Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2174 K.2025/3435
1. Hukuk Dairesi 2024/2174 E. , 2025/3435 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26.12.2013
Mahkemece verilen karar, asıl ve birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar ... ve müşterekleri dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların geldisi olan 3 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören ... 1928 tarihli ve 291 sıra numaralı tapu kaydının müşterek murisleri ...’ya ait olduğunu, bilahare taşınmazın 113 ilâ 787 parsel sayılı taşınmazlara ifraz gördüğünü bu arada murislerinin 3 parsel sayılı taşınmazdaki hakkının ketmedildiğini, murisin hakkının dava konusu 294 ve 295 parsel sayılı taşınmazlarda kaldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile murisin eski tapu kaydındaki mirasçılık ve malik olma durumuna göre yeniden adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davacılar ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların geldisi olan 3 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören ... 1928 tarihli ve 297 sıra numaralı tapu kaydının müvekkillerinin müşterek murisleri ...’e ait olduğunu, taşınmazda murise 234.000,00 metrekareye isabet eden pay verilmesi gerekirken her nasılsa 35.240,00 metrekareye isabet eden pay verildiğini ileri sürerek dava konusu 294 ve 295 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkillerine 234.000,00 metrekarelik pay isabet edecek şekilde tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
3. Davacı Hazine vekili müdahale dilekçesinde; Mahkemenin 1970/317 Esas sayılı dosyasında 3 parsel sayılı taşınmazdan ifraz olunan taşınmazların deniz kumluğu olduğunu ileri sürerek dava açtıklarını, eldeki davanın da bu davayı beklemesi gerektiğini ileri sürerek davaya müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların taşınmazlardaki paylarını müvekkiline sattığını, bu sebeple davacı tarafça taşınmazların vergisinin müvekkili tarafından ödenmesi gerektiği hususunda dilekçe verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Asıl ve birleştirilen davada davalı...vekili cevap dilekçesinde; davacıların taşınmazlardaki paylarını müvekkiline sattığını, bu nedenle 295 parsel sayılı taşınmazın adına tescil edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Dahili davalı...Toplu Konut Yapı Kooperatifi vekili müdahale dilekçesinde; eski 3 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan bir kısım taşınmazların üzerine davalılardan satın alındıktan sonra 88 konuttan oluşan bir site kurulduğunu, bu tarihten 6 yıl sonra ise taşınmazlar üzerine tedbir konulduğunu belirterek davaya asli davalı sıfatıyla müdahil olarak kabul edilmelerini ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazların evvelinin 1928 yılında oluşturulduğu ancak davacıların dava konusu taşınmazları o günden bu yana hiç kullanmadıkları, kullandıklarına ilişkin herhangi bir delil ibraz edemedikleri, keşifte dinlenilen yerel bilirkişilerin de bu yönde herhangi bir beyanda bulunamadıkları, taşınmazların geldiği kök taşınmazın tespitine esas tapu kaydının hudut itibari ile daha geniş bir alanı kapsadığı, bu geniş alanda hisse itibari ile davacıların kullandıkları kısımların tespit edilemediği, öte yandan taşınmazların yapılan imar uygulaması sonucu bir çok parsellere ayrıldığı, bu parsellerden bir çoğunun da kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle Mahkemenin 1988/250 Esas ve 1992/41 Karar sayılı ilamı ile kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle kesinleştirilerek tapuda terkin işlemlerinin yapıldığı, yine davacılar vekilinin 30.12.2004 tarihli celsede yargılama aşamasında satılan parsellerin yeni maliklerine karşı açmış olduğu davalarından vazgeçtiklerini beyan ettiği, davacıların hak iddia ettikleri taşınmazların yapılan imar uygulaması sonucu parsellere bölündüğü ve bu parselleri elinde bulunduran yeni maliklerin iyi niyetli üçüncü, beşinci tapu malikleri olduğu gerekçesiyle davalılar ... mirasçıları ile...aleyhine açılan davanın esastan reddine, davacı vekili 30.12.2004 tarihli celsede yargılama aşamasında satılan parsellerin yeni maliklerine karşı açmış olduğu davadan vazgeçtiğinden diğer davalılar aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, müdahil Hazinenin açmış olduğu davanın ise kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından, dava konusu taşınmazların müvekkillerinin tapulu yerleri olduğunu, Bafra’ya göç etseler de taşınmazları kiraya vererek zilyetliklerini sürdürdüklerini beyan ettiklerini, taşınmazların eski tapu kayıtları kapsamında kaldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda Karasu ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 3 parsel sayılı 11.708.725,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı uyarınca ... oğlu ... ve müşterekleri adına “Ağnam Merası” vasfı ile tespit ve tescil edilmiş; bilahare tapu kayıt maliklerinin başvurusu üzerine taşınmaz Tapulama Komisyonunca 13 ve 14 nolu paftalarda belirlenen dava konusu ve dava dışı parsellere ayrılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, mahallinde 29.12.1973, 14.09.1990 ve 18.06.2002 tarihinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına, dosya arasında bulunan ... İtiraz Komisyonu Başkanlığına hitaben yazılan 23.03.1959 tarihli dilekçe içeriğine göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada bir kısım davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada bir kısım davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 587,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada bir kısım davacılardan alınmasına,
Dosyanın Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.