Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2561 K.2025/3390
1. Hukuk Dairesi 2025/2561 E. , 2025/3390 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/93 E., 2022/400 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalılardan ...'in kendisini vekil tayin ettirdiğini, aynı gün vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak 431, 658, 2200, 3241, 3242, 3273, 7623, 7625, 751 ve 2007 parsel sayılı taşınmazlardaki payını kardeşi olan diğer davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, kendisine bedel ödenmediğini, davalıların işbirliği içerisinde olduklarını ileri sürerek davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline, mümkün olmazsa bedelin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, aşamada ölümü üzerine yargılamaya mirasçıları devam etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; davanın zamanaşımına uğradığını, vekaletnamenin sağlık raporu aldırılarak tanıklar huzurunda noterden usulüne uygun olarak düzenlendiğini, vekalet alan kişinin diğer davalı ... olduğunu, taşınmazları 3.250,00 TL’ye aldığını, 2.250,00 TL’yi hemen ödediğini, kalan 1.000,00 TL’yi de davacıya verilmek üzere kızı ...’ye verdiğini, davacının payını müstakil kullanma imkanı olmadığını, ...’de yaşamayan davacının taşınmazı işleme imkanı da olmadığı için satmak istediğini, davacının oğlu ... ve torunu ...’nin zorlaması ile davanın açıldığını düşündüğünü, anılanların davacıdan vekaletname alarak davacının başkaca taşınmazlarını da sattıklarını, dava konusu 2007 parsel sayılı taşınmazın da intikal görmeden kendisine satıldığını ancak daha sonra başkasına satıldığını, buna rağmen yakın akraba oldukları için ödediği parayı geri istemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2018/45 Esas, 2019/418 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların devir tarihindeki değerinin resmi senette gösterilen miktardan çok fazla olduğu, davalı İbrahim'in taşınmazlara 3.250,00 TL ödediği yönündeki beyanına göre davacının zararlandırılmış olduğu, davalıların kardeş oldukları, davacı ile akrabalık bağı bulunduğu, davalıların el ve işbirliği içerisinde oldukları gerekçesiyle 2007 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, satış işlemi yapılmayan 2007 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli kararının davalı ... vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/821 Esas, 2021/63 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporlarında dava konusu 2200, 431, 7623, 7625, 3241, 3242, 3273, 658, 751 parsellerin tasarruf tarihlerindeki değerlerinin toplamı 67.938,65 TL olarak tespit edildiği, resmi senet örneğinde ise satış değerinin toplamı 3.100,00 TL olarak geçtiği, davalı ...’in savunmalarında 3.250,00 TL ödediği yönünde beyanda bulunduğu, davalılar tarafından davacının zararına yönelik hareket edildiği ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli kararının davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 21.10.2021 tarihli ve 2021/1259 Esas, 2021/5884 Karar sayılı kararı ile; yargılama sırasında ölen davacı ...'nın mirasçıları tespit edilip taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanan davaların herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı, bilirkişi raporlarında dava konusu 2200, 431, 7623, 7625, 3241, 3242, 3273, 658 ve 751 parsel sayılı taşınmazların tasarruf tarihindeki değerlerinin toplamının 67.938,65 TL olarak tespit edildiği, resmi senet örneğinin incelenmesinde satış değerinin ise toplam 3.100,00 TL olarak yer aldığı, davalının da cevap dilekçesinde 3.250,00 TL ödediği yönünde beyanda bulunduğu, davalılar tarafında davacının zararına yönelik hareket edildiği ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığının sabit olduğu, davalıların kardeş oldukları ve davacı ile akrabalık bağlarının bulunduğu dikkate alındığında çıkar ve işbirliği içerisinde oldukları, bu nedenle TMK'nın 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması gerektiği dikkate alındığında bu parseller yönünden davanın kabulüne, 2007 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise satış işleminin olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların murisi ve davalıların yakın akraba olduklarını, murisin verdiği vekaletnamenin sonuçlarını kavrayabilecek durumda bulunduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını ve davacıların murisi aleyhine kazanımda bulunulmadığını, davacıların murisinin, sonrasında başka akrabalarının baskısı altında kalarak vekalet görevinin kötüye kullanıldığını iddia ettiğini, dürüstlük kuralarına aykırı davranıldığını, murisin tüm taşınmazlarının satışına ilişkin yetki verilmiş olmasına rağmen müvekkiline sadece dava konusu taşınmazları devredildiğini, tanıkların beyanlarından da taşınmazların bedelinin bir kısmının sözlü alım satım sözleşmesi kurulduğu anda murise elden verildiğinin ve kalan kısmını da murise vermek üzere murisin akrabası da olan tanığa verdiğinin sabit olduğunu, taşınmazların 3.250,00 TL’ye alındığını 2.250,00 TL’nin murise elden, kalan 1.000,00 TL’nin ise ... aracılığıyla verildiğini, tanıklardan emlak işi yapan ...’in murisin eşinden ve babasından kalan taşınmazların bir kısmının satışı için kendisini vekil tayin ettiğini beyan ettiğini, müvekkilinin taşınmazın bedelini tapuda devirden yaklaşık 6-7 yıl önce sözlü anlaşma yapıldığında verdiğini, bu tarihe göre de bedelin belirlenmesi gerektiğini, zamanaşımının geçtiğini, vekaletnamenin usulüne uygun olduğunu, vekaletnamenin İlk Derece Mahkemesince dosya arasına alınmadığını, dava konusu 2007 parsel sayılı taşınmazın da müvekkiline satılmasına ve müvekkilinin parasını ödemesine rağmen ... aracılığıyla taşınmazın başkasına satıldığını, müvekkilinin parasını istemediğini ve akraba oldukları için bir şey de demediğini, taşınmazların değerleri tespit edilirken niteliklerinin göz ardı edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; davacı ...’nun ... Noterliğinin 08.02.2011 tarihli ve 659 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile intikal ve taşınmaz satış yetkileri içerir şekilde davalı ...’i vekil tayin ettiği, ...’in anılan vekaletname uyarınca ...’nun kayden maliki olduğu 431 parsel sayılı taşınmazdaki 1/32 payını, 658 parsel sayılı taşınmazdaki 160/... payını, 2200 parsel sayılı taşınmazdaki 1/32 payını, 3241 parsel sayılı taşınmazdaki 27/512 payını, 3242 parsel sayılı taşınmazdaki 3/32 payını, 3273 parsel sayılı taşınmazdaki 27/512 payını, 7623 parsel sayılı taşınmazdaki 1/32 payını, 7625 parsel sayılı taşınmazdaki 1/32 payını ve 751 parsel sayılı taşınmazdaki 1/32 payını 11.04.2012 tarihinde davalı kardeşi İsmail’e 3.000,00 TL bedelle temlik ettiği, Tutu’nun 04.12.2020 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Mahkemenin kabul kararının, aşamada ölen davacı ...’nun vekaletnamesi kullanılmak suretiyle davalı ... tarafından davalı ...’e devredilen paylarla sınırlı olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 4.941,56 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.