Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3566 K.2025/3484
1. Hukuk Dairesi 2024/3566 E. , 2025/3484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1697 E., 2024/966 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/695 E., 2021/352 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakan babaları ...'ün adına kayıtlı ... ada 6 parsel sayılı taşınmazını 08.08.2007 tarihinde satış göstermek suretiyle davalı oğluna devrettiğini, taşınmaz üzerine davalı tarafından inşaat yapıldığını ve taşınmazın kat mülkiyetine çevrildiğini, davalının murisin bankada bulunan 200.000,00 Euro nakit parasını çektiğini ve işbu parayı inşaatı yapan müteahhide ödediğini ve inşaatın bu parayla yapıldığını, dairelerin miras paylarına göre paylaşılması için davalı ile görüştüklerini, hem kendi paylarını hem de annelerinin payını vermesini istediklerini, ne var ki davalının paylaşımı yapmaktan imtina ettiğini, muris baba ve davalı kardeşin anlaşmaları sonucu ve kendilerinden mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davalı kardeşe muvazaalı olarak devredildiğini, davalının, kardeşlerinin bazılarının yurtdışında yaşıyor olması bazılarının da babaları ile aralarının açık olmasından veya uzakta yaşamasından istifade ederek babasına ait en kıymetli taşınmazı babasıyla işbirliği yaparak üzerine geçirdiğini, daha sonra müteahhitle anlaşarak üzerine inşaat yaptırdığını ve inşaattaki bağımsız bölümlerin hepsini kendi adına tescil ettirerek haksız kazanç elde ettiğini, murisin satış sebebi ile davalıdan herhangi bir para almadığını, yapılan işlemin bağışlama olduğunu, resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğunu ileri sürerek dava konusu ... ada 6 parselde kayıtlı taşınmazda kain 1, 2, 6, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; ileri sürülen iddiaların gerçekle alakasının olmadığını, dava konusu taşınmazın muris ... adına kayıtlı olduğunu ve murisin 08.08.2007 tarih ve 16290 yevmiye sayılı işlemle kendisine sattığını, işlemin gerçek bir satış olduğunu, taşınmazı muristen satın aldıktan sonra üzerine bedelini tamamen kendisi ödemek suretiyle inşaat yaptırdığını, inşaatın bitiminden ve kat irtifakı kurulduktan sonra davalının inşaatta bulunan 3 adet daireyi arsanın bedeli karşılığında, babasının ve diğer mirasçılarının onayıyla davacılardan ...'e ve dava dışı mirasçılardan ...'e bedelsiz olarak devir ettiğini, davacılardan özellikle ...'nın bedelsiz olarak davalıdan bir daire aldıktan sonra neden tekrar haksız kazanım yolları aradığının davalı tarafça anlaşılamadığını, kendisinin kalifiye ustası olduğunu, gerek aldığı maaş gerekse aldığı özel işler nedeniyle kazancının yerinde olduğunu, yaklaşık 30-35 yıl Almanya'da maaşlı çalıştığını, davacıların murisin var olan parasının kendisi tarafından çekildiği iddiasını kabul etmediğini, hiçbir zaman murisin parasını çekmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve yakın akraba tanık beyanlarına göre murisin ... ada 6 parselin üzerine inşaat yapılması ve işlerin davalı tarafından takip edilmesi amacı ile taşınmazın tapusunu davalıya devrettiği, nitekim davalı tarafından müteahhit ile sözleşme yapıldığı ve muris ile davalının aralarında anlaştığı şekilde inşaatın yapılarak tamamlandığı, bu halde murisin amacının mirasçılardan mal kaçırmak olmadığı, kendi iradesi ile 200.000,00 Euroyu bankadan çekerek inşaat işinde kullanmak üzere davalıya verdiği, inşaat tamamlanınca kardeşlerinden davacı ..., ... ve ...'e birer dairenin tapusunu direkt oluşturduğu, ...'in dairesini ...'a sattığı, halen kendi adına 4 adet bağımsız bölümün kayıtlı olduğu, inşaat tamamlandıktan sonra murisin vefat ettiği ve mirasçı olan anne ile kardeşlerden davacı ...'e daire devretmediğinin sabit olduğu, ancak iddia kapsamında yapılan değerlendirme sonunda ortada muris muvazaası olmadığı, bu sebebe dayalı olarak binada halen davalı adına kayıtlı olan 1, 2, 6, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin davacıların veraset ilamındaki hisseleri oranında tapu kayıtlarının iptalinin ve aynı nedenle tenkisinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre HMK’nın 355. maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; verilen kararın dosya kapsamına ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, toplanan deliller itibariyle mirasbırakan ile davalı arasında gerçekleşen para alışverişi ile tapu devir işleminin diğer mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunun ve tapu devir işleminin iptali gerektiğinin açık olduğunu, murisin terekedeki en değerli mal varlığını, hiçbir sebebi yokken davalı oğluna devrettiğini, aynı şekilde bankadaki parasını da çekerek davalıya verdiğini, ortada tipik muris muvazaası durumunun bulunduğunu, bedeller arasında fahiş fark olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1940 doğumlu mirasbırakan ...'ün 28.01.2018 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı çocukları ... ve ..., davalı oğlu ... ile dava dışı eşi ve çocuklarının kaldığı; murisin, adına kayıtlı ... ada 6 parsel sayılı, arsa vasıflı taşınmazını 08.08.2007 tarihli satış işlemi ile davalı oğluna temlik ettiği, söz konusu taşınmaz üzerinde 20.02.2008 tarihinde kat irtifakı tesis edildiği, oluşan 8 adet bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı hale geldiği, daha sonra 31.05.2011 tarihli satış işlemi ile 3 ve 4 nolu bağımsız bölümün mirasçılardan ...'a, 5 nolu bağımsız bölümün ise davacı ...'ya satış yolu ile devredildiği, kalan bağımsız bölümlerin davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.