Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3531 K.2025/3410

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3531 📋 K. 2025/3410 📅 30.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3531 E.  ,  2025/3410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/730 E., 2024/1111 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; torunu olan davalı ve ailesiyle uzun yıllar aralarının açık olduğunu ancak 2019 yılında barıştıklarını, barıştıktan sonra davalının dava konusu 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kendisine devrini istediğini, taşınmazın ifrazı mümkün olursa ancak 100 m²'lik kısmını devredebileceğini söylediğini, bir süre sonra davalının kendisini tapuya götürdüğünü, taşınmazın ifraz işlemlerinin yapıldığını zannederek imza attığını, ancak 2022 yılında şüphelenip araştırma yapınca taşınmazın tamamını davalıya devrettiğini öğrendiğini, davalının hastalığından ve yaşlılığından faydalanarak taşınmazın hile ile adına tescilini sağladığını, oturduğu evin de içinde bulunduğu dava konusu taşınmazı davalıya devretmesinin söz konusu olmadığını, davalı tarafından kandırıldığını, kendisine herhangi bir bedel de ödenmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacının dava konusu taşınmazın tamamını rızası ile ve bedeli karşılığında kendisine devrettiğini, davacının daha önceden yaklaşık 50 dönümlük taşınmazını satıp parasını amcası olan diğer oğluna vermesi, ayrıca ev ve araba alması nedeniyle davacı dedesi ile uzun yıllar küs kaldıklarını, barıştıktan bir süre sonra davacının dava konusu taşınmazı kendisine satmayı teklif ettiğini, ancak icra dosyaları olduğundan parayı elden vermesini istediğini, davacı dedesine güvendiğinden satış bedelini elden verdiğini, tapuda satış başvurusunu davacıyla birlikte yaptıklarını, ancak tapuya ilk gidişlerinde taşınmaz üzerinde ... Belediyesinin şerhi bulunduğundan devrin yapılamadığını, daha sonra Belediye ekiplerinin taşınmaza gelip tespit ve değerlendirme raporu hazırladıklarını, bu işlemler yapılırken davacının da dava konusu evde olduğunu, hilenin söz konusu olmadığını, devrin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra davacı ile aralarında yine bir küskünlük oluşması üzerine davacının eldeki davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanıkların davacının dava konusu taşınmazın tamamını bilerek ve isteyerek devrettiği yönünde beyanlarının bulunduğu, davacı tarafından iddialarını ispata yarar yeterli delil sunulamadığı, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının dava konusu taşınmazın bir kısmını devretmek isterken tamamını devrettiği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, davalının davacıda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde bir eyleminin kanıtlanmadığı, HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca hata ve hile iddialarının usulünce ispat edilemediği gözetilerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davalı tarafından hile ile elinden alındığını, davalı ve ailesiyle uzun yıllar küs olup 2019 yılında barıştıklarını, davalının barıştıktan sonra dava konusu taşınmazın adına devrini istediğini, kendisinin ise tamamını satmasının mümkün olmayacağını ancak 100 m²’lik kısmı ifraz olursa satabileceğini belirttiğini, 2020 yılında davalının hastalığından ve zayıflığından yararlanarak bazı işlemler için Konya’ya gitmeleri gerektiğini belirterek apar topar kendisini tapuya götürdüğünü, tapuya gelmelerinin ifraz işlemi nedeniyle olduğunu düşündüğünü ve tapuda bu nedenle imza attığını, ancak daha sonra ısrarla davalıdan tapu belgesini istemesine rağmen davalının göndermediğini, şüphelenip araştırma yapınca taşınmazını devrettiğini öğrendiğini, oturduğu evi davalıya devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tanık beyanlarından iradesinin taşınmazın belli bir miktar kısmını devretmek olduğunun anlaşıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacının maliki olduğu 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazını 13.04.2020 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.