Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/476 K.2025/3398
1. Hukuk Dairesi 2025/476 E. , 2025/3398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 23.12.2024
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; bir kısım davalılar vekilleri tarafından, ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; kendileri ve davalıların büyük dedeleri ...’un ölümü ile geriye mirasçı olarak ..., ... ve ...’in kaldığı, ... oğlu ...’in ölümü ile de geriye mirasçı olarak ..., ... ve ...’nın kaldığını, ...’nın ölümüyle geriye mirasçı olarak kendileri ile ..., ... ve ...’ın kaldığını, ...’nin kocası ...’in ... oğlu ...’nın mirasçısı olduğunu, bu nedenle kendilerinin hem babaları ... hem de anneleri ... oğlu ... kızı ... nedeniyle büyük dedeleri ...’un mirasçısı olduklarını, dava konusu 24, 27, 34, 35, 38, 39, 40, 44, 45, 46, 50, 53, 61, 64, 69, 82, 86, 92, 94, 99, 101, 102, 107, 108, 109, 114, 117, 120, 123, 127, 131, 133, 134, 143, 151, 156, 161, 162, 163, 168, 170, 171, 172, 175, 179, 183, 184, 192, 193, 197, 199, 201, 206, 208 ve 210 parsel sayılı taşınmazların murisleri ... oğlu ... adına kayıtlı iken kadastro çalışmalarında ... mirasçılarından ... ketmedilerek taşınmazların ölü ... ve ... adına tespit ve tescil edildiğini, 27, 38, 44, 69, 82, 86, 92, 94, 101, 108, 117, 123, 133, 134, 156, 161 ve 162 parsel sayılı taşınmazlarda malik olarak görünseler de bu payların babaları ... oğlu ... mirasçısı olan ...’ten geldiğini, anneleri ...’den pay gelmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1977/81 Esas, 118 Karar sayılı veraset ilamı uyarınca ... payı oranında iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
2003/236 Esas sayılı davada davacılar; asıl davadaki gerekçelerle ... köyü 111 parsel sayılı taşınmaz ile ... köyü 120 ve 262 parsel sayılı taşınmazların ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1977/81 Esas,118 Karar sayılı veraset ilamı uyarınca ... payı oranında iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, davacılar vekili 26.11.2004 tarihli dilekçe ile 222 parsel yerine sehven 262 parsel yazıldığını, bu şekilde parsel numarasını ıslah ettiklerini bildirmiştir.
2005/102 Esas sayılı davada davacılar; asıl davaya konu taşınmazların ve 222 parsel sayılı taşınmazın kendilerine ve davalılara kök muris ... oğlu ... ve ... kızı ...’tan kaldığını, ... ve ...’ın ölümü üzerine geriye çocukları ... ve ...’nın kaldığını, dava konusu taşınmazlardaki ... payının tek kızı ...’ya bırakıldığını, ...’ın ... isimli de kızı olduğunu, ...’nin ...’tan gelen payını alamadığını, yolsuz tescil yapıldığını ileri sürerek yolsuz tescilin tashihi ile dava konusu taşınmazların ... kızı ve ... kızı ... paylarının ibraz edilen veraset ilamları uyarınca tashihine karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Birleştirilen 2005/102 Esas sayılı davada davalılar ..., ..., ..., ... ve ...; dava değerinin düşük gösterildiğini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
..., ..., ..., ... ve ... 07.07.2004 tarihli dilekçe ile; ... ve ...’tan olan ...’ın 1998 yılında idari kayıt düzeltme ile ... olan eşinin ... olarak düzeltildiği, bu düzeltmenin gerekçesinin ve kaynağının meçhul olduğunu, 1977/81 Esas sayılı veraset ilamının iptali için dava açtıklarını belirterek davaya davalıların yanında katılmak istediklerini bildirmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.07.2007 tarihli ve 1997/249 Esas, 2007/160 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 11.07.2007 tarihli kararının bir kısım davalılar tarafından temyizi üzerine Dairenin 26.03.2008 tarihli ve 2008/1977 Esas, 2008/3786 Karar sayılı kararı ile; kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 02.07.2008 tarihli ve 2008/243 Esas, 2008/353 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 02.07.2008 tarihli kararının bir kısım davalılar tarafından temyizi üzerine Dairenin 09.05.2013 tarihli ve 2013/3280 Esas, 2013/7280 Karar sayılı kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 186. maddesine aykırı davranıldığı ve eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 23.12.2024 tarihli ek karar ile davalı ... vekilinin temyiz başvuru talebinin HMK’nın 346/1 hükmü gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kadastro öncesi nedene dayandığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, ketmi verese koşullarının oluşmadığını, bazı müvekkillerinin üçüncü kişilerden satın aldığı payların da iptal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, tebligat yapılan adreste müvekkilinin hiç ikamet etmediğini, MERNİS adresine bakılması halinde durumun anlaşılacağını, kabulüne karar verilen taşınmazlar yönünden Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2023/4106 Esas ve 2024/1212 Esas sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıların kök murislerinin kadastro tespitinden önce öldüğünü, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiş, ek kararın da hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabulüne karar verilen taşınmazlar yönünden Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2023/4106 Esas ve 2024/1212 Esas sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıların kök murislerinin kadastro tespitinden önce öldüğünü, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, mirasçı gizlenmesi değil az pay verilmesi durumu olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, diğer davalıların şahsen aldıkları taşınmazların da dava konusu edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl ve birleştirilen davalarda taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalı ... adına “... Köyü .../Diyarbakır” adresine yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla 23.12.2024 tarihli temyiz başvurusu talebinin yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın yerinde olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur.
Dosya içeriğinden, temyize konu taşınmazlardan;
1. 27 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/121 Esas, 1970/26 Karar sayılı ilamına istinaden 14.05.1970 tarihli 88 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
2. 38 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/127 Esas, 1970/24 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 400 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
3. 44 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/131 Esas, 1970/28 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 401 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
4. 69 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/139 Esas, 1970/29 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 402 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
5. 82 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/147 Esas, 1970/4 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 403 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
6. 86 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/150 Esas, 1970/30 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 404 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
7. 92 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/152 Esas, 1970/23 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 405 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
8. 94 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/153 Esas, 1970/27 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 406 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
9. 101 parsel sayılı taşınmazın 09.10.1956 tarihinde kadastro tespitinin yapıldığı, itiraz üzerine Komisyonun 15.02.1967 tarihinde karar verdiği, Komisyon kararının kesinleşmesi üzerine 27.11.1968 tarihli ve 693 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
10. 108 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 26.10.1979 tarihli ve 1967/157 Esas, 1970/186 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 407 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
11. 117 parsel sayılı taşınmazın 10.10.1956 tarihinde kadastro tespitinin yapıldığı, itiraz üzerine Komisyon’un 03.07.1972 tarihinde karar verdiği, Komisyon kararının kesinleşmesi üzerine 01.10.1973 tarihli ve 397 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
12. 123 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/160 Esas, 1970/11 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 408 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
13. 133 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/164 Esas, 1970/17 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 409 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
14. 134 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/165 Esas, 1970/25 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 410 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
15. 156 parsel sayılı taşınmazın 13.10.1956 tarihinde kadastro tespitinin yapıldığı, itiraz üzerine Komisyonun 20.02.1967 tarihinde karar verdiği, Komisyon kararının kesinleşmesi üzerine 22.11.1968 tarihli ve 677 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
16. 161 parsel sayılı taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 02.02.1970 tarihli ve 1967/173 Esas, 1970/7 Karar sayılı ilamına istinaden 05.10.1973 tarihli ve 411 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
17. 172 parsel sayılı taşınmazın 22.10.1956 tarihinde kadastro tespitinin yapıldığı, itiraz üzerine Komisyonun 04.04.1967 tarihinde karar verdiği, Komisyon kararının kesinleşmesi üzerine 26.11.1968 tarihli ve 690 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği,
18. 222 parsel sayılı taşınmazın 22.10.1951 tarihinde kadastro tespitinin yapıldığı, tapuya 26.10.1960 tarihli ve 132 yevmiye numaralı işlem ile tescil edildiği,
19. 262 parsel sayılı taşınmazın eski 120 parsel sayılı taşınmaz olduğu, Tapulama Mahkemesi kararı ile ifraz olan taşınmazdan oluşan 262 parsel sayılı taşınmazın 03.10.1970 tarihli ve 273 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davaların hiç bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman için açılacağı kuşkusuzdur. Bunun istisnalarından birisi ise mirasbırakanın kadastro tespitinden önce ölmesi halidir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesine (766 sayılı Kanun’un 31/2 hükmüne) göre, kadastro tespit tarihinden önceki sebebe dayalı olarak tespit tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık süre geçmiş ise, açılan davanın dinlenemeyeceği öngörülmüştür.
Somut olayda; davacıların payında hakları olduğunu iddia ettikleri ...’nın (...) ve ...’ın temyize konu taşınmazların kadastro tespit tarihlerinden önce öldükleri, anılan taşınmazların kadastro tespitlerinin 1970’li yıllarda kesinleştiği, asıl davanın 16.10.1997, 2003/236 Esas sayılı birleştirilen davanın 15.05.2003 ve 2005/102 Esas sayılı birleştirilen davanın 08.03.2005 tarihinde, kadastro tespitlerinin kesinleşmesi üzerinden 10 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı, davacıların dava hakkının temelinde yatan hukuki sebebin tespitten önceki döneme rastladığı gözetildiğinde ketmi verese nedenine dayalı olarak davanın kabulüne karar verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca; asıl ve birleştirilen davaların açıklanan nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilmeksizin işin esasına girilerek bir kısım taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkemenin 23.12.2024 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.