Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3243 K.2025/3422

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3243 📋 K. 2025/3422 📅 30.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3243 E.  ,  2025/3422 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/527 E., 2024/970 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; ortak muris babaları ...'ın ölümünden sonra mirasçıların bir araya gelerek terekenin paylaşımı konusunda görüşmelere başladıklarını, görüşmeler sırasında davalıların, muristen intikal eden tarlaların toplulaştırma işlemine tabi tutulacağını, diğer taşınır ve taşınmaz malların resmi iş ve prosedürlerinin olduğunu, bu işlemlerin tek bir elden toplu şekilde yürütülmesinin daha sağlıklı olacağını, ayrıca murisin özel hastane masrafları ve benzeri işleri için 150.000,00 TL borcu bulunduğunu bu nedenle mallardan az bir kısmının üçüncü kişilere satılarak borcun ödeneceğini, işlemlerin tamamlanmasından sonra herkesin payına isabet edeni alacağını söylediklerini, bunun üzerine davalılar ... ve...'ye vekaletname verdiklerini, davalı ...'nin kendi adına asaleten dava dışı ... dışındaki mirasçılar adına vekaleten hareket ederek muristen intikal eden 33 parça taşınmazdaki paylarını diğer davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu iptali - tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar; hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davanın tamamen kötü niyetle açılıp hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taşınmazları tüm mirasçıların rızaları ile satın aldıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanları ile davacı iddialarının olaya uygun olduğu, murisin maddi durumunun yerinde olduğu, paraya ihtiyacının bulunmadığı, dava konusu taşınmazların devir tarihindeki bedelleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu, davalıların taşınmazların satış bedelini ödediğini ispatlayamadığı, davalıların vekalet görevini kötüye kullandıkları gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu iptali ve tescile karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar tarafından ortak muristen gelen taşınmazların toplulaştırma işlemlerinin yapılması için vekaletname verildiği, vekilin davacıların iradesine aykırı hareket ederek taşınmazları satış yoluyla temlik ettiği, alıcı olan davalı ...'nin vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmaz paylarının dava tarihi itibarı ile değerleri toplamı 1.381.481,00 TL olduğu halde davalının taşınmazlardaki tüm paylarının toplam değeri üzerinden davacı lehine fazla vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığı, kaydı kapalı parsel numarası üzerinden ve toplulaştırma sonucu davalının paydaş olmadığı 197 ada 4, 173 ada 5 ve 204 ada 20 parsel sayılı taşınmazlardaki paylar bakımından iptal tescile karar verilmesinin, taşınmazlarda birden fazla paydaş olduğu halde davalıya ait payların iptaline karar verilmemesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, savunmalarına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, tanık beyanları ile de ispatlandığı üzere tarafların murisin borçlarını ödemek üzere anlaştıklarını, murisin borçlarının, hastalandığında bakım ve masraflarının tamamının davalılar tarafından ödendiğini, davacıların satıştan haberdar olduklarını, devirlerden beş yıl sonra dava açan davacıların haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, bilirkişi raporunda emsal taşınmaz değerlendirmesi yapılmadığını, taşınmazların değerlerinin yüksek hesaplandığını, davanın süresinde açılmadığını, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil, mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'ın 20.07.2015 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak eşi dava dışı ..., çocukları; davanın tarafları ile dava dışı..., ... ve ...'nın kaldığı; davacılar ile dava dışı mirasçılardan ..., ... ve...'in 23.07.2015 tarihli vekaletname ile murisleri ...'ten intikal edecek taşınmazların satış yetkisini de içerir şekilde davalıları vekil tayin ettikleri, davacı ... ve dava dışı ...'nın 02.11.2015 tarihinde davalıları vekillikten azledip daha sonra 10.11.2015 tarihinde yeniden vekil kıldıkları, vekil olan davalı ...'nin kendi adına asaleten diğerleri adına vekaleten hareket ederek murisleri ...'ten intikal eden davaya konu 33 parça taşınmazdaki dava dışı ... haricindeki tüm mirasçıların paylarını 14.12.2015 tarihinde davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 70.768,97 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.