Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3889 K.2025/3403
1. Hukuk Dairesi 2024/3889 E. , 2025/3403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2741 E., 2024/1145 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; 27.03.2006 tarihinde muris ... tarafından 1106 ada 134 parseldeki 5 nolu bağımsız bölümün, aynı taşınmazdaki teras katın 1/3 payının, 975 ada 19 ve 1122 ada 42 parsel sayılı bağ vasıflı taşınmazların davalıya devredildiğini, 17.05.2006 tarihinde muris ... tarafından da 2431 ada 13 parseldeki asma katlı dükkanın, 2431 ada 13 parseldeki 6 nolu bağımsız bölümün davalıya temlik edildiğini, söz konusu devirlerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murislerin bu taşınmazları satma ihtiyaçları olmadığı gibi davalının da alacak ekonomik gücünün bulunmadığını, davalının ailenin tek erkek evladı olduğunu, davalıya muris ... tarafından ev, dükkan, arsa ve araba da satın alındığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı adına kayıtlı tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile aynı oranda davacılar adına tesciline, mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; cevaba cevap dilekçesinde, iptal-tescil taleplerinin kabul edilmemesi halinde miras paylarının denkleştirilmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacıların devirlerden haberdar olduklarını, davalının 1974 yılından beri ticaret ile uğraşmakta olduğunu, ticari kazancıyla geçimini sağladığı gibi anne ve babasına da maddi manevi destek olduğunu, murislerin tüm bakımlarını üstlendiğini, davacılara da her iki muris tarafından taşınmaz temlik edildiğini, temliklerin mal kaçırmak amaçlı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, saklı paya tecavüz edilen miktarın 6.281,95TL olduğu, ancak sadece davacılardan ... yönünden bu miktarın belirlendiği, esasında murislerin davaya konu olan taşınmazlar dışında başka taşınmazların da mevcut olduğu, bir kısmının davacılara devredildiği, amacın mal paylaştırma olduğu, bu haliyle sadece saklı payın ihlal kısmı talebinin mümkün olduğu gerekçesi ile tapu iptali ve tescil talebinin reddine, saklı pay yönünden ise davanın davacı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalı ... lehine davalı aleyhine kabul kararı verilen miktarın 6.281,95 TL olduğu, verilen bu kısmen kabul kararına karşı davalı tarafından kabul edilen miktar yönünden istinaf talebinde bulunulmuş ise de davalı bakımından kabul edilen miktarın hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/(2). maddesinde yazılı kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında kaldığı, bu miktar dikkate alındığında davalı tarafın istinaf isteğinin davalı yönünden kesin karara yönelik olup kesinlik sınırı dikkate alınarak davalının istinaf isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği; murisler... ile ...'nun ortak irade ile miraslarını mirasçılarına paylaştırma kastıyla hareket ettikleri, mal kaçırma kasıtlarının bulunmadığı anlaşılmış olmakla İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın her iki davacı açısından tapu iptali ve tescil talebi bakımından reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, muris muvazaası olgusu ispatlanamadığından ve yapılanın paylaştırma olması nedeniyle terditli talepler yönünden de davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olduğu gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine; davalının istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ...'ın saklı payı ihlal edildiği için tazminata hükmedildiği halde murisin paylaştırma iradesiyle hareket ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin kararı kendi içerisinde çelişkili hale getirdiğini, ayrıca saklı payın ihlal edilmiş olmasının murisin paylaştırma amaçlı hareket etmediğini gösterdiğini, davalıya yapılan devirlerin bedelsiz olduğunu, davalının da bu hususu ikrar ettiğini, davalının cevap dilekçesinin büyük bölümünde adaletli bir paylaşım yapıldığından bahsettikten sonra muris ... tarafından davacının oğlu ...’e satılan taşınmazın muvazaalı olarak devredildiği iddiası ile Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/78 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını belirttiğini, bu durumun adaletli paylaşım iddiası ile çeliştiğini, davalı tarafından anılan dosyaya verilen dilekçelerde murisin ekonomik olarak sıkıntısının olmadığı, paraya ihtiyacının bulunmadığı, geçimini sağlayacak maaşı ve kira gelirleri olduğu, taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığının dile getirildiğini, o halde davalıya yapılan devirlerin bağış olduğunun açık olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, saklı payın ihlal edilmemiş olmasının işlemi muris muvzaası yönünden geçersiz olmadığı anlamına gelmeyeceğini, kaldı ki tenkis hesaplamasının da hatalı olduğunu, murislerin paylaştırma amaçlı hareket etmediklerini, davalıyı kız çocuklarından üstün tuttuklarını, eşlere yapılan bir devir bulunmadığından geçerli bir paylaştırmadan da söz edilemeyeceğini, davacı lehine hükmedilen saklı pay miktarının düşük olduğunu, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’nun 25.03.2010, eşi muris ...’nun 31.12.2014 tarihinde öldüğü, geride davacı kızları ... ve ... ile davalı oğlu ...’ın mirasçı olarak kaldığı, muris ...’in 1106 ada 134 parseldeki 5 nolu bağımsız bölüm ile 6 nolu bağımsız bölümün 1/3 payını ve 975 ada 19 parsel sayılı taşınmazını 27.03.2006 tarihinde; muris ...’nın 1122 ada 42 parseli 27.03.2006 tarihinde, 2431 ada 13 parseldeki 1 ve 6 nolu bağımsız bölümleri 17.05.2006 tarihinde satış suretiyle davalıya devrettikleri anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle dava dilekçesinde dava konusu edilmeyen terditli denkleştirme talebinin cevaba cevap dilekçesiyle veya ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı gözetildiğinde davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.