Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1408 K.2025/3542

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1408 📋 K. 2025/3542 📅 03.07.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1408 E.  ,  2025/3542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/890 E., 2023/1266 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ve ...Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Van İli, ... İlçesi, ...Mahallesinde bulunan ve sınırları dava dilekçesinde belirtilen tahminen 2000 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın yaklaşık 35 yılı aşkın zamandır zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, dava konusu taşınmazın Hazine'ye ait olduğunu, taşınmazın mülkiyetinin olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya süresinde cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 23.09.2014 tarihli ve 2011/208 Esas, 2014/430 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın hangi gerekçeyle tescil harici bırakıldığının tespit edilemediği, davacının taşınmazı ev yapmak ve üzerinde tarım yapmak suretiyle nizasız - fasılasız olarak kullandığı, taşınmazın arsa vasfında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 21.04.2014 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 790 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/3828 Esas, 2016/3491 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yasal ilanların yaptırılmadığı ve 6360 sayılı Kanun gereğince Van Büyükşehir Belediyesine husumet yöneltilmediği gerekçesiyle sair itirazlar incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 10.10.2017 tarihli ve 2016/558 Esas, 2017/7132 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın dava tarihinden önce 20 yıldan fazla zamandan beri yerleşim yeri olarak malik sıfatı ile kullanıldığı ve tescil için yasal şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 21.04.2017 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.391,197 m2 taşınmazın ev ve müştemilatı vasfı ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili
temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarihli ve 2018/74 Esas, 2020/5696 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın kazanılabilmesi için imar - ihyasının tamamlanmasından sonra üzerinde 20 yıl aralıksız, çekişmesiz ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin sürdürülmesinin gerektiği, hangi yıllara ait olduğu belirtilmeyen hava fotoğraflarından yararlanıldığı ve yapılan incelemede taşınmazların niteliğinin belirtilmediği, taşınmazın imar - ihyaya konu olup olmadığı ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı hususlarında araştırma yapılmadığı, soyut içerikli ziraat bilirkişisi raporuna itibar edildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davacının 45-50 yıldır taşınmazda bulunduğu, imar ihyanın 1988 yılında başladığı, 1965 ilâ 1988 yılı hava fotoğraflarında üzerinde herhangi bir yapı ve ağaçlık alanın bulunmadığı, sürülü olmadığı, kısmen taşlık olduğu ve sınırlarının belirgin olmadığının belirtildiği, imar ihyaya 1988 yılında başlandığı ve 1990 yılında bitirildiği, dava tarihinden geriye doğru 21 yıl boyunca taşınmaz üzerinde kültür tarımı yapıldığı, taşınmaz üzerinde 28-33 yaşlarında ağaçların bulunduğu, tescil için yasal şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne (A) harfi ile gösterilen 1391,20 m2 yüz ölçümlü yerin davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temiz dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, 1965 ila 1988 yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmazın sürülü olmadığını ve sınırlarının belirgin olmadığının belirtildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre taşınmazda ev yapılmış olmasının tek başına imar - ihya olduğunu göstermeyeceğini, taşınmazda kaç yıldır tarımsal faaliyet yapıldığının bilimsel olarak hesaplanmadığını, kazanma koşullarının oluşmadığını, imar - ihyanın üzerinden 20 yıl geçmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; iddianın ispatlanmadığını, eklemeli zilyetlik, senetsizden kazanım ve mera tahsisinin araştırılmadığını, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, zilyetliğin belgeye dayanmadığını, davacının vergi kaydı sunmadığını, taşınmaz dere yatağı olduğundan jeoloji mühendisiyle inceleme yapılması gerektiğini, taşınmaz değerine ilişkin değerlendirmenin soyut olduğunu, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazın hiçbir şekilde tarımsal amaçlı kullanılmadığını ve taşlık olduğunu beyan ettiklerini, buna rağmen bilirkişi raporunda bu beyanlara hiç değinilmeksizin taşınmazın tarımsal amaçla kullanıldığı ve imar ihya edildiğinin ifade edildiğini, 1988 yılında kullanılmadığı belirlenen taşınmazın 1990 yılında imar - ihya edildiğinin ifade edilmesinin çelişkili olduğunu, yasal ilanların yapılmadığını, taşınmazın tescil harici bırakılma nedeninin açıklanmadığını, ev ve müştemilat alanlarının zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını, taşınmazın Hazine adına tescilinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
1. Dosyanın incelenmesinden; davaya konu taşınmaz bölümünün 1974 yılında kesinleşen kadastro tespiti sırasında 766 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca tespit harici bırakıldığı, keşif mahallinde dinlenen beyanlara göre öncesinin taşlık ve boşluk olduğu, davanın 24.03.2011 tarihinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından, taşınmazın yakın çevresinde ... ...i ve kilise bulunduğu anlaşılmaktadır. ...Başkanlığının cevabi yazısı ile taşınmazın bulunduğu bölgede revize ek imar planlarının 03.05.2011 tarihinde askıya çıkarıldığı, taşınmazın yakınında bulunan 192 ada 1, 2, 24 ve 26 parsellerin 1/1000 ölçekli ... , ... ve eski ... mezarlığı 1 derece arkeolojik sit alanı ve etkileşim geçiş sahası koruma amaçlı imar planı sınırları içerisinde olduğu, imar planının 13.02.2018 tarihli Meclis kararıyla kesinleştiği, 192/1 ve 2 parsellerin “ gelişme konut alanı, ayrık Nizam 2 kat” 192/26 parselin “ sosyal ve kültürel tesis alanı Park alanı ve yol”, 192/24 parselin” kısmen Park kısmen özel proje alanı ve yol” olarak planlandığı, taşınmazların ilk olarak 2011 yılında imar planına alındığı belirtilmiştir. Davaya konu taşınmazın bulunduğu bölgedeki taşınmazlara ilişkin emsal dava dosyalarında ise eldeki davaya konu taşımaza da komşu olan 426 ada 1 parselin doğusunda bulunan alanın “Özel Proje Alanı” olarak planlandığının belirtildiği tespit edilmiştir.
O halde, doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece ...Başkanlığının çekişmeli taşınmazın 1. derece arkeolejik sit alanında kaldığına dair yazısı da eklenerek çekişmeli taşınmazın sit alanı içerisinde kalıp kalmadığı, kalıyor ise sit alanının nevi ve derecesi ile sit haritası bulunup bulunmadığı hususları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünden sorulmalı, varsa getirtilmelidir. Ayrıca dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait ve üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları temin edilmeye çalışılarak dosya içerisine alınıp dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra fen bilirkişisi, ziraat bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi ve arkeolog bilirkişi eşliğinde keşif yapılmalı, fen bilirkişisi ve arkeolog bilirkişi aracılığıyla bölgeye ait sit haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak yöntemince uygulanmalı, taşınmazın arkeolojik sit alanı içinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli, kalıyor ise derecesi ve taşınmaz üzerinde 1. grup olarak tescil edilmiş kültür ve tabiat varlıkları bulunup bulunmadığı hususları incelenmeli, bilirkişilere denetime elverişli şekilde rapor ve kroki tanzim ettirilmeli, yapılacak değerlendirmede 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarının iktisabının mümkün olmadığı göz önünde bulundurulmalı, çekişmeli taşınmazın bu nitelikteki sit alanı içerisinde kalmadığının belirlenmesi halinde ise davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti bakımından yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan üç kişilik yerel bilirkişi kurulu belirlenmek suretiyle mahallinde yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli; 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsünü, taşınmazların imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazlar üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazların kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş sınırları kabaca işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş ve önceki bilirkişinin kanaatlerini irdeleyen ayrıntılı rapor alınmalı; fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir içerikte rapor alınmalı; ortaya çıkacak sonuca göre davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirlenen norm sınırı gözetilip iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmaz imar planı kapsamında ise imar planı onay tarihinden önce, imar planı kapsamı dışındaysa dava tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddelerinde öngörülen koşulların davacı yararına gerçekleşmiş olup olmadığı saptanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Dosyanın Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.