Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4603 K.2025/3459
1. Hukuk Dairesi 2023/4603 E. , 2025/3459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1622 E., 2023/1253 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/385 E., 2021/552 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; maliki olduğu 7419 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 nolu bağımsız bölümün, kardeşi ... 'a verdiği vekaletname ile vekil ... tarafından eşi olan davalı ...’a satış suretiyle temlik edildiğini, satışın bilgi ve rızası dışında yapıldığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, kendisine herhangi bir satış bedeli ödenmediğini, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; iddiaların doğru olmadığını, davacının borcunu ödememek için bu davayı açtığını, eşi ...'ın davacıdan alacağını tahsil edemeyince Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2019/65 Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduğunu, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/383 Esas sayılı dosyası ile para alışverişinin belli olduğunu, davacının borcuna karşılık dava konusu taşınmazı vermeyi teklif ettiğini, bu amaçla ...’ı vekil kıldığını, vekaletnamenin ... adına olduğu için devrin kendisine yapıldığını, davacının isteği ile borca mahsuben devir yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava dışı vekil kardeşi ...'a 23.02.2015 tarihinde düzenleme şeklinde genel nitelikli taşınmaz satış yetkisini içerir vekâletname verdiği, vekilin dava konusu taşınmazı eşi davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiği, vekilin eşi olan davalı ...'ın vekilin davacıdan olan alacağına mahsuben devrin yapıldığı savunmasının dosya kapsamı ile sabit olmadığı, taşınmazın bedelsiz olarak alacağa mahsuben devredileceğine dair tanıkların her iki taraftan sadır görgüsünün bulunmadığı gibi davacı ile dava dışı vekil olan kardeşi arasındaki alacak-borç ilişkisinin devrin başlı başına bu ilişkiden kaynaklandığını ortaya koymayacağı, vekilin eşi olan davalının vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını bilen ve bilmesi gereken kişi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yurt dışında yaşadığı, Türkiye’deki işlerinin takibi için 23.02.2015 tarih ... nolu vekaletname ile Türkiye Cumhuriyeti sınırlarındaki taşınmazlarının satışı için kardeşi ... ’ı vekil tayin ettiği, vekil ... ’ın davacıya ait çekişme konusu 7419 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölümü 05.05.2016 tarihinde satış suretiyle davalı eşine devrettiği, keşfen taşınmazın dava tarihi değerinin 375.000,00 TL, satış tarihi değerinin ise 210.000,00 TL olduğunun belirlendiği, davalının davacının vekile olan borcu nedeniyle taşınmazın devrinin yapıldığını savunduğu ve buna ilişkin, vekilin davacıya borç verdiğine yönelik banka kayıtlarını ibraz ettiği, anılan kayıtların dava konusu taşınmazın devrinden sonraki döneme ait olduğu, başka bir deyişle davacının dava konusu taşınmazın devrinden önce dava dışı vekile borcu olduğu savunmasının sabit olmadığı, ayrıca vekilin borcuna karşılık devri yapması yönünde davacının bir talimatı bulunduğunun da ispat edilemediği, taraf tanıklarının dinlendiği, davacı tanıklarının davacının yurt dışında yaşadığını, kardeşi ...’a Türkiye’deki işlerinin takibi için vekalet verdiğini, vekil ...’ın her zaman kendisini alacaklı görmekle birlikte davacının vekile bir borcunun olmadığını, davacının satış iradesinin bulunmadığını, taşınmaz devrinden davacının haberi olmadığı gibi kendisine satış bedelinin de ödenmediğini, dava konusu taşınmazda davacının boşandığı eşinin ikamet ettiğini bildirdikleri, davalı tanıklarının ise vekil ...’ın davacıdan alacaklı olduğunu söylediğini, dava konusu taşınmazda davacının eşinin oturduğunu, temlikle ve para alışverişi ile ilgili bilgileri olmadığını, vekil ...’ın inşaat işi ile uğraştığını, eşi davalının ise ev hanımı olduğunu beyan ettiklerinin anlaşıldığı, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, davacının satış iradesinin olmadığı, vekilin davacıyı satıştan haberdar etmediği gibi satış tarihi gerçek değerin davacıya ödenmediği, taşınmazın temlikinden önceki döneme ait davacının vekile borcu olduğu savunmasının dosya kapsamı ile sabit olmadığı, davacının borca mahsuben taşınmazın devrinin yapılması yönünde bir talimatı olduğunun da ispat edilmediği, dava konusu taşınmazın devri nedeniyle zararlandırma olgusunun gerçekleştiği, vekilin vekâlet görevini kötüye kullanarak dava konusu taşınmazı eşi davalıya temlik ettiği, vekil ile davalının el ve iş birliği içinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıkları, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın davalının kötü niyetli olduğunu ispatlayamadığını, davacının davalının eşi olan abisine olan borcunu ödememek için eldeki davayı açtığını, davacının kötü niyetli olup amacının davalının eşi olan ...’ın alacak hakkını zedelemek olduğunu, davalının eşinin sürekli davacıya borç para verdiğini, ancak alacağını alamayınca Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2019/65 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini ve halen derdest olduğunu, dilekçe ekindeki video kaydında davacının ...’a olan borcunu kabul ettiğini ve bunun karşılığı dava konusu taşınmazın devredileceğini taahhüt ettiğini, yine davacının ...’la yaptığı WHATSAPP yazışmalarında da borcuna karşılık dava konusu taşınmazı devredeceğini beyan ettiğini, davacı ile ... arasında akdedilen 24.02.2015 tarihli protokolde de dava konusu evin devri için yetki verildiğini, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/383 Esas sayılı dosyası ile de davacının ...’a yüklü miktarda borcu olduğunun sabit olduğunu, davacı ve tanıkların taşınmazın devrinden haberdar olduklarını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının vekalet görevinin kötüye kullanıldığı hususunu ispat etmesi gerektiğini, davalının eşi ...’ın alacağına mahsuben dava konusu taşınmazın devredildiğine yönelik delillerin değerlendirilmediğini, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/383 Esasa sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, tüm tanıkların dinlenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’ın .... Noterliğinin 23.02.2015 tarih ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde bulunan tüm taşınmazlarını dilediği bedel ve şartlarda satışı hususunda ağabeyi olan dava dışı ... ’ı vekil tayin ettiği, vekil ...’ın da davacının maliki olduğu dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölümü 05.05.2016 tarihinde eşi olan davalı ...’a satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle tüm davalı tanıklarının dinlenmediği hususunun istinaf sebebi yapılmamış olması nedeniyle temyize de getirilemeyeceği gözetildiğinde, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 19.212,19 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.