Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3677 K.2025/3485
1. Hukuk Dairesi 2024/3677 E. , 2025/3485 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/895 E., 2024/829 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/341 E., 2023/61 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan babası ...'ın maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazını 17.06.1996 tarihinde satış göstermek suretiyle oğlu ...'ın eşi olan davalı gelinine devrettiğini, 650 nolu parselin sonradan tevhit ile ... nolu parsele dönüştüğünü, yine murisin adına kayıtlı 652 parsel sayılı taşınmazını 03.11.2006 tarihinde satış yolu ile davalı gelinine temlik ettiğini, yapılan işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; muris ..'in evinin kendisinin oturduğu eve çok yakın olduğunu, bu nedenle bir dönem o eve gidip gelerek murisin bakım ve ihtiyaçlarını karşıladığını, sonradan murisin yaşı ilerleyip hastalıkları artınca uzunca bir süre kendisi ve eşinin oturduğu evde kaldığını, murisin eşi 1996 yılında öldükten sonra yıllar boyu murisin bakımının kendisi ve eşi tarafından karşılandığını, bu nedenle murisin minnet duygusuyla bu devirleri yaptığını, murisin vefatından önce son 3 ay tamamen yatağa bağlı olarak yaşadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... parsel (yeni 162 ada 45 parsel) sayılı taşınmazın tamamı ... adına kayıtlı iken 17.06.1996 tarih ve 638 yevmiye nolu işlemle 10.000.000 ETL bedelle ve 652 parsel (yeni 162 ada 49 parsel) sayılı taşınmazın tamamı ... adına kayıtlı iken 03.11.2006 tarih ve 3937 yevmiye nolu işlemle 8.000,00 YTL bedelle davalıya satıldığı, davalının murisin oğlu ...'ın eşi olduğu, yine muris ...'ın ... ve ... parsel sayılı taşınmazları diğer oğlu ...'a sattığı, dava konusu ... parsel (yeni 162 ada 45 parsel) sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı olan hissenin değerinin 1.282,94 TL, 652 parsel (yeni 162 ada 49 parsel) sayılı taşınmazın satış tarihindeki değerinin 135.637,06 TL olduğu, dava konusu taşınmazların tespit edilen değeri ile satış değerleri arasında 1 mislinden fazla fark bulunduğu, murisin başkaca mal varlığının bulunmadığı, dava konusu taşınmazların devrinin davacı mirasçıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin genel anlamda bir bakıma muhtaçlığının olmadığı, bu muhtaçlığının onun son dönemlerinde ortaya çıktığı, daha öncesinde murisin yaşlanması ve buna bağlı olarak ihtiyaçlarını görmekte zorlanması nedeniyle kendi yaşadığı evden ayrılıp davalı ve eşinin yakında bulunan evine taşındığı, bu şekilde vefatına kadar murisin davalının evinde kalıp bu kez davalı ve eşi tarafından tüm ihtiyaçlarının karşılanmaya devam edildiği, davacının murisin yaşadığı köye yakın bir köyde yaşadığı ve evli olduğu, murisin sağlığında çiftçilik yapıp çalışkan biri olarak bilindiği, taşınmazların devir tarihleri olan 1996 ve 2006 yıllarında murisin sağlık yönünden ciddi bir ihtiyacının bulunmadığı, davalının uzunca bir süre önce muris ve eşine, sonrasında ise murise karşı ihtiyaçlarını görme ve ilgi anlamında olumlu eylemleri olduğu sabit olsa da murisin sağlığında davacı tek kızına yapmış olduğu bir devir olmadığı, temlike konu taşınmazların toplam değeri, murisin temlik dışı taşınmazının bulunmaması, mirasçı sayısı birlikte değerlendirildiğinde; murisin davalının bakımına karşılık daha azını verme imkanı varken tüm taşınmazlarını farklı farklı tarihlerde davalı gelinine devrettiği ve kız çocuğu aleyhine ayrımcılık yaptığı, bu şekilde erkek çocuğunu üstün tutma yolunu seçtiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesi ile; toplanan tüm deliller ışığında savunmalarının ispatlandığını, murisin iradesinin mal kaçırma olmadığını, davalının muris ve eşine yönelik bakımı nedeniyle taşınmazların devredildiğini, davacı tarafça ileri sürülen iddiaların kanıtlanamadığını, dava konusu taşınmazların murisin tek taşınmazı olmadığını, murisin adına kayıtlı diğer taşınmazlarını da dava dışı oğlu ...'e devrettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1930 doğumlu mirasbırakan ...'ın 07.11.2011 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı kızı ... ile dava dışı oğulları ... ve...'ın kaldıkları, davalı ...'nin murisin oğlu ...'ın eşi olduğu, murisin, adına kayıtlı ... parsel sayılı taşınmazını 17.06.1996 tarihli satış işlemi ile davalı gelinine temlik ettiği, söz konusu taşınmazın daha sonra tevhit ve ifraz işlemleri neticesinde ... parsel numarasını aldığı, en son 22/a işlemi ile ... ada 45 parsel olduğu, yine murisin, maliki olduğu ... parsel (yeni ... ada 49 parsel) sayılı taşınmazını 03.11.2006 tarihinde satış yolu ile davalı gelinine devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle dava konusu taşınmazların temlikine ilişkin işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 26.094,18 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.