Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3277 K.2025/3665
1. Hukuk Dairesi 2025/3277 E. , 2025/3665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 20.05.2025
SAYISI : 2023/1401 E., 2025/807 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/660 E., 2023/117 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.05.2025 tarihli ek kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada . ... oğlu ... ... mirasçıları vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi .. ... oğlu .. ...'in 23.09.1969 tarihli resmi senetle ... ili .. ilçesi ... köyü 1 20... parsel sayılı taşınmazı dava dışı ... ... isimli kişiden satın aldığını ancak satın alma işlemi sırasında ... ... oğlu ... ...'in nüfus bilgilerine göre değil ... oğlu ...'in nüfus bilgilerine göre işlem yapıldığını, taşınmazların murisleri ... ... oğlu ... ...'e ait olduğunu ileri sürerek tapu kaydının düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı Hazine ve Tapu Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın dava konusu taşınmazların kayıt malikine yöneltilmesini, diğer yandan bahsi geçen taşınmazlardaki işlemlerin iki ayrı nüfus bilgisine göre yapıldığını böylece davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada .... oğlu ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin resmi senette taşınmazların ... tarafından 23.09.1969 tarihinde satın alındığı ve tapu kayıtlarında yer alan kimlik bilgilerinin baba ismi ... anne ismi .. olarak, doğum yeri .. ili ... ilçesi ve hane numarası 17 olarak yazıldığı; davacıların murisinin satın aldığı ifade edilen ... numaralı parsele ait satış akdinde yer alan ... ...'in nüfus bilgilerine (Baba adı ..., anne ismi ... ... ... ilçesi) yer verildiği, her iki resmi senette de bulunan fotoğraf ve imzaların farklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu kayıtları ve bilirkişi raporu incelendiğinde Ankara .... ilçesi ... Mahallesi 120 parsel ile 126 parsel sayılı taşınmazların tamamının ... oğlu ... adına halen kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazların ilk kayıt maliki ... .. bu taşınmazları ... oğlu ...'e 23.09.1969 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile sattığı, satış işleminin resmi senette taraflar arasında imza altına alındığı, resmi senedin kimlik bilgileri sütununda alıcı başlığı altında ... ve ... olma ...'in 1336 doğumlu Ankara- ..- ... köyü nüfusuna kayıtlı olduğunun belirtildiği, bu kişi ile davacıların murisinin farklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın pasif husumet yokluğundan, birleştirilen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların iddialarında belirttikleri ve delil olarak dayandıkları dava dışı 122 parsel sayılı taşınmaza ilişkin resmi senedin incelenmesinde, taşınmazın davacıların murisi ... ... tarafından 15.02.1954 tarihinde .. ... satın alındığı, dava konusu taşınmazların ...'e temlikine ilişkin resmi senetteki ...'in kimlik bilgileri ve ismi altındaki imzasının, dava dışı 122 parsel sayılı taşınmazı temlik alan ... ...'in kimlik bilgilerinden ve ismi altındaki imzasından açıkça farklı olduğu, imzaların farklı olduklarının çıplak gözle dahi anlaşılabildiği, toplanan delillerden ve nüfus kayıtlarından da taşınmazların kayıt maliki ... ile davacıların murisi ... ...'in ayrı kişiler olduğunun anlaşıldığı, taşınmazların kullanılmadığı, davacıların tanık deliline de dayanmadıkları, ispat yükü üzerinde bulunan davacıların davalarını ispat edemedikleri anlaşılmakla Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-ç hükmü uyarınca kesin olmak üzere karar verilmiştir.
2. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.05.2025 tarihli ek kararıyla temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, her iki senetteki imzaların Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesi gerektiği halde Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, diğer yandan davanın tapu iptali ve tescil olması nedeniyle HMK'nın 362/1-ç hükmünün uygulama alanı bulmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, tapu kaydında düzeltim, birleştirilen dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında, davacı taraf tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesini talep etmekte olup bu tür davalarda hasım gösterilen Tapu Müdürlüğü (Hazine) ile aralarında bir uyuşmazlık yoktur. Tapu Müdürlüğü (Hazine) davada sadece yasal hasım olarak yer almaktadır. Gerçekte davada taraf değil, sadece ilgilidir. İlgililerin uzlaşması halinde çekişmenin ortadan kalktığından söz edilemez veya bu davalarda ilgili tarafın davayı kabulü sonuç doğurmaz. Taraflar arasında bu anlamda gerçek bir çekişmenin varlığı söz konusu değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı bu düzenleme içerisinde yer almıştır.
Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasında çekişmesiz yargı işlerinden sayılan tapu kaydında düzeltim davası söz konusu olmayıp davacı tarafın kayıt malikine yönelttiği, hasımlı olarak görülen tapu iptali ve tescil davası bulunmaktadır.
Bu itibarla, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin HMK'nın 362/1-ç hükmü uyarınca vermiş olduğu temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ek kararın kaldırılması gerekmiştir.
2. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 .... parsel sayılı taşınmazların 23.09.1969 tarihli ve 8202 yevmiye numaralı resmi senetle .... ve ... oğlu 1336 doğumlu ... tarafından satın alındığı, davacıların bu taşınmazların murisleri ... ... ve ... oğlu 1332 doğumlu ...'e ait olduğu iddiasıyla dava açtığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.05.2025 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
2. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.