Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2396 K.2025/3329
1. Hukuk Dairesi 2025/2396 E. , 2025/3329 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1557 E., 2025/198 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili, Çıldır ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 139 ada 141 parsel sayılı taşınmazın davacının tasarrufunda olduğunu, davacının dedesinden babasına, babasından sonra kardeşler arasındaki paylaşıma göre davacıya kaldığını ancak kadastro çalışmaları sırasında amcası ... adına tespit edildiğini ve bu hususu bilen kayıt maliki davalı ...’in de taşınmazı sahiplenmeye çalıştığını belirterek taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın babası...’e atalarından kaldığını, ... ve atalarının bu yeri 100 yıldan fazla süre kullandığını, taşınmazın daha sonra davalıya devredildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmaz hakkında kaymakamlıkça verilen men kararı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın kadastro tespit tutanağının 25.10.1993 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 2020 yılında 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 23.10.1993 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 17.06.2020 tarihinde açıldığı, buna göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; esasen tapunun edinilmesi sürecinde muris muvazaasına dayalı bir edinmenin söz konusu olduğunu, burada hak düşürücü sürenin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece taşınmazın ilk tesis tarihinden itibaren maliklerinin kim olduğu ve nasıl edinildiği konusunda yeterli araştırma yapılmadığını, davalının, tapu kaydının oluşturulmasında davacıyı aldattığını, irade bozukluğuna dayalı bir tescilin söz konusu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 139 ada 141 parsel sayılı 8.565,30 m2 yüz ölçümlü taşınmazın 13.01.1970 tarihli ve 10 sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak 06.08.1993 tarihinde ... oğlu ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 23.10.1993 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 13.09.2019 tarihinde tespit malikinin mirasçılarına intikal ettikten sonra aynı tarihte davalı ...'ya devredildiği, davanın 17.06.2020 tarihinde açıldığı; kök mirasbırakan ...'in 1962 yılında ölümüyle geriye çocukları ..., ..., ..., ... ve ...'in kaldığı, bunlardan ...'in 1999 yılında ölümüyle geriye davacı ... ve dava dışı kardeşleri ..., ..., ... ve ... kaldığı, davalı ...'nun mirasbırakanın çocuklarından...'in oğlu olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.