Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3109 K.2025/3779
1. Hukuk Dairesi 2025/3109 E. , 2025/3779 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/239 E., 2022/2042 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/36 E., 2021/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalının ortak murisi olan babaları ... ... kız evlat olan davacıdan mal kaçırmak amacıyla dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 13 26... parselde kayıtlı 8 numaralı bağımsız bölümü üçüncü şahsa verdiği vekaletnameyle 19.12.2023 tarihinde sembolik bir bedelle muvazaalı bir şekilde davalıya satış yoluyla temlik ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında müvekkili adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde tenkis talebinin kabulü ile dava konusu tasarrufun davacı müvekkiline ait saklı payı aşan kısmının tenkisi ile saklı payı oranında müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı aşamada ölmüş, mirasçıları ..., ..., ... ve ... davayı takip etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu taşınmazı 150.000,00 TL bedel ile muristen satın aldığını, bedeli murisin banka hesabına yatırdığını, murisin yıllarca bu parayı kullanmadığını, sonra murisin bu paranın yarısını eşinin (tarafların annesi) hesabına yatırdığını, annelerinin ölümünden sonra paranın mirasçılar arasında paylaşıldığını, dava konusu taşınmazı almaya ekonomik gücünün olduğunu, taşınmazı bedelini ödeyerek aldığını davacının da bildiğini, davacının iyiniyetli olmayıp murise ölümünden önce ailesiyle birlikte kötü muamelede bulunduğunu, murisin ölümünden önce davacı ile muris arasında 23.07.2018 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi düzenlendiğini ve murisin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 13 26... parselde kayıtlı 5 nolu bağımsız bölümü davacıya temlik ettiğini, bunun üzerine muris ile davacının murisin evinde birlikte yaşamaya başladığını, ancak davacının bakım borcunu yerine getirmediği gibi çocukları ile birlikte murise kötü muamelelerde bulunduklarını, bu nedenle murisin sözleşmeyi feshedip davacı aleyhine ölünceye kadar bakım akdinin iptali talebiyle ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/143 Esas sayılı dosyasına kayıtlı olan davayı açtığını, yine murisin ölmeden önce ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 6 77... parselde kayıtlı 11 nolu mesken nitelikli bağımsız bölüm ile 3 nolu dükkan nitelikli bağımsız bölümden davacının çıkmasını istemesine rağmen davacının çıkmaması üzerine haksız işgal nedeniyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/658 Esas sayılı dosyasına açtıkları davanın devam ettiğini, davacının haksız kazanç sağlama çabasında olduğunu, bedelini ödeyerek aldığı taşınmazı kendisinden almak istediğini, murisin kendisine yapılan kötü muamelelerden sonra yanına gelmek istediğini ve murise ölünceye kadar karşılık beklemeksizin baktığını ileri sürerek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. .
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların ortak murisi olan babaları ... ... 22.07.2019 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı ..., davalı ... ve dava dışı .. ... kaldığı, davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 13 26... parsel, 8 numaralı bağımsız bölümün, muris sağken 19.12.2013 tarihinde davalıya devredildiği, murisin o dönemde emekli maaşı ve yeterli malvarlığının olduğu, davacıdan muvazaalı şekilde mal kaçırmak amacıyla taşınmazı davalıya devrettiği, taşınmazın satış tarihi olan 19.12.2013 tarihinde ortalama değerinin 177.833,83 TL olduğu, satış değeriyle aşırı fark bulunduğu, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, murisin asıl irade ve amacının davacıyı mirastan yoksun kılma olup taşınmazı davalıya devrinde haklı ve makul bir nedenin olmadığı, davalı yanın alım gücünün bulunmadığı, taraflar ile muris arasındaki beşeri ilişki (davalının murise bakması), murisin hali refahta olup taşınmaz devrine bir sebep ve ihtiyacı bulunmaması gibi olguların varlığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın devir tarihinde murisin mal satmaya ihtiyacının bulunmadığı, davalının taşınmazı satın alacak ekonomik gücünün olmadığı, tapuda gösterilen değer ile taşınmazın devir tarihi itibariyle belirlenen değer arasında fahiş miktarda farklılık bulunduğu, murisin dava konusu taşınmazı muvazaalı olarak davalıya devrettiği, davada muris muvazaası şartlarının oluştuğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı asıl temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının vefat ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu hususun değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, satış bedelini de murisin banka hesabına yatırdığını, bu hususun yargılama sırasında dosyaya sunduğu dekont ile de sabit olduğunu, murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu ile aile koşulları ve ilişkileri, murisin elinde bulunan malvarlığının miktarı, temlik edilen malın tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek sınırda olup olmadığı gibi hususların Mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, murisin çok sayıda taşınmazı olduğunu, mal kaçırma amacı içinde olsa tamamını kendisine devretmesi gerektiğini, murise davacı tarafından eziyet edildiğini, murisin yanına gelmek istemesi üzerine 7 ay karşılıksız murise baktığını, davacının murisin vasiyeti iptal etmesi ve dava açması nedeniyle bu asılsız davayı açtığını, davacının murise kötü muamelede bulunduğunun dosyaya sundukları dava dosyaları ile sübut bulduğunu, davacının davasını ispat edemediğini, kararın fer'i niteliğindeki hükümler bakımından da usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; muris ...'nın 22.07.2019 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı ..., davalı ... ve dava dışı ... ... kaldığı, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 13 26... parselde kayıtlı 8 numaralı dubleks mesken niteliğindeki taşınmazın tam hisse ile muris ... adına kayıtlı iken, murise vekaleten ... tarafından 19.12.2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı resmi senette 6.000,00 TL bedel ile davalı ...'ya satış yoluyla temlik edildiği, taşınmazın halen davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı asılın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı asılın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 5.870,42 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.