Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3587 K.2025/3384

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3587 📋 K. 2025/3384 📅 30.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3587 E.  ,  2025/3384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1627 E., 2024/852 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/599 E., 2022/69 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ..., Adile ve ... ile davalının kardeş olduğunu, tarafların muris babaları ...'ın mirasçılarından mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı biçimde düğün salonu olarak işletilen dava konusu 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'e satış suretiyle devrettiğini, davalının da bu taşınmazları karısının kardeşi diğer davalı ...'na devrettiğini, devirlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu 458 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların, muris babaları ... ile ilgilenmediği gibi davacılardan ...'in babasına vasi atanması için dava açmasından sonra murisin davacılarla görüşmek istemediğini, muris ...'nın 2014 yılında karısının ölmesinden sonra oğlu davalı ...'in yanında kaldığını, her türlü ihtiyacının oğlu tarafından karşılandığını, diğer yandan murisin sağlığında mal varlığının bir kısmını çocukları arasında paylaştırdığını, bu kapsamda davacı ...'ye 13 numaralı, davacı ...'e 8 numaralı ve davacı ...'ye 3 numaralı bağımsız bölümün bedelsiz devredildiğini, davacı ...'nin evlendiği günden itibaren murise ait evde kira ödemeden oturduğunu, davalı ...'e dava konusu taşınmazın devredilmesi nedeniyle muris ve çocuklarının katıldığı toplantı sonucunda murisin, davacı iki kızına ve dava dışı kızına 100.000,00 'er TL ve davacı ...'nin talebiyle kendisine 105.000,00 TL ödendiğini, dava dışı kızına da dükkan verdiğini, muris adına kayıtlı çok fazla taşınmazın bulunduğunu, diğer davalı ...'nun tapuya güvenen iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, murisin davacı olan kızlarına öncelikle ikamet etmeleri için birer ev ve oğlu olan davalıya da işletmesi için düğün salonu niteliğindeki taşınmazların tapularını devrettiği, bu şekilde öncelikle acil ihtiyaçlarını karşılar nitelikte maddi anlamda onlara destek olmaya çalıştığı kanaatinin oluştuğu, yine zaman zaman başkaca ürün getiren taşınmazlarından hasılat elde ettiğinde gelen parayı da çocuklarına paylaştırdığı, yine düğün salonunun muhtemelen daha değerli olması sebebi ile murisin kız çocuklarına 100.000,00 'er TL verdiği, her ne kadar ölümünden bir süre önce davacı kızları ile arası bozulmuş ise de bunun sebebinin, kızı ...'in kısıtlanması içen dava açması olup bu dava tarihinin 26.12.2017 yani taşınmazın devrinden çok sonra olduğu, böylece devir tarihinde aralarında hiçbir problem olmadığı, zaten bu dava açıldıktan 8 ay kadar sonra da murisin öldüğü, adına kayıtlı halen devredilmeyen birçok taşınmazı bulunan murisin davacı çocuklarından mal kaçırma kastı ve amacı ile hareket etmediği, gerçek iradesinin sağlığında bazı mallarını tüm çocuklarının istifadesine bırakmak olduğu, davalı ... ise, taşınmazı satın alan kişi olup murisin sağlığında bu işlemin gerçekleştiği, davalı ...'a yapılan devir işleminde muvazaa olmadığı kabul edildiğinden, ...'na yapılan devir işleminin de iptalinin talep edilemeyeceği belirtilip sonuç olarak sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin devredilmeyen birçok taşınmazı bulunduğu, murisin davacı çocuklarından mal kaçırma kastı ve amacı ile hareket etmediği, gerçek iradesinin 4 kızı ve 1 erkek çocuğu arasında sağlığında mallarının bir kısmını paylaştırmak olduğu, davacılara geçen taşınmazlar bulunduğu, devirlerin davacı mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olmayıp paylaştırma iradesi ile hareket edildiği, böylece muvazaa iddiası kanıtlamadığından davanın reddine yönelik Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tanıkları ve bir kısım davalı tanıklarının beyanlarından dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak davalı ...'e satış suretiyle devredildiğinin açık olduğunu, dava açılmasından kısa bir süre sonra diğer davalı ...'un şirket kurmasının muvazaayı gizleme amacı taşıdığını, murise ait 9.000.000,00 TL'nin davalı ... tarafından harcandığını, muris adına kayıtlı taşınmazların oldukça değersiz olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1938 doğumlu ...'ın 14.02.2018 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak kızları davacılar ..., Adile, ... ile oğlu davalı ... ve dava dışı kızı ...'nin kaldığı; murisin ölmeden önce 17.03.1997 tarihinde 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'e satış suretiyle devrettiği, davalı ...'in dava konusu bağımsız bölümleri diğer davalı ...'a 19.07.2012 tarihinde satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.