Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/82 K.2025/3722
1. Hukuk Dairesi 2024/82 E. , 2025/3722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3070 E., 2023/3167 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/633 E., 2023/87 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen birleştirilen davada davacı ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen asil ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı; mirasbırakan annesi ...'ın maliki olduğu 360 (yeni 1 02... ve 3) parsel sayılı taşınmazı oğlu ...’nın birlikte yaşadığı davalı ...’ye ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, 57 parsel sayılı taşınmazını da oğlu ...’ya hibe ettiğini, işlemlerin mal kaçırma kastı ile aynı gün yapıldığını ileri sürerek 1 02... ve 3 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa tenkisine, 57 parsel sayılı taşınmazın ise tenkisine karar verilmesini istemiş, aşamada 57 parsel sayılı taşınmaza ilişkin talep tefrik edilmiş, davacı vekili 19.07.2021 tarihli dilekçesi ile 360 parsel sayılı taşınmazdan oluşan ve kamulaştırılan 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden bedel, olmazsa tenkis olarak taleplerini ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Birleştirilen davada davacılar; davalı ...’nin murisin tek erkek çocuğu olan ...’nın birlikte yaşadığı kişi olduğunu, ...’nın 1978 yılında ölen dedelerinin mallarını da kullandığını, murisin muvazaalı olarak davalı ile ölünceye kadar bakma akdi yaparak dava konusu 360 parsel sayılı taşınmazı devrettiğini, ...’nın nikahlı eşi de bulunduğunu, temlikin bağış amacıyla yapıldığını, ...’nın annesini kandırdığını ve zorladığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmazsa saklı payları oranında adlarına tescili ile tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı; murisle 1988 yılından itibaren aynı evde yaşadıklarını, murisin gelini olduğunu, bakım borcunu yerine getirdiğini, murisin son 3 yıl yatalak olduğunu, murisi hastaneye götürdüğünü ve refakatçi olarak yanında kaldığını, sözleşme tarihinden itibaren de aralıksız olarak murisin bakımını yerine getirdiğini, murisin geriye taşınmazı da kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin malvarlığından davacılara miras yoluyla intikal eden taşınmaz bulunduğu, murisin ölmeden önce kendisine bakan davalı ...'ye dava konusu taşınmazı gerçek fiyatından daha düşük bir bedelle ya da ücretsiz devir etmesinin muvazaalı işlem mahiyetinde sayılamayacağı, murisin devirde orantılılık ilkesini aşmadığı, kendisine bakan davalıya karşı minnet duygusuyla hareket ettiği, ölünceye kadar bakma sözleşmesi neticesinde yapılan devir işleminin muvazaalı devir olduğunun HMK’nın 190. maddesi gereğince davacılar tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi hükmün HMK’nın 297. maddesine uygun olmadığı, bakım ihtiyacını makul kabul edilebilir miktarda taşınmaz ya da taşınmaz payını devir ile karşılaması mümkün iken murisin malvarlığının yaklaşık % 45'ine karşılık gelen taşınmazını ölünceye kadar bakım akdi ile davalıya devretmesi ve aynı tarihte yine malvarlığının yaklaşık %30'una denk gelen taşınmazını da hakkındaki dava tefrik olunan oğlu ... hibe etmesinin, diğer bir deyişle oğlu ... ve birlikte yaşadığı davalıya aynı tarihte malvarlığının %75'ini geçirmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, mirasbırakanın yapmış olduğu temlikle ilgili gerçek amaç ve iradesinin davacı mirasçılarından mal kaçırma olduğu gerekçeleriyle başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ölünceye kadar bakma akdinin karşılıklı borç yükleyen ivazlı bir sözleşme olduğu, murisin adına kayıtlı üç taşınmazdan birini müvekkiline devrettiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin %75 oranı tespitinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Toprak Koruma Kanunu uyarınca taşınmazın bu şekilde bölünemeyeceğini, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki fındıkların müvekkili tarafından dikildiğini, bu hususun kararda dikkate alınmadığını, muris ile müvekkilinin 1988 yılından itibaren birlikte yaşadığını, 1996 yılında bakım sözleşmesinin yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı bütün edimlerini yerine getirdiğini, murisi son üç yıl tedavisi için hastanelere götürdüğünü ve refakatçi olarak yanında kaldığını, bakım ediminin yerine getirilmesinin hiç dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil; birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa tenkis istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğine göre; muris ...'ın maliki olduğu 360 parsel sayılı taşınmazını 19.12.1995 tarihinde tek oğlu ...’nın birlikte yaşadığı davalı ...’ye ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği, 360 parsel sayılı taşınmazın 1991 tarihinde ifrazı ile 720, 7 21... parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 721 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırıldığı, bölgede yapılan güncelleme çalışmaları sonrasında 720 parsel sayılı taşınmazın 1 02... parsel, 722 parsel sayılı taşınmazın 1 02... parsel sayılı taşınmaz olduğu, murisin 08.07.2019 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak kızları ..., ..., oğlu ... ile kendisinden önce ölen kızı ...’nin çocukları .., ..., .. ve ...’ün kaldığı, davalı ...’nin murisin oğlu ... ile birlikte yaşayan kişi olduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Duruşmaya katılım ve haklılık durumuna göre duruşma vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 79.380,67 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.