Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/993 K.2025/3533

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/993 📋 K. 2025/3533 📅 03.07.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/993 E.  ,  2025/3533 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1590 E., 2024/315 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/534 E., 2023/195 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; anne büyükdedesi ...'in davalı ...'in dedesi ... ile kardeş olduğunu, büyükdedesi ve nüfusa kayıtlı olmayan dedesi ...'ın ölümü ile mirasın büyükdedesinin kardeşi ...'e ondan da şu anda araziyi elinde bulunduran torunu ...'e intikal ettiğini, dedesi ...'ın evliliğinden annesi ... (...)'ın dünyaya geldiğini, dedesi ...'ın nüfusa kayıtlı olmaması nedeniyle annesi ... ...'ın da nüfus kaydının yapılamadığını, annesinin soybağı kopartılarak mirastan mahrum bırakıldığını, köyde yapılan kadastro çalışmalarında yaptıkları itirazlarının reddedildiğini, davalı ... ile ortak mirasçılık durumunun babaannesinden dolayı olduğunu, anneannesi ... ile ... ikinci evliliğini yaptığından ortak mirasçılık durumu olduğunu, baba büyükdedesi ... 'in çocuklarından ...'in dedesi, ... 'ın ise anneannesi olduğunu, ana taşınmazlar büyükdedesinden intikal ettiği için anneannesinden 1/4 hisse, dedesi ...'den ise 1/6 hisse alması gerektiğini ileri sürerek dava konusu Sivas ili, Merkez ilçesi, ... köyü 108/46, 106/69, 109/241, 109/290, 109/393, 109/64, 107/56, 109/297, 109/100, 103/108, 103/109, 103/174, 103/179, 106/56, 107/231, 109/72, 103/116, 103/215, 106/12, 108/66, 109/34, 103/269, 107/227, 109/22, 103/193, 103/57, 108/21, 103/6, 103/182, 103/185, 103/274, 103/275, 103/193, 103/277, 106/120, 107/18, 106/18, 106/24, 107/132, 107/131, 107/201, 107/285, 107/203, 108/21, 109/12, 109/22, 109/125, 109/150, 109/151, 109/164, 109/185, 109/202, 109/402, 118/8, 672, 298, 103/270, 103/253, 103/57, 103/250, 109/146, 107/244, 107/245, 107/288, 103/63, 106/7, 103/66, 106/8, 107/287, 108/22, 102/18, 102/14, 103/3, 103/50, 103/322, 103/88, 103/89, 103/116, 103/179, 103/225, 103/224, 103/215, 103/231, 103/257, 103/52, 107/119, 107/148, 107/149, 107/201, 107/2, 107/3, 107/8, 106/56, 106/107, 106/106, 108/25, 108/66, 107/172, 109/239, 109/292, 109/323, 109/324, 109/353, 109/348, 109/359, 109/391 109/395, 118/26, 118/25, 114/2, 118/17, 109/109, 109/107, 103/51, 103/57, 103/193, 103/235, 103/250, 103/253, 109/269, 103/270, 106/136, 107/203, 107/227, 107/244, 107/245, 107/285, 108/21, 108/53, 109/22, 109/34, 109/110, 109/150, 109/185, 109/202, 109/239, 109/323, 109/355, 118/25, 109/253 ada parsellerde kayıtlı bulunan taşınmazlara ait tapuların iptali ile adına tapuya tesciline, ecrimisil ve bunun mümkün olmaması durumunda şahsına ait saklıpay bağış işlemi aşıldığından saklıpayı aşan 150.000,00 TL kısmın tenkisi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/640 Esas, 2022/183 Karar sayılı kararıyla; muris ...'ın annesi ... ile babası ...'dan dolayı mirasçı olduğu, ...'ın nüfusta kayıtlı olmadığı, ... ile ... arasındaki soybağının kadastro sonrası kurulduğu iddiası ile ketmi verese nedeniyle açılan davada; davaya konu taşınmazların kadastro tespitinin 1985 yılında yapıldığı ve kadastro tespitine karşı 10 yıllık hak düşürücü sürede dava açılmadığı, öne sürülen iddiaların tespit öncesi hukuki nedenlere dayalı olduğu, davanın açılış tarihi olan 28.12.2021 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle tapu iptal-tescil talebi yönüyle açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, tenkis ve ecrimisil talepleri yönüyle ise; somut olayda, dava dilekçesinde talep sonucunun açık bir şekilde belirtilmediği, 28.12.2021 tarihli muhtıra ile dava dilekçesindeki talep sonucunu açıklamak üzere davacıya 1 haftalık kesin süre verildiği, davacının 04.01.2022 tarihli dilekçesi ile muhtıraya cevap verdiği HMK'nın 31. maddesi kapsamında yeniden davacıya 10.01.2022 tarihli muhtıra ile süre verildiği, davacının sunduğu 17.01.2022 tarihli dilekçesinde, dava değerine yönelik önceki dava dilekçesi ve talep sonucunu açıkladığı dilekçeden farklı beyanlar ileri sürülmekle birlikte tenkis talebiyle ilgili hangi taşınmazda hangi muristen gelen saklı payın ihlal edildiğinin açıklanmadığı gerekçesiyle HMK'nın 119/2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Kaldırma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/1200 Esas, 2022/1255 Karar sayılı kararıyla; 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilerek mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörüldüğü, söz konusu kanun maddesindeki hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetileceği, bilindiği üzere; 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının, murisin tapulu taşınmazları bakımından uygulanabilir nitelikte olup tapusuz taşınmazlar menkul hükmünde olduğundan ve teslimle mülkiyet geçeceğinden, bu tür taşınmazlar bakımından 1974 tarihli İBK’nın uygulama alanı olmadığı, somut olayda iki adet muhtıra ile davacıya dava dilekçesindeki eksiklikler belirtilerek giderilmesi istenmiş olup davacı tarafından verilen süre içerisinde sunulan dilekçeler ile eksik hususların giderildiği, değerler arasındaki çelişkinin dayanılan madde uyarınca ret gerekçesi olmayacağı gibi davacının murislerini dava dilekçesinde belirttiği, yargılama sırasında hangi taşınmazın hangi muristen kaldığının belirlenebileceği gibi tenkis oranını belirlemenin ise mahkemenin görevi olduğu, yazılı şekilde tenkis ve ecrimisil talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının tapu iptali ve tescil talebinin değerlendirilmesinde; 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra,
kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilerek mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörüldüğü, söz konusu kanun maddesindeki hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetileceği, bilindiği üzere; 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının, murisin tapulu taşınmazları bakımından uygulanabilir nitelikte olup tapusuz taşınmazlar menkul hükmünde olduğundan ve teslimle mülkiyet geçeceğinden, bu tür taşınmazlar bakımından 1974 tarihli İBK’nın uygulama alanı olmadığı gerekçesiyle davacının tapu kaydının iptali ile tescil talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacının ecrimisil talebinin değerlendirilmesinde; davacının dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı bulunmadığından ecrimisil talebinin reddine; davacının tenkis talebinin değerlendirilmesinde; tenkis istemiyle açılacak davalar için kanunda belirtilen sürelerin hak düşürücü süre olarak düzenlendiği ve yargılamada hakim tarafından re'sen dikkate alınacağı, tenkis davası için öngörülen hak düşürücü süre dolmadan önce ölen saklı pay sahibi mirasçının, tenkis davası açma hakkının kendi mirasçısına halefiyet yolu ile geçeceği, dava konusu olayda davacının, annesi ...'ın halefi olarak tenkis davası açma hakkına sahip olduğu, ancak saklı pay sahibi mirasçı ...'ın 18.06.2010 tarihinde öldüğü, davacının saklı payının ihlal edildiğini öğrendiği tarih en geç murisin ölüm tarihi olacağı, davacı tarafında kanunda öngörülen 1 yıllık ve 10 yıllık hak düşürücü süreler geçtikten sonra 28.12.2021 tarihinde dava açıldığı, her ne kadar saklı pay sahibi mirasçı ...'ın ölüm tarihi itibari ile tenkis davasını açması için öngörülen hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hususunun araştırılması gerekmekte ise de dava tarihi itibariyle bu sürenin de ziyadesiyle geçtiği, usul ekonomisi ilkesi gereğince ...'ın murisi ...'ın nüfusuna kaydedilmesi işleminin beklenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davacının tenkis talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
D. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının asli tapu iptali ve tescil talebinin murisleri olan annesi ... ve babası ...'ın miras hisselerinden muvazaalı olarak yoksun bırakıldığı iddiasına göre kadastro öncesine dayandığı, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tarihleri ile dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğu, yine 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının, murisin tapusuz taşınmazları yönüyle uygulanabilir olmadığından anılan talebin reddi kararında isabetsizlik bulunmadığı, bununla birlikte davacının terditli ecrimisil talebinin, tapu iptal-tescil talebinin reddi doğrultusunda dava konusu taşınmazlarda davacı ve murislerine ait mülkiyet hakkı bulunduğu ispatlanamadığından reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının terditli tenkis talebinde de saklı pay sahibi murisleri ... (2010) ve ...'in (2017) ölüm tarihleri ve ...'nin murisi ...'nin (1943), babası ...'in murisi ... (1981) ve ...'nün (1967) ölüm tarihleri ile dava tarihi (28.12.2021) arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği de sabit olduğundan anılan talebin reddi kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil eden davalı ...'un karar tarihinden önce ...Noterliğinin 27.03.2023 tarih 5200 yevmiye sayılı azilname ile vekili Avukat ...'ı vekillikten azlettiği ve vekilin UYAP kaydının da silindiği anlaşılmasına rağmen, anılan davalı lehine vekalet ücreti takdiri doğru olmamış ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacının istinaf başvurusunun yalnızca vekalet ücreti yönüyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı
kaldırılarak hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmın düzeltilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde ecrimisil ve tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda; Sivas ili, Merkez ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının farklı tarihlerde kesinleştiği, ancak en son kadastro tutanağı kesinleşen taşınmazların kadastro tutanağının 28.01.1997 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 28.12.2021 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.