Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2645 K.2025/3374
1. Hukuk Dairesi 2025/2645 E. , 2025/3374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1749 E., 2024/1585 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karayazı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/69 E., 2023/103 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların maliki olduğu 147 ada 6 parsel sayılı taşınmaza komşu dava konusu 147 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ortak sınırının hatalı belirlendiğini, uygulama kadastrosu sonucunda davacılara ait 6 parselin 3.580,35 metrekaresinin davalıya ait 5 parsele hatalı olarak eklendiğini, davacıların murislerinden beri 200 yıldır olduğu gibi kendi taşınmazlarını kullandığını, uygulama kadastrosuna karşı Kadastro Mahkemesinde dava açtıklarını ancak o davada mülkiyet değişmeyeceğinden eldeki davayı açtıklarını ileri sürerek davacılara ait 6 parselden davalıya ait dava konusu 147 ada 5 parsele eklenen 3.580,35 metrekarelik kısmın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacılara ait 6 sayılı parsele tevhidini talep etmiş, dava sırasında davacılar ... ve...'in ölümü üzerine mirasçıları aynı avukata vekâlet vermek suretiyle davayı takip etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, duruşmadaki beyanında; adına kayıtlı dava konusu 147 ada 5 parsel sayılı taşınmazı 1983 yılından beri tapulu olarak kullandığını, tapudaki miktarın doğru olduğunu, dava konusu taşınmazın yüz ölçümünün davacılar aleyhine artmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların talebinin mahiyeti itibariyle mülkiyet iddiası taşıdığı, davanın da kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, davacıların ve dava konusu taşınmazın tesis kadastrosunun 01.06.1983 tarihinde kesinleştiği, öte yandan yenileme kadastrosu sonucunda davacılara ait 6 parselin yüz ölçümünün de arttığı, hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kök 573 parsel sayılı taşınmazın 15.000 metrekare yüz ölçümlü vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına 02.06.1983 tarihinde tespit ve 25.10.1985 tarihinde tescil edildiği, 07.09.2021 tarihinde davalıya satıldığı, 2021 yılındaki uygulama kadastrosu sırasında 147 ada 5 parsel sayısıyla 17.080,35 metrekare yüz ölçümlü olarak tespit edildiği, davacılar vekilince uygulama kadastrosuna karşı Kadastro Mahkemesinde ayrı dava açıldığının bildirildiği, davacılar vekilinin eldeki davada taleplerinin mülkiyete ilişkin olduğunu 23.02.2023 tarihli celsede beyan ettiği, İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların kendi parseli hakkındaki uygulama kadastrosuna karşı açtıkları Kadastro Mahkemesinin 2021/12 Esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporuna göre uygulama kadastrosunun hatalı yapıldığının tespit edildiğini, hak düşürücü sürenin dolmadığını, uygulama kadastrosu sonucu oluşan hatalı durum sonrasında dava konusu 5 nolu parseli kullanan... tarafından sınır ihlâli yapıldığını, davacılar hakkında haksız yere şikâyette bulunulduğunu, uygulama kadastrosuyla belirlenen dava konusu taşınmazın yüz ölçümünün hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Erzurum ili, Karayazı ilçesi, ... Mahallesinde kain 146 ada 5 parselin tesis kadastrosu sırasında 02.06.1983 tarihinde 1937 tarih ve 123 nolu vergi kaydına istinaden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satış sebebiyle 573 parsel sayısıyla dava dışı Refik oğlu ... adına 15.000 metrekare yüz ölçümlü tarla vasfıyla tespit edildiği, dava dışı Hazine ve diğer şahısların itirazı üzerine Kadastro Komisyonunun 03.09.1985 tarihli kararıyla itirazların reddine dava konusu kök 573 parselin tespit gibi tesciline karar verildiği, Komisyon kararının 25.10.1985 tarihinde kesinleştiği, dava konusu kök 573 parselin tespit maliki ... adına 13.04.1988 tarihinde tescil edildiği, taşınmazın 07.09.2021 tarihinde davalı ...'a satıldığı, yenileme kadastrosu sonucunda dava konusu kök 573 parselin 25.11.2021 tarihinde 147 ada 5 parsel sayısını aldığı anlaşılmakla Komisyon kararı ile tespitin kesinleştiği 25.10.1985 tarihi ile davanın açıldığı 08.06.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun bulunduğundan davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.