Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2459 K.2025/3432

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2459 📋 K. 2025/3432 📅 30.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/2459 E.  ,  2025/3432 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/427 E., 2022/463 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... Sanayi Malları Üretim ve Pazarlama A.Ş. vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... Konfeksiyon Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulü ile önceki günlü eksiklik talebi yazısıyla getirtilen evraklarla birlikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, asıl davada; maliki olduğu 1840 ada 3 ve 10 parsel sayılı taşınmazların davalı şirket adına cebri icra yoluyla yapılan tescilinin yolsuz olduğunu, açtığı ihalenin feshi davasının süreden reddedildiğini, daha önce inanç sözleşmesi ile aynı taşınmazları 08.06.2004 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiğini, bu tarihten önce hacizleri düşen, takipleri hükümsüz hale gelen, hukuken artık taşınmazla ilgisi, sıfatı kalmayan dava dışı...San. ve Tic. A.Ş.'nin alacağından dolayı 27.07.2004 tarihinde İİK 59, 106, 110. maddelerine göre 2 yıllık satış isteme süresi geçtikten sonra taşınmazların satışının talep edilmesinin yasalara ve kamu düzenine aykırı olduğunu, üçüncü kişi adına kayıtlı olan taşınmazın satışının istendiğini, satış ilanının da usulsüz yapıldığını, o tarihte kayıt maliki olan davalının alacaklı ile anlaşarak ihaleye tek alıcı olarak katılmak suretiyle ihaleye fesat karıştırıldığını, ihalenin normal şartlarda yapılmadığını, inançlı işlem ve de cebri ihale sonucu davalı adına yapılan her iki tapu tescilinin birbiri içinde muvazaalı, usulsuz, yolsuz, kamu düzenine aykırı ve hükümsüz olduğunu ileri sürerek 1840 ada 3 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile yeniden davalı ... Tekstil Ltd. Şti. adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı, birleştirilen (Dairenin bozma kararından sonra) davada; maliki olduğu 1840 ada 3 ve 10 parsel sayılı taşınmazlarını şirketin aktiflerini azaltmak amacıyla şifahi anlaşma ile davalı şirkete 08.06.2004 tarihinde satış suretiyle temlik ettiğini, anlaşma şartları yerine getirildikten sonra taşınmazların iade edilmesi gerekirken davalının iadeyi kabul etmediğini, dava dışı alacaklıların tasarrufun iptali isteğiyle açtıkları davaların kabulle sonuçlanıp kararların kesinleştiğini, böylece taraflar arasındaki işlemin alacaklıları zarara uğratmak için yapıldığının, gerçek satış olmadığının belirlendiğini, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek 1840 ada 3 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu taşınmazları rızai ve cebri satış suretiyle 523.000,00 TL bedelle satın aldığını, cebri satışa dair ihalenin feshi isteklerinin reddedilerek ihalenin kesinleştiğini, maddi anlamda kesin hüküm olup davacının hukuki yararı olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında inançlı işlem olmayıp iddiaların asılsız bulunduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini belirterek asıl ve birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece; hukuki yarar yokluğundan HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri gereğince davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan bahisle, işin esasına girilerek yolsuz tescil iddiasına dayalı olarak tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delillerinin toplanması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, toplanan ve toplanacak olan taraf delilleri ve aynı taraflar arasında aynı taşınmazlara ilişkin açılan Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/663 Esas, 2014/42 Karar sayılı dava dosyasının birlikte değerlendirilmesi ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozma kararından sonra ilamda anılan dosya eldeki dava ile birleştirilmiş, Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile her iki davada da tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 24.03.2021 tarihli ve 2018/3924 Esas, 2021/1718 Karar sayılı kararı ile; kararın gerekçe içermediğine değinilerek gerekçeli karar oluşturulmak üzere kararın bozulması gerektiği, kabule göre de birleştirilen davalar ayrı dava olma özelliklerini koruduklarından birleştirilen davada, çekişme konusu taşınmazların dava tarihindeki keşfen saptanan değeri üzerinden eksik harç ikmal edilmeden yargılamaya devam edilip karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle ve bozma nedenine göre sair hususlar incelenmeksizin mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, geçerli bir hukuki işlem bulunduğu ve davalı adına yapılan tescilin geçerli olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine; inançlı işleme dayalı iddianın yazılı delille kanıtlanması gerekeceği, ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi olmaması durumunda ise delil başlangıcı niteliğinde belgeler var ise iddianın her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı hale geleceği, davacı tarafça yazılı inanç sözleşmesi yahut delil başlangıcı nitelinde bir belge sunulmadığı, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın da reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararına uyan Mahkemenin davanın reddine karar veremeyeceğini, kararının gerekçe içermediği ve eksik harç bulunduğu gerekçesi ile bozulduğunu, Mahkemece tanıkların tekrar dinlenildiğini, usuli kazanılmış hak oluştuğunu, hükmüne uyulan bozma kararının gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken, uyma kararından dönülüp direnme gibi davanın reddi yönünde yeni bir karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmün gerekçesiz olduğu belirtilerek davanın kabulüne ilişkin kararın bozulması üzerine bozmaya uyan Mahkemenin bu kez davanın reddine karar veremeyeceğini, sadece kararın gerekçesinin açıklanması gerektiğini, ihalenin feshi talebinin 7 günlük süre içinde yapılmadığından reddedilmiş olmasının, temelde yolsuz tescil nedenini ortadan kaldırmayacağını, yasaya, kamu düzenine aykırı, muvazaalı, hükümsüz, usulsuz ve yasal olmayan işlemlerle 24.12.2004 tarihinde yapılan cebri ihalenin hükümsüz, cebri ihale yoluyla yapılan tescilin yolsuz olduğunu, takip dosyasındaki haczin düştüğünü, ihaleye esas takip dosyasındaki satış ilanının vekil yerine asile tebliğinin usulsüz olduğunu, inançlı işlem iddiasının mahkeme kararıyla ispat edildiğini, devrin muvazaalı ve inançlı işlem niteliğinde olduğu konusunda davalı şirket vekilinin ve tanıkların ikrarı bulunduğunu, inançlı işlemle ilgili ihtarname, taşınmazın tapudaki değeri ile gerçek bedeli arasındaki fahiş fark, davalının cebri artırmada ihaleye girerek taşınmazları satın alması, devrin muvazaalı olduğuna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları ve tanık ifadeleri gözetildiğinde inançlı işlemin ispat edildiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, yolsuz tescil hukuki nedenine; birleştirilen dava ise inançlı işlem ve yolsuz tescil hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı şirketin maliki olduğu çekişme konusu 1840 ada 3 ve 10 parsel sayılı taşınmazları 08.06.2004 tarihinde satış suretiyle davalı şirkete devrettiği, bilahare Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2001/13870 Esas sayılı dosyası ile dava dışı...San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacı şirket aleyhine başlatılan icra takibi neticesinde anılan taşınmazların bu kez 24.12.2004 tarihinde davalı şirkete ihale edilmesi ve ihalenin de kesinleşmesi sonucunda 26.01.2005 tarihinde davalı şirket adına cebri satış suretiyle tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren ve 18.02.2025 olan duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı ... Konfeksiyon Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili için 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacı ... Sanayi Malları Üretim ve Pazarlama A.Ş.'den alınmasına,
Aşağıda yazılı 255,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Bursa 13. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.