Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2191 K.2025/3393
1. Hukuk Dairesi 2025/2191 E. , 2025/3393 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/132 E., 2025/9 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; adına kayıtlı 4 ve 9 parsel sayılı taşınmazlarda kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak üzere davalı ...’ı vekil tayin ettiğini ancak vekilin kendisinden habersiz olarak taşınmazları diğer davalı ...’ye sattığını, satış bedelinin hem düşük olduğunu hem de kendisine bir bedel verilmediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, olmazsa davalı ...’dan bedelin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; 28.09.2018 tarihli celsede davacı vekili, seçimlik haklarını kullandıklarını ve tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istediklerini bildirmiş; 10.09.2020 tarihinde davacının ölümü üzerine mirasçıları davacı vekilini vekil tayin ederek yargılamayı devam ettirmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...; davacının dava dışı müteahhit ile çekişmeli taşınmazların satışı karşılığında da bir miktar nakit ve müteahhit adına kayıtlı iki adet dairenin devri konusunda anlaştığını, davacının talimatı üzerine taşınmazları tapuda müteahhidin gösterdiği kişiye devrettiğini ancak müteahhit yükümlülüklerini yerine getirmeyince davacının alacağından mahrum kalmamak için eldeki davayı açtığını, işlemlerin davacının bilgisinde olduğunu savunmuştur.
Davalı ...; iyiniyetli olduğunu ve satış bedelini ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli ve 2014/707 Esas, 2017/111 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamına göre davacının davalıya vekâletname vermeden önce taşınmazını iki daire ve 40.000,00 TL bedel karşılığında devretme hususunda dava dışı müteahhit ... ... ile anlaştığı, davalı ...'nin, davacının talimatı doğrultusunda taşınmazı devrettiği, verilen vekâletname kapsamında yapılan işlemde davacının zararına hareket ettiğine ilişkin dosyaya yeterli delil sunulmadığı, tazminatın tamamına yönelik istemin yerinde olmadığı ancak 40.000,00 TL'nin davalı ... tarafından davacıya verildiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı, dolayısıyla bu miktarın davalı ... tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, tapu iptali ve tescil talebinin de davalı ...'ın iyiniyetli üçüncü kişi olup aksi ispat edilemediğinden reddi gerektiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin ise davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2018 tarihli ve 2018/351 Esas, 2018/379 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların eldeki davanın açıldığı tarihten sonra dava dışı ...'a satış suretiyle devredildiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 125. maddesi uyarınca davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceklerinin sorulması, ayrıca bir kısım davacı ve davalı tanıkları dinlenilmemiş olmakla HMK’nın 196. maddesi uyarınca dinlenmeyen tanıklarla ilgili işlem yapılması suretiyle usuli eksikliklerin giderilmesinden sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli ve 2018/110 Esas, 2018/350 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin seçimlik hakkını tazminata yönelik kullandığı, davalı ...’ın vekâletnameye istinaden davacının talimatı doğrultusunda taşınmazı devrettiği, davacının zararına hareket ettiğine ilişkin yeterli delil sunulmadığı, tazminatın tamamına yönelik talebin yerinde olmadığı ancak 40.000,00 TL’nin davalı ... tarafından ... ...’den alındığı halde davacıya verildiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL'nin davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ek kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvuru ve karar harcını gönderilen muhtıraya rağmen yatırmaması sebebiyle istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2019/988 Esas, 2019/859 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 01.07.2021 tarihli ve 2019/4135 Esas, 2021/3694 Karar sayılı kararı ile; tüm dosya kapsamından, davacı vekil edenin vekaletnameyi düzenlemesindeki amacının çekişmeli taşınmazları devrederek karşılığında iki adet bağımsız bölüm ve nakit para almak olduğu sabit olmasına rağmen vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazları davalı ...’ye devrettiği, satış işlemi sonrasında vekilin satış bedelini ödediğini usulünce ispat edemediği, davacının 200.000,00 TL bedelli senedi kabul etmediği, malik ... ile dava dışı müteahhit ... ve vekilin el ve işbirliği içinde hareket ederek vekil edeni zararlandırdıkları, tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2022 tarihli ve 2021/165 Esas, 2022/1 Karar sayılı kararı ile; bozma kararındaki davalı vekil ..., malik ... ile dava dışı müteahhit ...'ın el ve işbirliği içinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıklarına yönelik tespitin Mahkemece de kabul edildiği ancak bozma kararında tapu iptali-tescil kararı verilmesi gerektiği belirtilmişse de, taşınmazın yargılama sırasında davalı ... tarafından dava dışı 3. kişilere devredildiği, davacının HMK'nın 125. maddesi uyarınca talebini tazminata dönüştürdüğü, diğer yandan bozma kararında dava dışı ara malikler ile son kayıt maliklerinin vekil edeni zararlandırdıklarına yönelik bir değerlendirme de yapılmadığı, bu nedenle tapu iptali-tescil kararı verilemediği gerekçesiyle önceki hükümde direnilerek tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL'nin davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Dairenin 10.01.2023 tarihli ve 2022/5590 Esas 2023/68 Karar sayılı kararıyla; Dairenin bozma kararında da belirtildiği üzere; davacı vekil edenin vekaletnameyi düzenlemesindeki amacının çekişmeli taşınmazları devrederek karşılığında iki adet bağımsız bölüm ve nakit para almak istediği, vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazları davalı ...’ye devrettiği, satış işlemi sonrasında vekilin satış bedelini ödediğini usulünce ispat edemediği, davacının 200.000,00 TL bedelli senedi de kabul etmediği, malik ... ile dava dışı müteahhit ... ve vekilin el ve işbirliği içinde hareket ederek vekil edeni zararlandırdıkları, ne var ki, kayden davacıya ait olan dava konusu taşınmazların davalı vekil ... tarafından 07.01.2014 tarihinde davalı ...'ye temlik edildiği, ...'nin taşınmazları dava açıldıktan sonra 25.09.2014 tarihinde dava dışı ... devrettiği, ...'nin taşınmazları 24.08.2017 tarihinde tekrar davalı ...'ye temlik ettiği, ...'nin de 12.03.2018 tarihinde taşınmazları dava dışı üçüncü kişilere devrettiği, davacı vekilinin 28.09.2018 tarihli celsede HMK'nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını tazminata hükmedilmesi yönünde kullandığı, Dairece dava konusu taşınmazların bedellerinin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulması gerekirken, tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesi doğru değil ise de el ve işbirliği içerisinde davacıyı zararlandıran davalılar için İlk Derece Mahkemesince bedelin kısmen kabulüne karar verilmesi ve kabul edilen kısım yönünden sadece davalı ...'ın sorumlu tutulması da doğru olmadığından HMK'nın 373/5 hükmü uyarınca Dairece yeni bir karar da verilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararının incelenmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2024 tarihli ve 2023/1-213 Esas, 2024/155 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince ilk kararda bahsedilmeyen yeni hususlara yer verildiği, bozmadan sonra kararın gerekçesinin değiştirilerek yeni gerekçeyle karar verildiği, “direnme” olarak adlandırılan kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma kararı sonrası ortaya çıkan yeni bir gerekçe ile oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu, kurulan bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın bozma kararını veren Özel Daireye gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Dairenin 30.04.2024 tarihli ve 2024/1760 Esas, 2024/3099 Karar sayılı kararıyla; Dairenin 01.07.2021 tarihli bozma kararında belirtildiği ve esasen İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere davacının vekaletnameyi düzenlemesindeki amacının dava konusu taşınmazları devretme karşılığında iki adet bağımsız bölüm ve nakit para almak olduğu, bu doğrultuda davalı ...'a vekaletname verdiği, ancak vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazları davalı ...’ye devrettiği, satış bedelinin ödendiğinin usulünce ispat edilemediği, davacının 200.000,00 TL bedelli senedi de kabul etmediği, vekil ..., malik ... ile dava dışı müteahhit ...'ın el ve işbirliği içinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıkları, dava konusu taşınmazların yargılama sırasında davalı ... tarafından dava dışı üçüncü kişilere devredilmesi üzerine davacı vekilinin 28.09.2018 tarihli celsede HMK'nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını tazminat yönünde kullandığı anlaşılmakla, Dairenin 01.07.2021 tarihli kararında tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmenin maddi hataya dayalı olduğu, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların dava tarihi itibarıyla belirlenen rayiç bedellerinin yasal faiziyle birlikte el ve işbirliği içerisinde bulunan davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarihi ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin vekil edenin talimatlarına uygun hareket ettiğini, zarar oluşmadığını, 40.000,00 TL verilmediği yönünden davacı tarafın iddiası olmadığını, davacı tarafın müteahhit ile kendisinin anlaştığını, davanın ... ...’e yönetilmesi gerektiğini, savcılığın soruşturmaya yer olmadığına karar verdiğini, müvekkili yönünden davanın ispat edilemediğini, davacı zarara uğramasın diye müvekkilinin ...’dan 200.000,00 TL’lik senet aldığını, müvekkilinin dürüst bir avukat olduğunu, özen ve sadakat borcunun ihlal edilmediğini, davacıyı müteahhit konusunda uyardığını, senedin takibe konulmasının mümkün olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murislerinin 06 Şubat depreminde öldüğünü, müvekkillerine usulüne uygun olarak davanın bildirilmediğini, müvekkillerinin murislerinin saygın bir iş adamı olduğunu, iki adet arsayı ... ...’den satın aldığını, bedelin düşük gösterildiğini, 400.000,00 TL bedelin ...’a ödendiğini, davacı ile ... arasındaki durumun muris tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, murisin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davalı ...’ın davacıların murisinin talimatı ile taşınmazı ...’a devretmek istediğini ancak ... arsaları müvekkillerinin murisine sattığı için ikinci bir tapu masrafı olmasın diye murise devir yapıldığını, sorumluluğu bulunan kişinin ... olduğunu, murisin diğer davalı ve ... ile çıkar birliği içerisinde hareket etmediğini, bu yönde bir beyanda bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 9.407,01'er TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davalılar ... ile ... mirasçılarından ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.