Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3509 K.2025/3431

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3509 📋 K. 2025/3431 📅 30.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3509 E.  ,  2025/3431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/129 E., 2024/27 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar ... vekili, ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakan ...'ın maliki olduğu 63 ada 176 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak inşaata ilişkin olarak müteahhit ... ile düzenleme şeklinde taşınmaz satış ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, mirasbırakanın yurt dışında yaşadığını, zaman zaman rahatsızlandığını, yapmış olduğu sözleşmenin yerine getirilebilmesi için çocukları ..., ... ve ...'a birlikte ve ayrı ayrı hareket edebilecekleri vekaletname verdiğini, vekaletnamede mirasbırakanın kendisine kalan bağımsız bölümlerin kendi adına, müteahhide kalan bağımsız bölümlerin müteahhide veya onun haricen satmış olduğu kişilere devredilmesinin belirtildiğini, davalı ...'ın 13, 14, 16, 17 ve 2 nolu bağımsız bölümleri kayınbiraderi olan davalı ...'a devrettiğini, o da kendisine devredilen taşınmazlardan 2 nolu bağımsız bölümü diğer davalı ...'e temlik ettiğini, bu devirler ile ilgili mirasbırakana veya diğer mirasçılarına hiçbir bedel ödenmediğini, tapudaki satış değerlerinin çok düşük gösterildiğini, vekaletnamenin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı olan taleplerinin kabul edilmemesi halinde, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak mirasbırakan ile davalılardan ... arasındaki vekaletname ile eş ve diğer çocuklardan mal kaçırma durumunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tescilini, olmazsa şimdilik 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini istemişler, dava dışı mirasçı ...’in davaya muvafakatine ilişkin muvafakatname sunmuşlardır.
II. CEVAP
Davalı ..., dava konusu 2 numaralı bağımsız bölümü 139.000,00 TL bedelle satın aldığını, bedelin banka hesabına yatırıldığını, tapuya güvendiğini, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; dava konusu 13, 14 ve 2 nolu bağımsız bölümleri 115.000,00 TL bedelle satın aldığını, 50.000 EURO mirasbırakana verilmek üzere davalı ...’ye elden verildiğini, maliki olduğu taşınmazı satarak ve birikimlerini ekleyerek satın aldığını, mirasbırakanın İstanbul’daki dört dairesini satarak parasını kızlarına verdiğini, 16 ve 17 nolu dairelerin adına kayıtlı olmasının, mirasbırakanın verdiği vekaletnamede satış yetkisi olmasına rağmen satın alma yetkisi olmadığından önce güvendikleri kişilere devir yapılmak istendiğini, dava dışı 15 nolu dairenin de aynı şekilde ...'ın kayınpederi...'a devredildiğini, 16 nolu bağımsız bölümün ...’ye, 17 nolu bağımsız bölümün ...’ya verileceğini ancak henüz almak istemediklerini, vekaletin kötüye kullanıldığı iddiasının tamamen asılsız olduğunu, gerçekte ise vekaletnamede satın alma yetkisi bulunmadığından güven ilkesine dayanılarak bu şekilde işlemler yapıldığını, dava dilekçesindeki hususları kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davalı ... tarafından 16 ve 17 nolu bağımsız bölümler yönünden satın alma iradesi olmadığının ikrar edildiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, dava konusu 2, 13 ve 14 nolu bağımsız bölümler yönünden satışın gerçek olduğu, davalı ... ve ...’ın iyiniyetli olduğu, bedelin vekil tarafından mirasbırakana ödenmediği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; mirasbırakanın vekalet vermesindeki amacın müteahhitle sözleşme yapılmasını temin etmek olduğu, tanık olarak dinlenen müteahhidin bu hususu doğruladığı, davalı ...’ın 16 ve 17 nolu bağımsız bölümün devrinde vekalet görevini kötüye kullandığı yani taşınmazları terekeye geçirmesi gerekirken kendi uhdesinde bıraktığı, 2 nolu bağımsız bölüm bakımından davalı ...'in kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanmadığı, davalı ...'ın akraba olmasının tek başına kötüniyeti göstermediği, bedel ödemiş olduğuna dair deliller sunduğu, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin kararının süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.04.2023 tarihli ve 2022/5490 Esas, 2023/2027 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 63 ada 176 parsel sayılı taşınmazda bulunan 16 ve 17 nolu bağımsız bölümler yönünden tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, aynı yer 2 nolu bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil isteğinin reddi ile davalı ... yönünden taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden tazminata karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından bahsedilmiş; mirasbırakanın amacının dava konusu taşınmazda yapılacak inşaattan adına düşecek bağımsız bölümlerin kendi adına tescili, bilahare mirasçıları arasında kendisi tarafından paylaştırılması olduğu, taşınmazları satma iradesinin bulunmadığı, davalı ...’ın vekil ...’nin kayınbiraderi olması da gözetilerek, mirasbırakan ...’nin taşınmazların satılmasına ilişkin iradesi olmadığını, vekaletin taşınmazların adına tesciline ilişkin verildiğini, yani vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilebilecek konumda olduğu gerekçesiyle dava konusu 13 ve 14 nolu bağımsız bölümler yönünden de tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle 176 parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu 13, 14, 16 ve 17 nolu bağımsız bölümler yönünden tapu iptal-tescile, 2 no.lu bağımsız bölüm bakımından davalı ... yönünden (tapu iptal - tescil) talebin reddine, tazminat isteminin kabulü ile davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'nin itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini, vekaletnamenin kötüye kullanılmadığını, murisin iradesine uygun davranıldığını, davacıların işlemlerden haberdar olduğunu, ... yönünden tapu iptal-tescile ilişkin hüküm tesis edilemeyeceğini, dava tarihine göre tazminat hesabının hatalı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davalının kötüniyetli olduğu şeklindeki kayın hısımlığına dayalı varsayımın adil olmadığını, taşınmazların değerlerine ilişkin bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, salt bedeller arasındaki oransızlığın satışın gerçek olmadığının göstergesi olmadığı gibi, davalının vekaletin kötüye kullanıldığını bildiğinin göstergesi de olmadığını, davalının tüm yargılama giderlerine ortak edilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalıya 16 ve 17 nolu bağımsız bölümler açısından yargılama giderlerinin yüklenmesinin hatalı olduğunu, karşı vekalet ücreti hesabında hiçbir oranlama yapılmadan davalı ... ile diğer davalı ...'ın eşit olarak sorumlu tutulduğunu, diğer yargılama giderleri açısından da oranlama yapılmadığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı ... vekilinin yargılama giderlerine ilişkin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; dava konusu 13, 14, 16 ve 17 nolu bağımsız bölümler yönünden tapu iptal - tescile, 2 nolu bağımsız bölüm yönünden ise tazminat isteminin kabulü ile hükmedilen 75.564,96 TL tazminatın davalı ...'den tahsiline karar verildiği, iptal-tescile hükmedilen taşınmazlar yönünden davalılar ... ve ...'nin birlikte sorumlu oldukları, tazminattan ise davalı ...'nin tek başına sorumlu olduğu, buna göre yargılama giderlerinin sorumlu oldukları değerlere göre oranlanması gerektiği halde, yargılama giderlerinin tamamından davalıların birlikte sorumlu tutulmaları doğru değil ise de anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının;
Hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "4- Alınması gerekli (tapu iptal kararı verilen bağımsız bölümlerin değeri ve hükmedilen tazminat miktarına göre dava değeri 764.132,56) 52.197,89 TL nispi harçtan peşin alınan 341,55 TL harç ile 8000 TL ile 3000 TL tamamlama harcı mahsup edildikten sonra kalan 40.856,34 TL harcın; 36.815,64 TL'sinin davalı ... ve davalı ...'dan, bakiye 4.040,70 TL'sinin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, " cümlesinin eklenmesi,
Hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "5-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tespit edilen 112.978,56 TL vekalet ücretinin; 101.804,98 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan, bakiye 11.173,58 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine," cümlesinin eklenmesi,
Hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "6-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 11.639,15 TL harç (başvurma harcı, peşin harç, tamamlama harcı, vekalet harcı, keşif harcı) ile 2.569,80TL yargılama gideri (tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti) olmak üzere toplamda 14.208,95 TL yargılama giderinin; 12.803,68 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan, bakiye 1.405,27 TL'sinin ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine," cümlesinin eklenmesi,
suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın Maçka Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.