Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3640 K.2025/3497

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3640 📋 K. 2025/3497 📅 03.07.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3640 E.  ,  2025/3497 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/612 E., 2024/1603 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/472 E., 2022/360 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazın satışı için güvendiği eşi davalı ...'a vekâletname verdiğini, davalı ...'ın ise diğer çocuklardan mal kaçırmak için vekâlet görevini kötüye kullanmak suretiyle taşınmazı el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği müşterek çocukları davalı ...'e sattığını ancak davacıya bedel ödenmediğini, satış sonrasında vekil davalı tarafından davacı aleyhine boşanma davası açıldığını ileri sürerek davalı ... adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmazsa gerçek bedelinin faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili beyan dilekçesinde; dava konusu satışın davacının özel yetki verdiği vekâletnameye istinaden yapılan gerçek bir satış olduğunu, başlı başına davalıya satış talimatı içerdiğini, davacının amacının aleyhine boşanma davası açan davalı eşini boşanmaktan vazgeçirmek olduğunu, taşınmazın evlilik birliği içinde ortak parayla alındığını, aile konutu şerhi olduğunu, davacının dava konusu taşınmazın satış bedeli ve kullandığı krediyle kendisine yeni ev aldığını, krediye de davalı oğlunun kefil olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kesin sürede tanık listesi sunmadığı, duruşmada da dinletmek üzere tanıklarını hazır etmediği, davalı tanığı ...'ın taşınmazın bedeli karşılığında alındığını, bedelin davalı vekil ...'a teslim edildiğini, ardından davacıya ödendiğini bizzat gördüğünü, davacının başka taşınmaz satın aldığını beyan ettiği, davalı tanığı ...'in davalı ...'in satın almak için kendinden borç istediğini ancak düğün ve takılarıyla ödediği için borca gerek kalmadan bedelini ödeyerek satın aldığını, davacının kendisine yeni aldığı evin kredisine davalı oğlunun kefil olduğunu beyan ettiği, tanık beyanlarının uyumlu olduğu, dava konusu taşınmazın resmi akitteki bedeli ile satış tarihindeki belirlenen değeri arasında fark bulunmadığı, vekâletin kötüye kullanıldığı ve mal kaçırıldığı iddiasını ispata yarar delil sunulmadığından davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve davalı ...'ın eş oldukları, taşınmazın satıldığı davalının da müşterek çocukları olduğu, bedelin ödendiği savunmasıyla ispat külfetinin davalı tarafa geçtiği, tarafların anne, baba ve çocuk olması dikkate alındığında yazılı belge ile ispatın istisnası kapsamında olduğu, davalı tanıklarınca bedelin davacıya bizzat elden verildiğinin görüldüğü beyan edildiği, davalıların savunmasının yöntemince ispat edildiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tanığı olarak dinlenen davacının öz kızı ...'nun çelişkili ve gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, tanığın hem dava konusu taşınmazın davalı kardeşine bağışlanacağını, hem bu taşınmazın satış bedeliyle davacının yeni taşınmaz aldığını, hem de yeni alınacak evin kredisine kefil olması karşılığında dava konusu taşınmazın devredildiğini çelişkili olarak beyan ettiğini, gerçekte davacının dava konusu satıştan önce kendisine bir ev aldığını, ödeme savunmasının ispatlanamadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya kapsamından; davacının ... Noterliğince düzenlenen 24.07.2018 tarihli vekâletname ile dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain ... ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini müşterek çocukları davalı ...'e dilediği şart ve bedelle satması için davalı eşi ...'ı vekil tayin ettiği, bu vekâletnameye istinaden davalı vekil ... tarafından davacının taşınmazdaki 12/132 payının tamamının 10.08.2018 tarihinde 70.000,00 TL bedelle müşterek çocukları davalı ...'e satıldığı anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.