadığını, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, Mahkeme gerekçesinin usule, kanuna ve içtihatlara aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 766 parsel sayılı 14.877,23 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1 23... /533 Karar sayılı tescil ilamı sonucunda ... adına kayıtlanmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.