Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2111 K.2025/3712

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2111 📋 K. 2025/3712 📅 15.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2111 E.  ,  2025/3712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/734 E., 2023/320 K.
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Elazığ ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında adına kayıtlı dava dışı 468 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde yer alan dava konusu 10.0 00... 'lik taşınmazın tespit harici bırakıldığını, ancak başta taşlık ve kayalık olan bu taşınmazı temizleyip üzerine ağaçlar dikip uzun yıllardır malik sıfatı ile zilyetliğinde bulundurduğunu, kullanımına kimsenin bir itirazının olmadığını ileri sürerek taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine; davanın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını ve zilyetlikle kazanılamayacağını, davacının taşınmaza zilyet olduğunu gösterir eski vergi kaydı, zilyetlik belgesi gibi belgelerin mevcut olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... Belediyesi; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davacının yaşı itibarıyla 70-80 yıllık bir zilyet ve tasarrufta bulunmasının mümkün olmadığını, dava konusu yere yapı yapmak suretiyle işgalci konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, çekişmeli taşınmazda davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi raporu ve krokisinde (A) ve (B) harfleriyle gösterilen toplam 10.956,90 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.06.2013 tarihli ve 2013/5939 Esas, 2013/6135 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve değerlendirmenin karar vermeye yeterli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişmeli taşınmazda davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Fen bilirkişi tarafından düzenlenen 05.05.2017 tarihli rapor ve ekindeki krokide (A) ve (B) harfleriyle gösterilen toplam 6790 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesi ile; kararın usul ve yargıya aykırı olduğunu belirtip Hazine aleyhine olan hususlar yönünden kararın yeniden değerlendirilerek bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
1961 yılında tamamlanan kadastro çalışmaları sonucunda Elazığ ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve davacı adına tapuda kayıtlı 468 parsel sayılı taşınmazın güneyinde yer alan taşınmaz taşlık olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakılmıştır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.