Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3642 K.2025/3695

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3642 📋 K. 2025/3695 📅 15.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3642 E.  ,  2025/3695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/629 E., 2023/243 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/142 E., 2021/84 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; 4 49... parsel sayılı taşınmazdaki maliki oldukları payların 270.000,00 TL'ye satışı hususunda davalı ... ile anlaştıklarını ve bu hususta satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmede satış bedelinin 30.000,00 TL'sinin peşin alınacağının, kalan 240.000,00 TL'sinin ise her biri 80.000,00 TL bedelli üç adet çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince 30.000,00 TL peşinatın ve belirtilen üç adet çekin alındığını, davalı ...’ın babası ... adına imza yetkisi olduğunu belirterek çekleri kendisinin imzaladığını, satış işlemlerinin yapılması için davalı ...’ı vekil tayin ettiklerini, ....’in de taşınmazdaki paylarını dava dışı ...’e satış suretiyle devrettiğini, ancak kendilerine verilen çeklerin karşılıksız çıktığını, satış bedelinin tamamının ödenmediğini, davalıların hileli işlemlerde bulunup kötü niyetli olduklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... ve .... davaya cevap vermemişlerdir.
2. Dahili davalı ...; dava konusu taşınmazı, davacıların vekili ...’dan 330.000,00 TL bedelle satın aldığını, satış bedelinin 150.000,00 TL'sinin elden nakit olarak, 180.00,00 TL'sinin ise banka havalesi ile ödendiğini, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.20 21... /142 Esas, 2021/84 Karar sayılı kararı ile; davacıların iddialarının davalılar ... ve ...’e yönelik olduğu, davalının taşınmazı vekil ...’ten satın aldığı ve satış bedelinin ödendiği, davalı tarafça vekil ...’e 180.000,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin banka dekontu sunulduğu, kalan satış bedeli olarak 150.000,00 TL'nin de elden ödendiğinin savunulduğu, resmi senetteki satış bedeli ile gerçek satış bedeli arasında fark bulunmasının satış sözleşmesinin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği, davacılarca iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 10.02.20 23... /629 Esas, 2023/243 Karar sayılı kararı ile; davacıların taşınmazdaki paylarının satışı için davalı ...’ı vekil tayin ettikleri, vekil ...’in de davacılar adına dahili davalı ...’in eşi ......’i vekil tayin ettikleri ve davacılara ait payların vekil ... ... tarafından eşi ...’e devredildiği, ... tarafından davacıların vekili ...’a 180.000,00 TL ödendiğine dair banka dekontu sunulduğu, davalıların birlikte hareket ettiklerinin ispat edilemediği, davacı tanıkları adına gönderilen tebliğatların tebliğ edilemeyip iade edilmesi üzerine Mahkemece HMK'nın 240/3. maddesi gereğince tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verildiği, bu durumda bir isabetsizlik görülmediği, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı tanıklarından ... .. ile ...’in tebliğe yarar açık adreslerinin Mahkemeye bildirildiğini, yapılan tebligatların iade edildiğini, ancak Mahkemece tebligatların iade sebebi araştırılmadan tanıkların dinlenilmesinden vazgeçildiğini, bu durumun usul hukukuna aykırı olduğunu, kararın gerekçesinin net olmadığını, dava konusunun, taşınmazın satış bedeli olarak verilen çeklerin karşılıksız çıkması olduğunu, taşınmazın 270.000,00 TL bedelle davalı ...’a satışı hususunda anlaşıldığını, bu hususta taraflarca 31.08.2015 tarihli satış sözleşmesi imzalandığını, ancak sözleşmenin içeriği değerlendirildiğinde, sözleşmenin harici satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşme gereğince 30.000,00 TL peşinatın alındığını, davalı tarafın kalan satış bedeli olarak her biri 80.000,00 TL tutarlı üç adet çek verdiğini, ancak davalı tarafça çeklerin ödenmediğini ve karşılıksız çıktığını, davalının sözleşmede belirtilen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, temlikin hile ile yapıldığını, davalı ... adına verilen çeklerin imza yetkisi olmadığı halde oğlu ... tarafından imzalandığını, bu hususta Mahkemece araştırma yapılmadığını, bilerek, satış bedeli ödenmeden ... tarafından davacılardan alınan vekaletname ile taşınmazın üçüncü kişiye devredildiğini, tüm davalıların kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacılar ... ve ...’in Erzurum .... Noterliğinin 07.09.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile mirasbırakanlarından kalan Erzurum ili, ... ilçesinde kain 4 49... parsel sayılı taşınmazın intikali ve satışı hususunda davalı ...’ı vekil tayin ettikleri, vekil ...’in de tevkil yetkisine dayanarak dahili davalı ...’in eşi olan dava dışı ... ...’i vekil tayin ettiği, ...’ın tevkil yetkisini kullanarak dava konusu 4 49... parsel sayılı taşınmazdaki davacıların adlarına intikal eden 5/12’şer paylarını 11.09.2015 tarihinde dahili davalı ...’e satış suretiyle devrettiği, davacılar tarafından 07.05.2018 tarihinde hile hukuki nedenine dayalı olarak vekil ... ve vekilin babası ... adına tapu iptali ve tescil istekli eldeki davanın açıldığı, dava tarihi itibari ile taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu, bu nedenle yargılama sırasında ...’in davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; tapu iptali ve tescil davaları kayıt malikine karşı açılır. Usul hukukumuzda davaya dahil etme şeklinde bir müessese bulunmayıp, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilemeyeceği gibi, hakkında hüküm kurulmasına da imkan yoktur.
Somut olayda, çekişmeli taşınmazın dava tarihinden önce 2015 yılında dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, eldeki davada Kader’e husumet yöneltilmediği, hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı, yargılama sürerken davaya dahil edildiği, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi dahili dava yoluyla davaya dahil edilen bir kimseye taraf sıfatı kazandırılmasına ve hakkında hüküm kurulmasına yasal olanak bulunmadığı, davacıların sadece tapu iptali ve tescil talepleri bulunup, tazminat talepleri de olmadığı gözetilerek dahili davalı ... hakkında herhangi bir karar verilmemesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davacılar vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, gerekçesinin açıklandığı şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.