Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2834 K.2025/3763

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2834 📋 K. 2025/3763 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2834 E.  ,  2025/3763 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 20.12.2024
SAYISI : 2023/567 E., 2024/2172 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/66 E., 2022/441 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle, duruşma isteğinin değerden reddine karar verilip; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; 133 87... parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümü 13.11.2002 tarihinde satın aldığını, daha sonrasında istek ve iradesi dışında taşınmazının 23.07.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile davalılardan ...'a, ondan aynı gün 23.07.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile bu kez davalılardan ...'a, ondan da 13.08.2003 tarihinde ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile davalılardan ...'a satıldığını öğrendiğini, 23.07.2003 tarih ve 6931 yevmiye numaralı resmi senede dayanak Ankara .... Noterliğinin 21.07.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamenin kendisi tarafından davalılardan ...'ye verilmediğini, vekaletname altındaki imzanın sahte olduğunu, belirtilen vekaletnameye dayanılarak yapılan satış işlemlerinin yolsuz tescil niteliğini taşıdığını, satış bedellerinin düşük gösterilmesinin ve kısa aralıklarla satış işlemleri yapılmasının ve işlemlerde sahte vekaletname kullanılmasının davalıların birlikte hareket ettiklerini ve iyiniyetli olmadıklarını gösterdiğini, bu durumda davalıların TMK'nın 1023. maddesi hükümlerinden yararlanmalarının hukuken olanaklı olmadığını, davalılardan ...'ın Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/405 Esas sayılı dosyası üzerinden 13.08.2003 tarihinde yapılan satışın iptali talebi ile dava açtığını ileri sürerek dava konusu 5 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına mevcut tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 120.000,00 TL tazminatın davalı ... dışındaki diğer davalılardan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, tapuda yapılan satış işlemlerinin gerçek olduğunu, herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, iyi niyetli olduklarını belirterek açılan davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., usule uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı asılın 133 87... parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğu, bağımsız bölümün daha sonra Ankara .... Noterliğinin 21.07.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesine istinaden 23.07.2003 tarih ve 6931 yevmiye numaralı resmi senet ile davalılardan ...'a, aynı gün 23.07.2003 tarih ve 6935 yevmiye numaralı resmi senet ile bu kez davalılardan ...'a ve 13.08.2003 tarihinde ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile davalılardan ...'a satıldığı, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 12.05.2022 tarih ve 2376-2651 sayılı raporda belirtildiği üzere, Ankara .... Noterliğinin 21.07.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname altındaki imzanın davacının eli mahsulü olmadığı, davalı ... ve davalı ...'ın da aralarında olduğu bir kısım davalılar hakkında Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/133 Esas ve 2012/9 Karar sayılı (Yargıtay bozma ilamı sonrası 2013/319 Esas ve 2018/431 Karar sayılı) dosyası üzerinden kamu davası açıldığı, Mahkemece davalı sanıkların, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık ve sair suçlardan mahkumiyeti cihetine gidildiği, verilen mahkumiyet kararının bir kısım davalı sanıklar ... ve ... yönünden onanmak suretiyle kesinleştiği, TBK'nın 74. maddesi gereğince Mahkemenin ceza mahkemesi tarafından verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararı ile bağlı olması gerektiği, sahte vekaletnameye istinaden yapılan satış işleminin yolsuz tescil niteliğini taşıdığı, bu nedenle gerek birinci alıcı ...'ın ve gerekse bağımsız bölümü 23.07.2022 tarih ve 6935 yevmiye numaralı resmi senet ile satın alan ikinci alıcı ...'ın TMK'nın 1023. maddesi hükümlerinden yararlanmalarının hukuken olanaklı olmadığı, her ne kadar Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/405 Esas ve 2016/117 Karar sayılı dosyası üzerinden ... tarafından dava konusu 5 numaralı bağımsız bölümün kendisi tarafından 13.08.2003 tarihinde ve .... yevmiye numarası ile ...'a satışına ilişkin resmi senede dayanak Ankara 11. Noterliğinin 12.08.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin sahte olarak düzenlendiği gerekçesi ile tapu iptali ve tescil davası açılmış ve Mahkemece yapılan yargılama sonucunda Ankara .... Noterliğinin 12.08.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi altındaki imzanın ...'ın eli mahsulü olmadığı gerekçesi ile açılan davanın kabulüne ve dava konusu 5 numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına mevcut tapu kaydının iptali ile ... adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de Mahkemece verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarih, 2016/15011 Esas ve 2020/1652 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, akabinde HMK'nın 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, tapuda yapılan satışlarda satış bedellerinin düşük gösterilmesinin (yaklaşık 7-8 kat) ve kısa aralıklarla satış işlemleri yapılmasının ve işlemlerde sahte vekaletname kullanılmasının, bir kısım davalıların birlikte hareket ettiklerini ve iyiniyetli olmadıklarını gösterdiği, buna karşın davalılardan ...'ın üçüncü alıcı durumunda bulunduğu, adı geçenin diğer davalılarla birlikte hareket ettiğine ilişkin herhangi bir delil ve belge sunulmadığı, davalılardan ... tarafından ... ve arkadaşları aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının en son açılmamış sayılmasına karar verildiği göz önünde tutulduğunda, üçüncü alıcı durumunda bulunan ...'ın TMK'nın 1023. maddesi hükümlerinden yararlandırılması gerektiği, bu durumda davacı tarafın üçüncü alıcı durumunda bulunan ... hakkında açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın bu durumda bağımsız bölümün davacının elinden çıktığı 23.07.2003 tarihindeki rayiç değerini tazminat olarak talep edebileceği, davacı tarafta meydana gelen zarardan, sahte vekaletname ile satış işlemini yapan davalı ... (Ankara 11. Noterliğinin 21.07.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı sahte vekaletnamesindeki vekil), ... (Ankara 11. Noterliğinin 21.07.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı sahte vekaletnamesinin düzenlenmesine iştirak eden noter başkatibi) ve bağımsız bölümü sahte vekaletname ile yapılan satış sonucu birinci alıcı ...'dan satın alan ...'ın TBK'nın 49 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil işleyen sıfatıyla, davalı ...'nın ise (Ankara 11. Noterliğinin 21.07.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı sahte vekaletnamesinin düzenlendiği tarihte Ankara 11.Noteri) TBK'nın 66 ve Noterlik Kanunu gereğince sorumlu oldukları dikkate alınarak; davacı tarafın davalılardan ... hakkında açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının reddine, davacının talep etmiş olduğu 45.950,00 TL miktarın 23.07.2003 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; satış işlemine dayanak Ankara 11. Noterliğinin 21.07.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname altındaki imzanın davacının eli mahsulü olmadığının belirlendiği, vekil Selim tarafından kullanılan vekaletnamenin sahte olduğu, sahte vekaletname nedeniyle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/319 Esas ve 2018/431 Karar sayılı ilamıyla kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık suçlarından davalı ... ile davalı noter katibi ...'ın mahkumiyeti cihetine gidildiği, ceza davası ile de vekaletin sahte olduğunun ortaya çıkarıldığı, Ankara 11. Noterliğinin 21.07.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin sahte olduğunun anlaşılması nedeniyle ilk el olan davalı ...'a yapılan satışın yolsuz olduğu gibi el ve iş birliği halinde olduğu ceza dosyasında belirlenen ve yine aynı gün ve farklı saatte temlik yapılan davalı ...'a yapılan satışın da yolsuz olduğu, Mahkemece de bu aşamaya kadar yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı, davalılar .., .. ve .. arasında el ve iş birliği halinin mevcut olduğunun Mahkemece doğru bir şekilde değerlendirildiği ve davalılar .., ..., .. ve .. birlikte hareket ettiği, davalıların sahte vekaletnamenin bulunduğunu bildiği ya da bilmeleri gerektiğinin doğru bir şekilde gerekçelendirildiği, ne var ki Mahkemece aynı isabetin kayıt maliki olan davalı ... ve noter olan davalı ... yönünden yapılmadığı ve davalı ... ile davalı ... yönünden yapılan değerlendirmenin eksik inceleme ve araştırma nedeniyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı, iyi niyet hususunun derinlemesine araştırılması gereken ve tüm tereddütler giderildikten sonra karar verilecek bir olgu olduğu, taraflarca dayanılan ve usulünce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, çekişmeye konu edilen bağımsız bölümün 13.08.2003 tarihinde davalı ...'a satıldığı, davalı ...'ın sanık olarak yargılandığı ceza dosyasında verdiği savunmasında '' kendisinin yurt dışında yaşadığını, bağımsız bölümü kardeşi ... ... bulduğunu, işleri kendisinin takip ettiğini, bağımsız bölümü kendisine ...'nin sattığını, vekaletin sahte olduğunu bilmediğini '' ileri sürdüğü, davalı ...'a bağımsız bölümü sattığını ifade ettiği davalı ...'in sahte vekaleti oluşturan ve taşınmazı davalı ...'a satan kişi olduğu, satış işlemi 23.07.2003 tarihinde gerçekleşmesine rağmen ve sahte vekilin vekaletnamesine göre satış işlemi tamamlanmasına karşın davalı sahte vekil ... taşınmazın .. satılmasını da organize ettiğinin anlaşıldığı, ceza davasında kabul edilen maddi gerçeklerin hukuk hakimini de bağlayacağı, gelen kayıtlara göre davalı ...'ın taşınmazı kayıt maliki .. alması gerekirken ve davalı ... ile davalı ... arasında vekalet ilişkisinin bulunmamasına karşın bağımsız bölümü ... değil, davalı ...'in sattığının ortaya çıktığı, dolayısıyla ceza davasının içeriği ile birlikte değerlendirme yapıldığında davalı ...'ın da davalı ... ve diğer davalılarla el ve iş birliği içinde olduğu, davalı ...'ın davacıya ait taşınmazı sahte vekalet ile elden çıkarıldığını bildiği ya da kendisinden beklenen özeni göstermesi halinde bilebilecek konumda bulunduğu, öte yandan davalılardan Besalet'in noter olarak görevli olup sahte vekaletnamenin tanzim edilmesinde katkısının bulunmadığı, noter baş katibi olan ... eliyle sahte vekaletin üretildiği, davalı ... ile davalı ...'in el ve işbirliği içinde olduğunun ceza davasıyla sabit olduğu anlaşılmakla kusurunun bulunmadığı ve dolayısıyla yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, hal böyle olunca Mahkemece tapu iptali ve tescil yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bedele hükmedilmesi cihetine gidilmesi ve yargılama giderinden davalı ...'in sorumlu tutulması isabetli bulunmadığından davacının ve davalı ...'in istinaf talebi kabul edilerek kararın kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince delillerin yeterli olduğu benimsenerek yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden kabulüne, davalılar ... ve .... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2024 tarihli ek kararı ile; davalı ...'ın 11.12.2024 tarihli temyiz dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nın 366/1. maddesi yollamasıyla 346/1. maddesi uyarınca kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; İstinaf Mahkemesi kararının kesin olarak verilmesinin doğru olmadığını, yine istinaf kararında gerekçede yer alan tespit ve değerlendirmelerin çelişkili olduğunu, eksik inceleme ve araştırma neticesinde hatalı karar verildiğini, kararda müvekkilinin iyiniyetli olup olmadığına ilişkin olarak yapılan değerlendirmelerin gerek dosya kapsamı ve gerekse hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, vekaletname üzerindeki imzanın sahte olup olmadığının bilinmesinin ya da bilinmesi gerektiğinin müvekkilinden beklenmesinin doğru olmadığını, ayrıca yapılan keşif ve bilirkişi raporundan da görüleceği üzere müvekkilinin Almanya'dan dönüp Türkiye'de yaşamak üzere bu evi 2003 yılında satın aldığını ve o dönemden beridir de taşınmazı kesintisiz bir şekilde konut olarak kullandığını, ayrıca iş bu davanın davalısı ... tarafından da müvekkili aleyhine aynı iddialarla dava açıldığını, İstinaf Mahkemesi kararındaki değerlendirme esas alındığında, müvekkilinin iştirak halinde hareket ettiği ...'ın davasına maruz kalmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacı ...'ın davayı açmakta kötüniyetli olduğunu ve dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil (sahtecilik) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 133 87... parsel sayılı taşınmazdaki mesken nitelikli 5 nolu bağımsız bölümün davacı ... adına kayıtlı iken, davacıya vekaleten (.... 11. Noterliğinin 21.07.2003 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil olarak tayin edilen) davalı ... tarafından 23.07.2003 tarihli ve 6931 yevmiye numaralı satış işlemi ile davalı ... Satır'a, onun tarafından aynı gün 6935 yevmiye numaralı satış işlemi ile davalı ...'a, onun tarafından da 13.08.2003 tarihli satış işlemi ile davalı ...'a temlik edildiği, ... 11.Noterliğinin 21.07.2003 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda belirtildiği, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/319 Esas, 2018/431 Karar sayılı kararı ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık suçlarından davalı ... ve davalı noter katibi ... hakkında mahkumiyete hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince tüm bu hususlar dikkate alınmak suretiyle davanın tapu iptali ve tescil yönünden kabulüne karar verildiği, kararın davalı ... tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 20.12.2024 tarihli davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine ilişkin ek kararın Dairemizin 26.02.2025 tarihli geri çevirme kararı ile kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.926,53 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.