Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5206 K.2025/3468
1. Hukuk Dairesi 2023/5206 E. , 2025/3468 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/361 E., 2023/1143 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/449 E., 2021/477 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... ada 9 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 ve 5 no'lu bağımsız bölümleri emlak işi ile uğraşan davalı ... vasıtası ile davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiğini, aradan geçen sürede davalının hileli davranışlarla kendisini oyalayarak taşınmazların bedelini ödemediğini, bilahare taşınmazları diğer davalı ...'e devrettiğini, satışa aracılık eden davalı ... ve davalı ...'ın vekili olarak satış işlemini gerçekleştiren davalı ...'ın da diğer davalılar ile birlikte el ve iş birliği içerisinde hareket ederek kendisini dolandırdıklarını, temlikin geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali adına tesciline, olmadığı takdirde bedele karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; dava konusu taşınmazları tapuya güven ilkesi çerçevesinde iyiniyetli olarak bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... süresinden sonra sundukları dilekçe ile; dava konusu bağımsız bölümleri bedelini ödeyerek satın aldıklarını, satış bedelinin bir kısmını davacının talebi üzerine borçlu olduğu kişilere banka havalesi ile kalan kısmı ise elden kendisine vermek suretiyle ödediklerini, taşınmazları yatırım amaçlı olarak aldıklarını, hilenin söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazların devrinden 4 ay sonra da davacıya ait başka bir taşınmazı satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... ve ... yönünden davanın pasif husumetten reddine, diğer davalılar yönünden ise davacının maliki olduğu dava dışı başka bir taşınmazın da devirden kısa süre sonra davalı ...’a satıldığı, davalının gayrimenkul alım-satımı işi yapması ve aldığı taşınmazın kısa süre sonra el değiştirerek davacı şirketin mülkiyetine geçtiği, davacının sermaye şirketi unvanı kapsamında basiretli tacir olması nedeniyle korunur bir menfaatinin olmadığı, beyanlarının ve iddialarının hayatın olağan akışı ile uyuşmadığı, iddianın ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinde hilenin unsurları mevcut olmayıp davacının şirket olması, taraflar arasında daha sonraki tarihlerde başkaca taşınmaz alım-satımının da yapılmış olması, davacının satış bedelinin ödenmediği yönündeki iddiasını davalının, dayandığı ve davaya konu taşınmazın davalıya devrine dair resmi satış senedi ile aynı kuvvette delille ispat etmesi gerektiği, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunduğu ve bu kapsamda yaptığı tasarrufun sonuçlarını bilmesi gerektiği, resmi akitte davacının satış bedelini aldığını beyan ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davalıların ödeme yapıldığı belirtilen hesaplarla ilgisinin olmadığını, bu hususun ödeme yapılmadığının ikrarı niteliğinde olduğunu, aldatmayı tanık beyanları ile ispat ettiğini, davalı ...’e yapılan devrin de muvazaalı olduğunu, iyiniyetli olmadığını, gerekçenin hatalı olduğunu, dava dışı ... ada 7 parsele ilişkin temliklerle dava konusu temliğin karıştırıldığını, bu taşınmazda da aynı şekilde kandırıldığını ancak iade ettiklerini, istinaf dilekçesinde ...’ın tanık olarak dinlenmesi talebinin değerlendirilmediğini, terditli talep olan gerçek bedelin ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, dava konusu 1370 ada 9 parsel sayılı taşımazda bulunan 2 ve 5 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümler davacı Şirket adına kayıtlı iken, 09.01.2019 tarihinde davalı ...’a vekaleten ... işlem yapmak suretiyle toplam 60.000,00 TL bedelle devredildiği, bilahare vekil ... tarafından taşınmazların aynı bedelle 10.01.2019 tarihinde diğer davalı ...’a devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davacının temyiz dilekçesindeki ...’nin tanık olarak dinlenilmesine ilişkin itirazının bahsi geçen kişinin tanık listesinde olmadığı gözetildiğinde dinlenmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, iddianın davacı tarafından 6100 sayılı Kanun’un 190. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddeleri uyarınca usulünce ispat edilemediği gözetildiğinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı ... vekili için 28.000,00TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.