Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4890 K.2025/3333

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4890 📋 K. 2025/3333 📅 26.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4890 E.  ,  2025/3333 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1732 E., 2024/1183 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/4 E., 2022/123 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Zonguldak ili Ereğli ilçesi ... köyünde bulunan 198 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit edildiğini, her iki taşınmaz üzerindeki ev ve fındıklarda davacıların babadan gelen miras hisselerinin bulunduğunu, 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan iki katlı evde davacı ...'in de oturduğunu, ayrıca aynı köyde bulunan 116 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına, 2 parsel sayılı taşınmazın ise davacı ... adına tespit gördüğünü, kadastro tespiti öncesinde herhangi bir rızai taksim yapılmadığı halde davacıların bilgisi dışında bu şekilde tespit yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı adına tespiti yapılan 2 parsel sayılı taşınmaza yol dahi bırakılmadığını ileri sürerek 198 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, bu talep kabul görmediği takdirde taşınmazların terekeye iadesini, 116 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile her iki parselin tek parsel haline getirilerek davacılar ve davalı adına eşit hisselerle tescilini, bu talep kabul görmediği takdirde tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, olmazsa terekeye iadesini talep etmiş, cevaba cevap dilekçesinde 198 ada 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davayı müracaata bıraktığını bildirmiş, yargılama aşamasında bu taşınmaz yönünden açılan davanın tefrikine karar verilmiştir.
Birleştirilen 2018/416 Esas sayılı davada davacılar vekili dava dilekçesinde; aynı köyde bulunan 101 ada 114 parsel, 238 ada 9 parsel, 185 ada 150 parsel, 150 ada 11 parsel, 162 ada 4 parsel, 198 ada 28 ve 31 parsel sayılı taşınmazların miras bırakan ... ...'dan geldiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, bu talep kabul görmediği takdirde taşınmazların terekeye iadesini talep etmiştir.
Asıl ve birleştirilen davalarda yargılama sırasında miras bırakan ... ...'ın terekesine temsilci olarak ... atanmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacı ... ve davalının kadastro tarihinden beri aileleri ile birlikte aynı evde yaşadığını, kadastro tespitinin o sırada hazır bulunan davacıların talebi ve rızası ile yapıldığını, miras bırakandan gelen aynı köydeki 7 parça taşınmazın davacı adına tespit edildiğini, kadastro sırasında rızaen paylaşılan taşınmazlar hakkında açılan davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davaya konu 198 ada 6 parsel sayılı taşınmazın miras bırakandan gelmeyip evveliyatında ..., ... ve ... ...’lara aitken 1976 yılında 300.000,00 TL karşılığında ... tarafından satın alındığını, mirasçılardan ...'in eşinin vefatı sebebiyle almış olduğu iş kazası tazminatıyla 24.06.2008 tarihinde bu taşınmazı ...'dan devraldığını, ...’in de taraflarla aynı evde yaşadığını ve ...'nın rızasıyla 198 ada 6 parselin kendisinin tüm bakım ve iaşesi ile ilgilenen davalı adına tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davadaki savunmalarını tekrarlayarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının ... terekesine karşı 3. kişi konumunda olduğu, bu nedenle miras payına yönelik açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacıların terekeye iade istemli terditli talepleri yönünden dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazların miras bırakan ... ...'dan geldiği, mirasbırakanın mirasını sağlığında paylaştırmadığı, mirasçılar arasında yapıldığı iddia edilen taksim olgusunun ise bütün mirasçıların katılımıyla yapılan bir sözleşme ile ispatlanamadığı, taşınmazlarda yöntemine uygun bir paylaşımın bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davada davacının asli taleplerinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, terditli taleplerinin kabulü ile 197 ada 7 parsel ve 116 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras hisseleri oranında ... ... mirasçıları adına tesciline, birleştirilen davada davacının asli taleplerinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, terditli taleplerinin kabulü ile 101 ada 114 parsel, 238 ada 9 parsel, 185 ada 150 parsel, 150 ada 11 parsel, 162 ada 4 parsel, 198 ada 28 ve 30 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras hisseleri oranında ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere göre çekişmeli taşınmazların evveliyatında tarafların ortak miras bırakanı ... ...'ın zilyetliğinde olduğu, ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, tüm mirasçıların bir araya gelmek suretiyle terekesini taksim etmedikleri, miras bırakanın sağlığında davalıya yapılan bir bağış işleminin olmadığı, taşınmazın miras bırakanın terekesinden çıkmadığı ve terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, davalının taşınmazlardaki kullanımının tüm mirasçılar adına olduğu, davalı tarafça açıkça taksim, satış, bağış hususunun iddia ve ispat edilmediği, tüm mirasçıların hissesine düşen değer üzerinden hesaplanan harç ve vekalet ücretinin de yerinde olduğu, verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, taşınmazların ... ...'dan geldiğini ve tüm mirasçıların kadastro çalışmaları sırasında taşınmazları rızaen paylaştığını, bu paylaşıma göre ...'nin hisselerinin davacı ..., ...'nın hisselerinin...adına yazılmasına onay verildiğini, bu hususun tanıklarca beyan edildiğini, aynı konutta yaşayan davacının tespitten haberinin olmadığını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporuna göre davalı adına tespit edilen taşınmazların değerinin yüksek çıkmasının davalının kadastrodan sonra yaptığı bakım ve ekimden kaynaklandığını, tereke temsilcisi lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ve tamamlatılan harçla bağdaşmadığını, asıl ve birleştirilen davalar yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu tüm taşınmazların 20 yılı aşkın süredir ... ...'ın zilyetliğindeyken 1995 yılında ...'a hibe ederek zilyetliğini devrettiği belirtilerek davalı ... adına tespit edildiği, kadastro tespitlerinin 31.03.2009 tarihinde kesinleştiği, asıl ve birleştirilen davaların miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak sırasıyla 04.01.2018-31.12.2018 tarihlerinde açıldığı, mirasbırakan ... ...'ın 1998 yılında ölümüyle geriye davacı çocukları ... ve ... ile dava dışı çocukları ... ve ...'nın kaldığı, davalı ...'ın sağ olan ...'in eşi olduğu, mirasçılardan ... ve...tarafından Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/389 Esaslı dava dosyasında açılan davada ... adına tespit edilen 7 parça taşınmaz hakkında mirasbırakan ...'dan geldiği iddiasının ileri sürüldüğü ve Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 17.851,93 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.