Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2274 K.2025/3412

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2274 📋 K. 2025/3412 📅 30.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2274 E.  ,  2025/3412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/135 E., 2024/273 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Almanya’da yaşadığı dönemde maliki olduğu 152 ada 95 parseldeki 18 nolu bağımsız bölümle ilgili işlerin yapılması amacıyla davalı ...’ü vekil tayin ettiğini, ancak davalı vekil ...’ün bilgisi ve rızası dışında taşınmazı eşi olan diğer davalı ...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, ...’nin de yakın arkadaşı ve komşusu olan diğer davalı ...’e devrettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiğini, kendisine herhangi bir bedel de ödenmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihi itibarıyla tespit edilecek rayiç değerinin yasal faiziyle birlikte davalı ...’ten tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ...; iddiaların doğru olmadığını, davacının arkadaşları olan dava dışı ... ve ...’ın inşaatını yaptığı binadan bedelini ödeyerek iki adet daire satın aldıklarını, ancak anılan kişilerin inşaatı tamamlayamadıklarını, bunun üzerine satın aldığı iki adet dairenin dava dışı ... adlı kişiye devredilmesi karşılığında yeni yapılacak bir binadan kendilerine üç adet daire verilmesi ve teminat olarak da inşaat bitimine kadar çekişmeli taşınmazın kendilerine devredilmesi konusunda anlaştıklarını, bu doğrultuda davacının davalı ...’e vekaletname verdiğini ve dava konusu taşınmazın davalı ...’ye devredildiğini, dava dışı ...’in yeni yapacağı binanın inşaatını bitirememesi nedeniyle dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında diğer davalı ...’e devrettiklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Diğer davalı ...; davacı ile diğer davalılar arasındaki ilişkiyi bilmediğini, dava konusu taşınmazı gezip görerek ve bedelini ödeyerek satın aldığını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2017/574 Esas, 2019/63 Karar sayılı kararı ile; davalı vekil ...’ün vekalet görevini kötüye kullandığı, vekilin eşi olan ilk el konumundaki diğer davalı ...’nin de durumu bilerek hareket ettiği, ancak son kayıt maliki davalı ...’in kötüniyetli olduğu iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle tapu iptal-tescil isteğinin reddine, tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli 2019/1181 Esas, 2019/1317 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; “...davalı vekil ...’ün vekalet görevini kötüye kullandığı, vekil ile ilk el davalı ...’nin el ve iş birliği içerisinde hareket ettikleri, ne var ki ikinci el konumundaki davalı ...’nın iktisabında iyi niyetli olup olmadığı hususunda hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı bulunmadığına değinilerek tapu iptali ve tescil isteği yönünden taraf tanıklarının ayrıntılı biçimde yeniden dinlenmesi, davalı ...’in taşınmaz bedelini ödeyip ödemediği, diğer davalılar ... ve ...’nin iş yeri komşusu olup olmadığı, davalı ...’in yeğeninin Osmaniye’de okuyup okumadığı hususlarında gerekli araştırmanın yapılması, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek davalı ...’in TMK′nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacağının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin temyiz itirazının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2023 tarihli ve 2021/128 Esas, 2023/66 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, vekil olan davalı ...’in vekalet görevini kötüye kullandığı, davalı ... ile eşi olan diğer davalı ...’in el ve iş birliği içerisinde hareket ettikleri, davalı ...'nın ise iyiniyetli olmadığı ve TMK'nın 1023. maddesindeki korumadan yararlanamayacağı, dava tarihi itibariyle davalılar ... ve ...'nin taşınmazda kayıt maliki olmadıkları gerekçeleriyle davalı ... yönünden davanın kabulü ile tapu iptal - tescile, davalılar ... ve ... yönünden pasif dava ehliyeti (husumet) yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; “... Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen Mahkeme kararının tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne ilişkin hüküm yönüyle bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar ... ve ... vekilince ve davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davaları özünde vekilin vekâlet görevini kendisi ya da bir başkası yararına kötüye kullandığı iddiasına dayanmaktadır. Bu nedenle bu tür davalarda vekil dava açılmasına sebebiyet veren kişi olup davacının, iddiasını ispat edebilmesi açısından tazminat talebi olmasa dahi davayı kayıt maliki yanında vekile de yöneltmesi mümkündür. Bu durum talebin özünden doğan şekli (biçimsel) bir zorunluluktan kaynaklanmaktadır. Çünkü davada ispat edilmesi gereken husus vekâlet görevini kötüye kullanan vekil ile kayıt maliki olan kişinin ya da kişilerin (ara malik) vekil eden aleyhine el ve iş birliği içerisinde bir haksızlık yaparak onu zarara uğrattıklarına ilişkindir. Bu noktada davalılar arasındaki el ve iş birliğinin belirlenmesi, davalı kayıt maliki ya da kayıt maliki olmuş ara malikler ile vekil arasındaki ilişkinin gerçek mahiyetinin açıklığa kavuşturulması açısından vekile ve ara maliklere de husumet yöneltilmesinin olayın daha iyi aydınlatılması ve ispatı ile yargılama giderlerinden sorumluluk bakımından gerekli olduğu açık olup davalı vekil ... ve ara malik ... yönünden pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca; davalılar vekil ... ve ara malik ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi ve hükmün de buna göre kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bozulmasını gerektirmiştir..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ediniminde kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığını, diğer davalıları tanımadığından muvazaalı olarak davacının zararına hareket etmesinin söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazı emlakçı aracılığıyla bulup yatırım amacıyla yeğeninin oturması için satın aldığını, bedelini ödediğini, davacının neden davalı ...’e vekaletname verdiğini dahi ispatlayamadığını, diğer davalılarla arasında bağ olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığını, davacı ve diğer davalılar arasındaki iç ilişkiyi bilemeyeceğini, lehine olan tanık beyanlarının esas alınmadığını, davacının haksız şekilde taşınmazda daha çok oturabilmek için dava açtığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 8.152,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.