Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1181 K.2025/3537

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1181 📋 K. 2025/3537 📅 03.07.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1181 E.  ,  2025/3537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/24 E., 2017/60 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; Ardahan ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ve 14.01.1982 tarihli tapunun 15 cilt, 24 sayfa ve 1 sıra numarasında 800 m2 yüz ölçümü ile Hazine adına kayıtlı olan taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tapuya tescil edilmediğini, taşınmazın bulunduğu yerlere sınır olan ... ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların kayıt maliklerinin davalı olarak gösterildiğini belirterek tapu kaydı bulunan 800 m2 taşınmazın Hazine adına tescilini, davalılar adına tespit edilen yerlerin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Köy Tüzel Kişiliği süresinde cevap dilekçesi sunmamış; ilk duruşmada köy muhtarı ... 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın köy tüzel kişiliği adına tespit edilen sağlık ocağı olduğunu, burada köy tüzel kişiliğinin herhangi bir hakkı olmadığını, ancak tespitler sırasında yanlışlıkla tespitin köy adına yapıldığını, dava konusu yerin Hazineye ait olduğunu, bu nedenle davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.05.2010 tarih 2008/57 Esas, 2010/40 Karar sayılı kararı ile; keşifte dinlenen beyanlar ve kadastro bilirkişisinin raporundan anlaşılacağı üzere Hazine adına tapuya kayıtlı taşınmazın ... yılında ... karayolunun genişletilmesi sırasında bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterildiği şekilde karayolu içerisinde kaldığı, dava edilen taşınmazların ise karayolunun ters tarafında kaldığı, davacı Hazinenin davalı tarafı yanlış gösterdiği, davalı köy muhtarı ... açılan davayı kabul ettiğini belirtmişse de yargılamada Hazineye ait taşınmazla köy tüzel kişiliğine ait taşınmazın ilgisiz olduğunun anlaşılması ve köy tüzel kişiliğinin kendisinin hüküm ve tasarrufunda olmayan karayolunun doğu kısmında kalan yeri kabulü ile davacı adına tescili yapılamayacağından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.02.2014 tarih ve 2014/967 Esas, 2014/979 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece Hazinenin dayandığı tapu kaydının kapsadığı alanın yolda kaldığı kabul edilmek suretiyle karar verilmişse de yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, dayanak tapu kaydının krokisi mevcut olduğu halde keşifte uygulanmadığı, çekişmeli taşınmazları çevreleyen komşu taşınmazların tamamına ait tutanak örnekleri ve dayanakları getirilerek çekişmeli taşınmazları ne okuduğunun belirlenmediği, bu belgeler getirilerek dosya ikmal edildikten sonra yeniden keşif yapılarak Hazineye ait tapu kaydının oluşumu sırasında beyanlarına başvurulan ..., ... ve teknik bilirkişi huzurunda keşif yapılması ve Hazinenin dayandığı tapu kaydı ve haritasının kadastro paftasıyla eşitlenerek çakıştırılması suretiyle kapsamının Kadastro Kanunu'nun 20/a maddesi gereğince haritasına göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 15.03.2016 tarihli teknik bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve muhtarın beyanlarına göre dava konusu taşınmazın 1992 yılında ... ... sınır kapısının açılması ile ... karayolunun genişletilmesi sırasında bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterildiği şekilde karayolu içerisinde kaldığı, bozma ilamı doğrultusunda tapu haritası ile kadastro paftasının çakıştırılması üzerine taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 800 m2 yer olduğunun tespit edildiği, komşu taşınmazların senetsizden tespit edildiği, dava edilen taşınmazların karayolunun ters tarafında kaldığı ve davacı Hazinenin davada davalı tarafı yanlış gösterdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; köy sınırları içerisinde bulunan sağlık evi bina ve arsasının ilçe köylerinde 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Hazine adına tescil edilmediği gerekçesiyle dava açıldığını, yargılama neticesinde davalı tarafın ve davalı taşınmazın yanlış gösterildiği yönünde karar verilmişse de davanın özünde sağlık evi binasının mülkiyetine yönelik olduğunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 45. maddesinde belirtilen “Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazlar Hazine adına, diğer kamu idarelerine ait taşınmazlar ise tüzel kişilikleri adına tapu sicilinde tescil olunur” hükmü gereğince genel bütçeli kurum olan Sağlık Bakanlığı tarafından inşa edilmiş olan sağlık evi binasının mülkiyetinin Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, hak düşürücü süre yönünden herhangi bir kayba sebebiyet verilmemesi için davanın sağlık evi binasının inşa edilmiş olduğu ... Köyü Tüzel Kişiliğine ait 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinden devam ettirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosyanın incelenmesinden; davaya konu ... ada 1 parsel sayılı 302,99 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın köy tüzel kişiliğinin kullanımındayken üzerine sağlık ocağı binasının yapıldığı ve halen aynı amaçla kullanıldığı belirtilerek 09.03.2008 tarihinde köy tüzel kişiliği adına, davaya konu ... ada 2 parsel sayılı 2.387,46 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/5'er payla ..., ..., ..., ...ve ...'ler adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 05.06.2008 tarihinde kesinleştiği, davanın 15.07.2008 tarihinde 14.01.1982 tarih ve 1 sıra numaralı 800 m2 miktarındaki tapu kaydına dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davacı tarafın dava dilekçesinde ... ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava açtığı, dava konusu taşınmazların tapu kayıt maliklerinin davalılar olduğu, yapılan keşif ve inceleme neticesinde davacı tarafın dayandığı tapunun sınırlarının davaya konu taşınmazları kapsamadığı sonucuna varıldığına göre davaya konu taşınmazlar ve malikleri yönünden kanıtlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
5. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve davanın reddi yönünde verilen karar sonuç itibarıyla doğru olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 370/4. hükmü uyarınca Mahkeme kararının gerekçesinin açıklandığı şekilde düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın ... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.