Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3036 K.2025/3381

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3036 📋 K. 2025/3381 📅 30.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3036 E.  ,  2025/3381 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/611 E., 2022/1188 K.
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/19 E., 2019/377 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... ve asli müdahiller ..., ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından açılan tapu kaydında düzeltim davasında, Kahramanmaraş 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1338 Esas sayılı dosyasına sunulan fen bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin tescil harici yerler olduğunu, bu taşınmazların imar-ihya edilmediğini ileri sürerek Kadastro Kanunu'nun 18 ve Türk Medeni Kanunu'nun 713/6 hükmü uyarınca Hazine adına tescilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ... vekili 04.09.2013 tarihli dava dilekçesinde; ... köyü 245 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarına istinaden davacının murisi ... adına tespit edildiğini, Hazinenin tespite itirazının reddedildiğini, dayanak tapu kaydının ve davacının fiilen kullandığı yerin 311 dönüm olmasına rağmen tapuda yüz ölçümünün 193 dönüm olarak gösterildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın yüz ölçümünün 311 dönüm olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
3. Asli müdahil ..., ...vekili asli müdahale talepli dilekçesinde; müdahale talebinde bulunanların 245 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki ...'ın mirasçıları olduğunu, dayandıkları tapu kaydının sabit sınırlı olduğunu, taşınmazın dönümünün yanlış yazdığını ileri sürerek asli müdahale talebinde bulunmuştur. Mahkemece 13.12.2018 tarihinde müdahale talepleri kabul edilmiştir.
4. Asli müdahil...ve ... vekili asli müdahale talepli dilekçesinde; müdahale talebinde bulunanların 245 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki ...'ın mirasçıları olduğunu, dava konusu taşınmazların 60-70 yıldır asli müdahale talebinde bulunanların zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek taşınmazların adlarına tescilini talep etmiştir. Duruşmaya icabet etmediklerinden Mahkemece 13.12.2018 tarihinde müdahale talepleri reddedilmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... vekili, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
2. Asıl davada dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, husumet yokluğundan davanın reddini savunmuştur.
3. Birleştirilen davada davalı Tapu Müdürlüğü vekili, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Birleştirilen davanın görüldüğü Kahramanmaraş 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1338 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararıyla, davacının talebinin mülkiyet değişikliğine ilişkin olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, tarafların temyiz etmemesi üzerine karar kesinleşmiştir. Yargılamaya Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/584 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiş, dosyanın Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/19 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda taşınmazın 1985 ve sonrasında zilyet edilmeye başlandığını, imar-ihyasının 1990'lı yılların başında neticelendiğini ve halen de davalılar tarafından kullanıldığı anlaşılmış ise de Mahkemenin 1994/294 Esas, 1997/497 Karar sayılı kararı ile 245 parsele yönelik Hazine davasının reddine karar verildiğini, kararın 2006 tarihinde kesinleştiğini ve nizanın da bu tarihte son bulduğunu, nizalı dönem içindeki zilyetliğin hak bahşetmeyeceğini, zilyetliğin 2006 tarihinden sonra işleyeceğini, davalılar tarafından Sulh Hukuk Mahkemesine açılan davada tescil harici alanların tapu sınırlarına alınmasını istediklerini yani kesinleşen hükme karşı farklı yol izlediklerini belirterek asıl davanın kabulü ile taşınmazların davacı ... adına tesciline; birleştirilen dava bakımından ise Kadastro Mahkemesinin 1979/29 Esas, 1989/406 Karar sayılı kararı ile 245 parselin 193.200 m2 olarak davalılar adına tespit edildiğini ve verilen kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, bu hali ile taşınmazın tespit ve çapının kesinleştiğini, davalıların açtıkları dava ile tescil harici alanı tapu kayıtları kapsamına almaya çalıştıklarını belirterek birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... ve asli müdahil ..., ...vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek asıl davada davalı birleştirilen davada davacı ... ve asli müdahil ..., ...vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... ve asli müdahiller ..., ...vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların dayandıkları tapunun sınırlarının genişletilmeye müsait olmadığını, eldeki davada zilyetliğe dayanmadıklarını tapu kaydına dayandıklarını, bu nedenle 311 dönüm olması gereken yüz ölçümünün düzeltilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava tapusuz taşınmazın tescili, birleştirilen dava tapu kaydında miktar düzeltimi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Kahramanmaraş ili, Dulkadiroğlu ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 245 parsel (yeni 1468 ada 9 parsel) sayılı 193.200 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, Haziran 1943 tarih, 69 sıra numaralı ve mayıs 1943 ve 7 sıra numaralı tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 3/4 payla... ve 1/4 payla ... adına 23.09.1960 tarihinde tespit edildiği, Hazinenin tespite itiraz ettiği, Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı sonrası yargılamanın devam ettiği Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/294 Esas, 1997/497 Karar sayılı kararında, kadastro tutanağına dayanak tapuların dava konusu 245 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, sınırlarının sabit olduğu, genişlemeye müsait olmadığı belirtilerek Hazinenin davasının 20.11.1997 tarihinde reddedildiği, hükmün temyiz edilmemesi üzerine kararın 22.11.2006 tarihinde kesinleştiği, 245 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının hükmen kesinleşen kadastro tutanağına uygun şekilde oluştuğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle asıl dava yönünden hükme esas alınan 29.11.2018 tarihli raporda dava konusu (C) harfli taşınmazın 2.732,87 m2 olup hükümde 2.973,87 m2 olarak yazılmasının maddi hata teşkil ettiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı birleştirilen davada davacı ... ve asli müdahil ..., ...vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... ve asli müdahiller ..., ...vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.