Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2032 K.2025/3424
1. Hukuk Dairesi 2025/2032 E. , 2025/3424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, terditli tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın esastan, birleştirilen davanın usulden reddine karar verilmiş; kararın asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun vekalet ücreti bakımından kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın esastan, birleştirilen davanın usulden reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 06.06.2024 tarihli ve 2023/2681 Esas, 2024/4261 Karar sayılı kararı ile, davacı vekilinin birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine, asıl davaya yönelik yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat isteğine ilişkin olup tüm dosya kapsamından ve dinlenen tanık beyanlarından, davacının kredi temini amacıyla davalı ...'e vekaletname verdiği, vekil tarafından davacıya ait taşınmazların davalılar ... ve ...'a, bu davalılar tarafından davalı ...'e, ... tarafından davalı ...'e satış yoluyla devredildiği, satışların çok kısa aralıklarla yapıldığı, ticari faaliyetlerde bulunan davalıların uzun zamandır birbirlerini tanıdıkları, taşınmazların satış bedelinin davacıya ödendiğinin ispatlanamadığı, bedeller arasında fahiş fark bulunduğu, davacının 01.10.2013 tarihinde bakiye 36.896,50 TL ödemesi sonucu kredi borcunun kapatıldığı, 848 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki ipoteğin 03.10.2013 tarihinde fek edildiği, bu hususun daha yüksek miktarlı yeni bir kredi temin edilmesi amacına yönelik olduğu anlaşılmakla; vekil davalı ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, diğer davalılar ..., ..., ... ve ...in vekille el ve iş birliği içerisinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıkları, böylelikle son kayıt maliki davalı ...'in taşınmazları ediniminin iyiniyetli olmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, Dairemizin usul ve yasaya uygun olan bozma kararına uyularak asıl davanın kabulü ile tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile önceki kararda direnilmesi doğru değildir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.