Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/277 K.2025/3472
1. Hukuk Dairesi 2024/277 E. , 2025/3472 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/918 E., 2023/2363 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/180 E., 2022/99 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Av. ... ile temyiz edilen davacı vekili Av. ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; muris ...'ün yalnız olup gelecek kaygısı çektiğini, bu sebeple anti depresanlar kullandığını, bir arkadaşının dükkanında tanıştığı davalıya maliki olduğu üç adet taşınmazı satış göstermek suretiyle muvazaalı olarak devrettiğini, davalının daha sonra kendisine devredilen iki taşınmazı başkalarına sattığını, murisin davalının etkisinde kalarak mirastan mahrum bırakmak için mallarını davalıya temlik ettiğini, murisin varlıklı olup işlem tarihinde böyle bir satışa ihtiyacı bulunmadığını, davalının ise alım gücü olmadığını, murisin tüm malvarlığını bağış amacıya resmi şekil şartına uymayarak davalıya devrettiğini ileri sürerek ... ada 1 parsel 6 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tesciline, davalı tarafından devredilen taşınmazlar yönünden ise şimdilik 5.000,00 TL bedelin işleyen faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, muris ...'ün yalnız yaşamadığını, annesi ... ile ölünceye kadar birlikte yaşadığını, kendisinin emekli hemşire olduğunu, ücret karşılığı önce murisin annesi ...'e daha sonra da muris ...'e ölene kadar bakımına destek olduğunu, davacının muris ile hiç ilgilenmediğini, muris ...'ün annesi ölünceye kadar annesinin maaşı ve kendi emekli maaşı ile geçimini idame ettirdiğini, muristen elde edilen taşınmazların satışının gerçek bir satış olduğunu, kredi çekilerek bedelin ödendiğini, üç taşınmaz almadığını, devirlerin oğullarının birikimleri ile yapıldığını, muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris tarafından davalıya yapılan temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle ... ada 1 parsel 6 nolu bağımsız bölüm yönünden tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, ... ada 7 parsel 1 nolu bağımsız bölümün satılması sebebiyle dava tarihi itibariyle rayiç bedeli olan 153.300,00 TL'nin yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, ... ada 4 parsel sayılı taşınmazın muris tarafından üçüncü bir kişiye satıldığı, davalının satışa taraf olmadığı anlaşıldığından 14 parsel yönünden davanın geri alınması talep edilmişse de davalı tarafın muvafakati olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının satış bedelinin ödendiğine ilişkin savunmasının ispatının yapılamadığı, murisin ekonomik sıkıntı içinde bulunmadığı, davalının taşınmazları alabilecek bir gelirinin olmadığı, taşınmazın keşfen belirlenen değeri ile akitte gösterilen değer arasında fahiş fark bulunduğu, devirlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ATK raporu alınmadan murisin akıl sağlığı ile ilgili olumsuz değerlendirmede bulunulamayacağını, murisin temlik tarihinde ehliyetli olduğunu, murisin iradesinin taşınmazı satmak olduğunu, tanık beyanları ile bu hususun sabit olduğunu, resmi senette bedelin ödendiğinin açık olduğunu, kredi çektiği için taşınmazlara ipotek tesis edildiğini, murisin banka hesaplarının incelenmediğini, bilirkişi raporuna ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, murisin malvarlığının araştırılmadığını, satın alma gücü olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal-tescil ve bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; 1945 doğumlu muris ...’ün 22.02.2019 tarihinde ölümü ile geride tek mirasçısı davacı kardeşinin kaldığı, dava konusu ... ada 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan 14 nolu mesken nitelikli taşınmazın muris tarafından 25.11.2010 tarihinde 77.000,00 TL bedelle davalıya devredildiği, onun da taşınmazı 08.03.2011 tarihinde dava dışı 3. kişiye temlik ettiği, ... ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 nolu mesken nitelikli muris tarafından konut olarak kullanılan taşınmazın 01.04.2011 tarihinde davalıya 29.000,00 TL bedelle devredildiği, ... ada 14 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 nolu mesken nitelikli taşınmazın ise muris adına kayıtlı iken 01.04.2008 tarihinde dava dışı ...’ya devredildiği, dava dışı Çanakkale ili, ... ilçesi, ... köyü 361 (yeni ... ada 41) parsel sayılı taşınmazın ise muris adına kayıtlı iken vekaleten davalı ... tarafından 25.04.2011 tarihinde 16.000,00 TL bedelle davalının oğlu ...’e temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında dava konusu ... ada 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan 14 nolu bağımsız bölüm yerine “1 nolu” bağımsız bölüm şeklinde ve davanın reddine karar verilen ... ada 14 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 nolu bağımsız bölüm yerine “... ada 4 parsel” şeklinde bahsedilmekle birlikte İlk Derece Mahkemesinin hüküm kısmında da aynı şekilde belirtilerek karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu husuların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kamu düzeni gereği re'sen yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının hüküm fıkrasının (1-b) numaralı bendinde yer alan “1 numaralı bağımsız bölüm” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “14 nolu bağımsız bölüm” ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının (1-c) numaralı bendinde yer alan “... ada 4 parsel sayılı taşınmaz” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “ ... ada 14 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 nolu bağımsız bölüm” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.