Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1786 K.2025/3334
1. Hukuk Dairesi 2024/1786 E. , 2025/3334 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/416 E., 2023/722 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Konya ili, Kulu ilçesi, ... köyünde bulunan 157 ada 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazın batısında bulunan 107 ada 105 parsel sayılı 3149,14 m2 yüz ölçümündeki kısmın ise öncesinde kendi taşınmazı ile bir bütün iken oğlu ...'a vermesi nedeniyle oğlu adına tespit edildiğini, her iki taşınmaz arasında herhangi bir yol olmamasına karşın kadastro çalışmaları sırasında yaklaşık 3 metre genişliğinde yol bırakıldığını ileri sürerek bu yolun iptali ile taşınmazın eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, görev, yetki, husumet ve zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, zilyetlik koşullarının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Mahkemece usulünce araştırma yapılması gerektiğini, yargılama giderlerinin davalılara yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.03.2016 tarihli ve 2013/6124 Esas, 2016/177 Karar sayılı kararıyla; kadastro çalışmalarının 26.01.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın 15.11.2013 tarihinde açıldığı, dava makul sürede açılmadığı gibi zilyetlikle kazanım koşullarının da oluşmadığı, yolun iptal edilmesi halinde 107 ada 105 parsel sayılı taşınmazın yola cephesinin kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.02.2020 tarihli ve 2016/14839 Esas, 2020/579 Karar sayılı kararıyla; ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yöneltilmediği, taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilmesinin isabetsiz olduğu, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak hem tespitten önceki hem tespitten sonraki sebeplere dayalı dava açtığı, Mahkemenin davanın makul sürede açılmadığı şeklindeki gerekçesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, tespit sırasında taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmemiş olmasının öncesinde var olan zilyetliği kesmeyeceği, hakkında tutanak düzenlenmeyen taşınmazlar yönünden tespit öncesi hakka dayanılarak dava açma hakkını sınırlayan bir düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra deliller toplanarak ve zorunlu bulunan yasal ilanlar da yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yol olarak tescil gören dava konusu yerin geçmişte yol olarak kullanılmadığı, hava fotoğraflarında yola ilişkin herhangi bir görüntüye rastlanmadığı, ziraat bilirkişi raporuyla da bu kanaatin desteklendiği, yerel bilirkişilerin beyanlarına göre dava konusu kısmın yol olarak kullanılmadığı, yolun kesiştiği taşınmazların bir bütün olarak kullanıldığı ve taşınmazların girişine demir kapı yapıldığı, bu itibarla dava konusu kısmın kadimden beri yol olarak kullanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 27.04.2022 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 367,67 m2’lik yol olarak bırakılan alanın tapu kaydının iptaliyle davacıya ait 157 ada 1 parsel sayılı ( ifraz ile 157 ada 4, 5 ve 6 parsel sayılı) taşınmaza eklenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, yapılan keşfin karar vermeye elverişli olmadığını, davacının zilyetliğinin kanıtlanmadığını, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, delillerin yeterince değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zilyetlikle taşınmaz iktisabı koşullarının oluşmadığını, davacının mülkiyet hakkı hususunda yeterli araştırma yapılmadığını, yerel bilirkişi beyanlarının yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
1. Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 367,67 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün 2007 yılında kesinleşen kadastro çalışmalarında yol olarak tespit harici bırakıldığı, bu bölümün kuzeyinde bulunan 157 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1938 tarih 4 ve 5 tahrir numaralı vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, satış ve hibe nedeniyle 03.10.2005 tarihinde davacı ... adına, komşu 157 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... adına, davaya konu bölümün güneyinde bulunan 107 ada 105 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve davacıdan hibe nedeniyle davacının oğlu ... adına tespit edildiği, kadastro tespitlerinin 27.01.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın 15.11.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davacı taraf dava dilekçesinde 157 ada 1 parsel ve 107 ada 105 parsel sayılı taşınmazların evveliyatından beri bir bütün olduğunu ileri sürerek davaya konu edilen yolun iptali ile taşınmazın eski hale getirilmesini talep etmiş, Mahkemece "... bilirkişisi ...`in 27.04.2022 havale tarihli raporunun ekinde yer alan (A) harfi ile mavi renk ile boyalı gösterilen toplam 367,67m2'lik yol olarak bırakılan alanın tapu kaydının iptali ile davacıya ait Konya ili Kulu ilçesi ... Mahallesi / Köyü 157 ada 1 parsel sayılı (ifraz ile ... Mahallesi 157 ada 4 parsel, 157 ada 5 parsel ve 157 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar) taşınmaza eklenmesine," şeklinde kabul hükmü kurulmuştur.
4. Bilindiği üzere; HMK’nın 297/2. maddesinde, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Kanun maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
5. Somut olayda, Mahkemece hali hazırda tapu kaydı bulunmayan tespit harici alan hakkında tapu kaydının iptali yönünde hüküm kurulması hatalı olduğu gibi davacıya ait 157 ada 1 parselin ifrazı sonucunda 157 ada 4, 5 ve 6 parsellerin oluştuğu gözetildiğinde davaya konu bölümün artık mevcut olmayan 157 ada 1 parsele (ifraz ile 157/4, 5, 6) eklenmesi yönünde kurulan hükmün infazda tereddüt oluşturacağı açıktır, zira 157 ada 5 ve 6 parsellerle davaya konu bölüm arasında 157 ada 4 parsel bulunmaktadır. Öte yandan; davacı tarafından taşınmazın eski hale getirilmesi talep edilmiş ise de davaya konu tespit harici taşınmaz bölümünün hangi taşınmaza ne şekilde ilave edilmesinin talep edildiğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir. ... bilirkişisi tarafından düzenlenerek hükme esas alınan koordinatsız krokiye göre davaya konu taşınmaz bölümü 157 ada 4 parsel sayılı taşınmazın sınırı boyunca devam ederek yine davacıya ait 157 ada 3 parsel sayılı taşınmaz sınırını da kapsamakta olup gerek krokinin koordinatsız olması, gerekse parsel bütünlüğünün oluşmaması nedeniyle infazda sorun yaratacağı anlaşılmaktadır.
6. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacı tarafa talep sonucu açıklattırılarak davaya konu taşınmazın ne şekilde tescil edilmesini talep ettiği aydınlatılmalı, daha sonra teknik bilirkişiden infaza elverişli koordinatlı kroki düzenlemesi talep edilmeli, ortaya çıkan sonuca göre lehine tescil yapılması gereken taşınmazlar yönünden davacının aktif husumet ehliyeti de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın Kulu 1. Asliye Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.