Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1556 K.2025/3748

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1556 📋 K. 2025/3748 📅 17.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1556 E.  ,  2025/3748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/368 E., 2023/558 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 35, 37... parseller ve taşlık alan ile çevrili olan yaklaşık 100 dönüm büyüklüğündeki taşınmazın taşlık vasfında olması nedeniyle tespit harici bırakıldığını, dava konusu taşınmaz bölümünün davacı tarafından imar – ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini belirterek davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufundaki demir girmez – taşlık vasfında bulunduğunu, kimse tarafından kullanılmadığını, dava konusu taşınmazda davacının zilyetliğini kanıtlar nitelikte bir muhdesatın bulunmadığını, çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup zilyetlik yoluyla edinilemeyeceğini, davacının iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ... açısından husumet itirazları bulunduğunu, davanın dayanaksız olduğunu belirterek reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu,dava konusu taşınmazın taşlık vasfında olması nedeniyle tespit harici bırakıldığını ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI , BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 22.06.2015 tarihli ve 2008/78 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararıyla; teknik bilirkişinin 24.04.2015 tarihli ek raporunda (B), (H) ve (I) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 24.04.2015 tarihli ek fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 72.166,85 metrekare, (H) harfi ile gösterilen 5.621,43 metrekare ve (I) harfi ile gösterilen 20.821,72 metrekarelik taşınmaz bölümlerinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.03.2018 tarih ve 2015/20656 Esas, 2018/2268 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme ile karar verildiği belirtilip, komşu parsel tutanak ve dayanakları ile hava fotoğraflarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ile jeolog bilirkişiden rapor alınmak suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümüyle ilgili zilyetlik ve imar – ihya araştırması yapılması ve Hazinenin tescil talebine ilişkin olumlu-olumsuz bir hüküm kurulması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava tarihine kadar 20 yılı aşkın malik sıfatıyla kesintisiz ve nizasız zilyetliklerinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan toplulaştırma öncesi bir taraftan 35 parsel, bir taraftan taşlık alan, bir taraftan 37 parsel ve bir taraftan 38 parsel ile çevrili tescil harici bırakılan taşınmazın fen bilirkişisinin 30.05.2023 tarihli raporu ekindeki krokide (B8) harfi ile gösterilen 60.034, 91... ’lik bölümü; (H4) harfi ile gösterilen 4961, 73... ’lik bölümü; (I) harfi ile gösterilen 20.821, 72... ’lik bölümü yönünden ispat edildiği ve sabit olduğu, taşınmazın bu kısmının kuru tarım arazisi olarak davacı tarafından kullanıldığı, davacının babasının ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan rızai taksimle dava konusu yerin davacıya isabet ettiği ve davacı tarafından kullanıldığı, fen bilirkişisinin 30.05.2023 tarihli raporu ekindeki krokide B1, B3, B4, B5, B6, H1, H2, H3 ile gösterilen bölümlerin özel mülkiyete konu olduğu, fen bilirkişisinin 30.05.2023 tarihli raporu ekindeki krokide B2 ile gösterilen bölüm yönünden ise tarla içi yol olduğuna ilişkin tespit uyarınca tescil kararı verilemeyeceği, Hazine vekilinin davanın reddi ile taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tesciline karar verilmesi istemi yönünden; fen bilirkişisinin 30.05.2023 tarihli raporu ekindeki krokide B7 ile gösterilen bölümüm keşif tarihi itibariyle kullanılmadığı ve bataklık olarak tanımlanan ve tescil harici alanda kaldığının tespit edildiği, davalılar ..., ... ... Belediye Başkanlığı, ... Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği gerekçesi ile davanın Hazine açısından kısmen kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan toplulaştırma öncesi bir taraftan 35 parsel, bir taraftan taşlık alan, bir taraftan 37 parsel ve bir taraftan 38 parsel ile çevrili tescil harici bırakılan taşınmazın fen bilirkişisinin 30.05.2023 tarihli raporu ekindeki krokide (B8) harfi ile gösterilen 60.034, 91... ’lik bölümünün; (H4) harfi ile gösterilen 4961, 73... ’lik bölümünün; (I) harfi ile gösterilen 20.821, 72... ’lik bölümünün "tarla" vasfı ile davacı adına tapuda tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı Hazinenin tescil talebinin fen bilirkişisinin 30.05.2023 tarihli raporu ekindeki krokide (B7) harfi ile gösterilen 2287, 78... ’lik bölümünün özel mülkiyete konu edilmeyecek bataklık niteliğinde olduğu beyanlara yazılmak suretiyle bataklık niteliğiyle Hazine adına tesciline, sair istemin reddine, davalılar ..., ... ... Belediye Başkanlığı, ... Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz bölümü taşlık olduğundan tespit harici bırakılmıştır.
Bilindiği üzere; bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Ne var ki; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiş, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların tutanak ve dayanakları birbirini takip eder ve denetime elverişli şekilde dosya arasına alınmamış, dosyada bulunan ve çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlara ait olduğu belirtilen kayıtlarda hudutta mera okumasına rağmen taşınmazla ilgili mera araştırması yapılmamış, davacı adına aynı kadastro çalışma bölgesinde senetsizden başkaca yer tespit edilip edilmediği usulünce araştırılmamış, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, bu fotoğraflardan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ise ilgili kurumlardan getirtilmeli, komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile dayanakları ve oluşmuş ise tapu kayıtları (okunaklı,tüm intikalleri gösterir, birbirini takip eder ve denetime elverişli şekilde), hükmen oluşmuş iseler mahkeme dosyaları celp edilmelidir.
Bundan sonra; mahallinde dava konusu taşınmaz bölümlerinin bulunduğu yerde ikamet eden elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu ile dayanak kayıtların taşınmaz yönünü mera okuması halinde komşu köylerde yaşayan 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi, jeolog bilirkişi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden - kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı, mera niteliğinde olup - olmadıkları hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli, dava konusu taşınmaz bölümlerine ve bu bölümlere komşu olan taşınmazlara ilişkin olarak açılan davalar varsa bu davalar göz önünde bulundurulmalıdır.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan nizalı taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünü, değerlendirme tarihi açıkça yazılmak suretiyle belirten, imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, önceki ziraatçi bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazlar ile çevrelerinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmazların sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; Mahkeme hakiminin taşınmazların konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden taşınmazların kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, taşınmazların imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp - kullanılmadıkları ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmelidir.
Fen bilirkişisine keşfi takibe, hükmü denetime elverişli, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin toplulaştırma çalışmalarında hangi parseline gittiğini, başkaca tescil davasına konu olup - olmadığını ve tescilli alanlarda kalıp - kalmadığını, komşu parsellerin tespitine dayanak kayıtların uygulamasını ve usuli kazanılmış hakları göz ardı etmemek için önceki tarihli fen bilirkişi raporlarını çakıştırmalı olarak gösterir krokili rapor düzenlettirilmeli; jeolog bilirkişiden dosyaya kazandırılacak fen bilirkişi raporuna göre çekişmeye konu taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki nitelikleri, bataklık niteliğinde bulunan yerlerden olup - olmadıkları, bataklıktan kazanılıp kazanılmadığı belirlenmeli, davacı ve murisi adına dava konusu taşınmazların bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup - bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına alınmalı, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip - kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp - aşılmadığı saptanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile karar verilmiş olması isabetsizdir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
17.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.