Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5419 K.2025/3323
1. Hukuk Dairesi 2024/5419 E. , 2025/3323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1470 E., 2024/1329 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/131 E., 2020/210 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, ... köyünde bulunan 107 ada 668 parsel, 107 ada 709 parsel, 107 ada 758 parsel, 107 ada 779 parsel, 107 ada 796 parsel, 107 ada 1084 parsel, 107 ada 1089 parsel, 107 ada 1128 parsel, 107 ada 1138 parsel, 107 ada 1164 parsel, 107 ada 1168 parsel, 107 ada 1183 parsel, 107 ada 1188 parsel, 107 ada 1193 parsel, 107 ada 1223 parsel, 107 ada 1224 parsel, 107 ada 1244 parsel, 107 ada 1246, 116 ada 59 parsel sayılı taşınmazların muris ... ...’dan intikal etmesine rağmen kadastro tespiti sırasında davalı adına tespit edildiğini belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların değerinin belirtilenden daha yüksek olduğunu, davacı tarafça eksik harcın yatırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazların büyük kısmının dede ...’dan intikal ettiğini, bir kısmının davalı tarafından satın alındığını, taşınmazların babaları ...’dan intikal etmediğini, ... ...’ın ..., ..., ..., ... ve ... adında mirasçıları olduğunu, davalının daha önce tüm mirasçılar ile anlaşarak ve bedellerini ödeyerek taşınmazları aldığını, bazı mirasçıların Kadastro Mahkemesinde dava açmalarına rağmen haklarını alarak davadan vazgeçtiklerini, dava açmayan mirasçıların da miras haklarını aldıklarını yazılı olarak davalıya bildirdiklerini, davalının ailenin büyük erkek çocuğu olması nedeniyle ailenin geçim ve bakım ihtiyaçlarını karşıladığını, bu yüzden kardeşlerinin davalıya şükran duyduğunu, tüm bunlara rağmen davalının kardeşlerinin her birine 2500 metrekare olmak üzere taşınmaz vermeyi teklif ettiğini ancak kardeşlerinin bu teklifi kabul etmeyerek dava açtıklarını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davacılar, her ne kadar dava konusu taşınmazların kök muris ... ...'dan geldiğini iddia ederek dava açmış ise de 107 ada 758 ve 107 ada 1246 parsel sayılı taşınmazların davalı ... tarafından ... ... ve babasından kadastro tespitinden önce satın alındığı, dava konusu diğer taşınmazların davacıların kök murisi ... ...'dan değil tarafların ortak kök murisi olan ... ...'dan geldiği (... ..., ... ...'ın babası olmaktadır), kök muris ...'un mirasının bütün mirasçıların katılımıyla gerçekleşen usulüne uygun olarak taksim edildiği hususunun dosya kapsamından anlaşılamadığı ve mirasın taksim edilmediğinin kabulü gerektiği bu nedenle kök murisin terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, kadastro geçtiği sırada tüm mirasçıların taşınmazların başında bulunmadıkları, diğer mirasçıların kadastro sırasında kadastro heyetine gelip miras haklarından vazgeçtiklerine dair yazılı bir beyanının olmadığı, dava konusu taşınmazların tamamının davacıların miras payları ihlal edilerek kadastro tespiti sırasında davalı ... adına kaydedildiği ve hatta kadastro tespit tutanaklarının incelenmesinde davalı ...'nin 107 ada 779 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında aynı zamanda bilirkişilik yaptığı ve taşınmazı kendi üzerine yazdırdığı ve dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı ...'nin zilyetliğinin hala devam ettiği, bir mirasçı tarafından sürdürülen zilyetliğin tereke adına sürdürüldüğü hususunun sabit olduğu, davacıların kök muris ... ...'dan gelen miras hakkı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne; 107 ada 668 parsel, 107 ada 709 parsel, 107 ada 779 parsel, 107 ada 796 parsel, 107 ada 1084 parsel, 107 ada 1089 parsel, 107 ada 1128 parsel, 107 ada 1138 parsel, 107 ada 1164 parsel, 107 ada 1168 parsel, 107 ada 1183 parsel, 107 ada 1188 parsel, 107 ada 1193 parsel, 107 ada 1223 parsel, 107 ada 1224 parsel, 107 ada 1244 parsel, 116 ada 59 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının ayrı ayrı 30/300 payının iptali ile 10/300 payın davacı ..., 10/300 payın davacı ..., 10/300 payın davacı ... adına tesciline, taşınmazlardaki bakiye payın kayıt maliki davalı ... üzerinde bırakılmasına, 107 ada 758 ve 107 ada 1246 parsel sayılı taşınmazların davalı tarafından üçüncü kişilerden satın alındığı sabit olduğundan bu taşınmazlar açısından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlardan 107 ada 758 ve 107 ada 1246 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki taşınmazların tarafların dedeleri olan ... ...'dan geldiği, ... ... mirasçıları arasında usulüne uygun bir taksimin ya da davacıların babası ... ... tarafından diğer kardeşlerinin hakkının ödenerek alındığına dair somut delilin bulunmadığı, ancak davacı tanığı ... ...'ın davacılar ve davalının amcası ...'nin oğlu olduğu ve bu tanığın beyanına göre babası ...'nin başka köye damat olarak gittikten sonra babasından gelen yerlerdeki hakkını davacıların babası ...'ya bıraktığı, bu beyanın bir kısım tanıklarca da doğrulandığı gibi Kandıra Kadastro Mahkemesinin 2007/72 Esas, 2007/317 Karar sayılı dosyasında davacıları ... (kök muris ...'un oğlu ...'nin oğlu) ve Yaşar İnci (kök muris ...'un kızı ...'nin oğlu) tarafından eldeki dava konusu taşınmazlara ilişkin dedelerinden kalan taşınmazlar olduğundan bahisle tespite itiraz davası açıldığı, ön inceleme aşamasında davacıların feragat dilekçesi verdikleri ve davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği de gözetildiğinde, anılan dava dosyası eldeki davada kuvvetli delil niteliğinde olduğundan Mahkemenin kabulünde olduğu üzere 107 ada 758 ve 107 ada 1246 parsel sayılı taşınmazlar dışında dava konusu edilen taşınmazlar her ne kadar kök muris ...'tan gelen taşınmazlar ise de kök murisin mirasçısı oğlu ...'nin başka köye taşındığı ve köyde tek kalan kök murisin oğlu ...'ya babasından gelen miras hakkını devir ettiği sübuta ermekle, muris ...'nın kendi hissesi ile birlikte kardeşi ...'nin de miras hissesi toplamı (60/300+60/300=120/300) üzerinden taşınmazlarda miras payının bulunduğu, Mahkemenin gerekçesi ve hüküm kısmı bu yönü itibarı ile yerinde olmadığı fakat bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesi ile istinaf konusu edilmeyerek kesinleşen hususlar aynen muhafaza edilmek suretiyle davacılar vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, ... köyünde bulunan 107 ada 668 parsel, 107 ada 709 parsel, 107 ada 779 parsel, 107 ada 796 parsel, 107 ada 1084 parsel, 107 ada 1089 parsel, 107 ada 1128 parsel, 107 ada 1138 parsel, 107 ada 1164 parsel, 107 ada 1168 parsel, 107 ada 1183 parsel, 107 ada 1188 parsel, 107 ada 1193 parsel, 107 ada 1223 parsel, 107 ada 1224 parsel, 107 ada 1244 parsel, 116 ada 59 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının ayrı ayrı 60/300 payının iptali ile; 20/300 payın davacı ..., 20/300 payın davacı ..., 20/300 payın davacı ... adına tesciline, taşınmazlardaki bakiye payın kayıt maliki davalı ... üzerinde bırakılmasına, 107 ada 758 parsel ve 107 ada 1246 parsel sayılı taşınmazlar bakımından açılan davanın reddine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...’in yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle taraf sıfatının düştüğünü, davalının da davacının mirasçılarından olduğunu, Mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazların dede ...’dan intikal ettiğini, bu nedenle davalı aleyhine kadastro Mahkemesinde dava açıldığını, davalının taşınmazların bedellerini ödemesi nedeniyle davacıların davalarından feragat ettiklerini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığını, dede ...’un başkaca mirasçıları da olup diğer mirasçıların haklarının Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile yok sayıldığını, tanık anlatımları ile de bu durumun sabit olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde iken Bölge Adliye Mahkemesi kararının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, ... köyünde bulunan 107 ada 668 parsel, 107 ada 709 parsel, 107 ada 758 parsel, 107 ada 779 parsel, 107 ada 796 parsel, 107 ada 1084 parsel, 107 ada 1089 parsel, 107 ada 1128 parsel, 107 ada 1138 parsel, 107 ada 1164 parsel, 107 ada 1168 parsel, 107 ada 1183 parsel, 107 ada 1188 parsel, 107 ada 1193 parsel, 107 ada 1223 parsel, 107 ada 1224 parsel, 107 ada 1244 parsel, 107 ada 1246, 116 ada 59 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar dava konusu taşınmazların müşterek murislerinden intikal ettiği iddiasıyla dava açmış, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava ve temyiz konusu 107 ada 668 parsel, 107 ada 709 parsel, 107 ada 779 parsel, 107 ada 796 parsel, 107 ada 1084 parsel, 107 ada 1089 parsel, 107 ada 1128 parsel, 107 ada 1138 parsel, 107 ada 1164 parsel, 107 ada 1168 parsel, 107 ada 1183 parsel, 107 ada 1188 parsel, 107 ada 1193 parsel, 107 ada 1223 parsel, 107 ada 1224 parsel, 107 ada 1244 parsel, 116 ada 59 parsel sayılı taşınmazların kök muris ...’dan intikal ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacılar adına ...’dan intikal eden 10/300’er pay tescil edilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılma sonucunda davacıların murisine kardeşi ...’nin de payının devredildiği, muris ...'nın kendi hissesi ile birlikte kardeşi ...'nin de miras hissesi toplamı üzerinden taşınmazlarda miras payının bulunduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının ayrı ayrı 60/300 payının iptali ile 20/300 payın davacı ..., 20/300 payın davacı ..., 20/300 payın davacı ... adına tesciline, taşınmazlardaki bakiye payın kayıt maliki davalı ... üzerinde bırakılmasına dair yeniden hüküm kurulmuştur. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de davacılardan ... ve ...’nin yargılama sırasında vefat ettikleri gözardı edilmiş, ... mirasçılarına tebligat yapılmış ise de adı geçen davacıların mirasçıları davaya usulünce dahil edilmemiş, davada taraf teşkili sağlanmamış, davalının da bekar ve çocuksuz ölen ... mirasçısı olduğu değerlendirilmemiş, ölü kişiler lehine tescil hükmü kurulmuş, dava konusu taşınmazlardaki ... oğlu ... payının devredilip devredilmediği kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulamaz.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 55. maddesinde ''Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.'' hükmü düzenlenmiş olup dava sırasında taraflardan birinin ölümü halinde taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin bulunduğundan davanın her aşamasında hakim tarafından re’sen nazara alınması gereken bir olgudur ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen gözetilmesi gereklidir.
Somut olayda; davacılardan ...’in 11.10.2021 tarihinde, ...’ın ise 21.10.2021 tarihinde öldüğü ve geriye ... mirasçısı olarak ... ve...’in, bekar ve çocuksuz ölen ... mirasçısı olarak ... mirasçıları ... ve...’in, davacılardan ...’nın, davalı ...’nin ve dava dışı kardeşleri ... ve ...’nın kaldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; Mahkemece HMK'nın 55. maddesi gözetilmemiş ve mirasçılara dava dilekçesi ekli duruşma günü tebliğ edilmeden ve adı geçen mirasçılar davaya usulünce dahil edilmeden sonuca gidilmiştir.
Hâl böyle olunca; yargılama sırasında ölen davacıların mirasçılarına dava dilekçesi ekli olarak duruşma gününü bildirir tebligat çıkartılıp davada taraf teşkili usulünce sağlandıktan sonra Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve fen bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazlar üzerindeki ... payının ne olduğu, bağışa ya da satışa konu olup olmadığı, taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri hangi hukuki nedene dayalı olarak kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi sorulmalı, keşifte alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.