Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2034 K.2025/3670

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2034 📋 K. 2025/3670 📅 15.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2034 E.  ,  2025/3670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/593 E., 2023/337 K.
Finike Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;........... vereseleri adına kayıtlı bulunan 5 57... parsel sayılı taşınmazın davacının murisi ... ... tarafından ... ... murisi ... ... satın alındığını, zilyetliğin davacıya devredilmesine rağmen tapuda devir yapılmadığını ileri sürerek ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 5 57... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, aksi takdirde taşınmazın bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ... ... olarak bilinen ... ... tek mirasçısı olduğunu, taşınmaz maliki olmayan kişinin gerçekleştirdiği satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.12.2015 tarihli ve 2015/93 Esas, 2015/554 Karar sayılı kararıyla; mirasçıların davaya dahil edilmesi için davacıya kesin süre verilmesine rağmen gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, davacıya usulüne uygun şekilde kesin süre verilmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, muris ... .... davacı dışında başkaca mirasçılarının bulunduğu, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı davada terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca mirasçılardan birinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçılarının davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği, davalı kayıt malikinin terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olduğu dikkate alınarak davacının, muristen intikal eden taşınmaza ilişkin tapu kaydının tümden iptali ile kendi adına tescilini talep etmesi yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava değeri 6.000,00 TL olmasına rağmen davalı taraf lehine 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup vekalet ücreti temyiz konusu edilmiştir.
Kadastro sonucu, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 5 57... parsel (eski 374 parsel) sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle .. ... vereseleri (davalının murisi) adına 12.06.1963 tarihinde tespit edilmiş, itiraz üzerine 03.11.1970 tarihinde tescil edilmiştir.
Davacı çekişmeli taşınmazı murisinin satın aldığını ve kendisine intikal ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve davalı taraf lehine 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Dosya içeriğinden; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasının, dava dilekçesinde 6.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı, yargılama sırasında davaya konu taşınmazın dava tarihindeki değerinin keşfen belirlenmediği anlaşılmıştır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesinde, husumet nedeniyle davanın reddi halinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Tarife'nin 13/2 hükmünde ise hükmedilen vekalet ücretinin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğine yer verilmiştir.
Eldeki davada, reddedilen dava değeri 6.000,00 TL olup karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesi gereğince davalı lehine 6.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücreti tayini doğru değildir.
Ne var ki, anılan hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'un 438/7 hükmü uyarınca, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince maktu olarak belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin çıkartılarak yerine “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına,
Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın Finike 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
15.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.