Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2632 K.2025/3373

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2632 📋 K. 2025/3373 📅 26.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2632 E.  ,  2025/3373 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2094 E., 2025/221 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/53 E., 2024/127 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 123 ada 65 ve 195 ada 5 parsel sayılı taşınmazların davacıların muris anne ve babalarına ait olduğunu, onlardan da davacılara intikâl ettiğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, irsen intikâl, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği bulunduğunu ileri sürerek taşınmazların davacılar adlarına tescilini, olmazsa bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılardan ... tarafından aynı sebebe dayalı olarak 2011/2013 Esasına kayden açılan davanın takip edilmemesi sebebiyle 20.12.2013 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin
04.05.2024 tarihinde kesinleştiği, açılmamış sayılan önceki davanın tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalktığı, dava konusu 195 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 25.06.2007 tarihinde, 123 ada 65 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının ise 21.05.2007 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 04.05.2021 tarihin açıldığı belirtilip 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının 25.06.2007 ve 21.05.2007 tarihlerinde kesinleştiği, eldeki davanın açıldığı 04.05.2021 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalının cevap dilekçesi dahi vermediğini, zamanaşımı defiinde bulunmadığını, keşif yapılmadığını, 2011 yılında açılan önceki dava tarihinde zamanaşımı süresinin durduğunu, önceki davanın açılmamış sayılmasına dair 2013 tarihli kararın kendilerine 2020 tarihinde tebliğ edildiğini, hatalı yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların davacılar adına tescili gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve irsen intikâl hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 123 ada 65 parsel sayılı taşınmazın senetsizden Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması sebebiyle davalı Hazine adına ham toprak vasfıyla 09.12.2006 tarihinde tespit edildiği, askı ilân süresi içinde tespite itiraz edilmeksizin kadatro tutanağının 31.05.2007 tarihinde kesinleşerek taşınmazın Hazine adına tescil edildiği; ... ilçesi, (... beldesi) ... Mahallesinde kain 195 ada 5 parsel sayılı taşınmazın da senetsizden, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması sebebiyle Hazine adına 27.12.2006 tarihinde tespit edildiği, askı ilân süresi içinde itiraz edilmeksizin kadastro tutanağının 25.06.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
3.Davacılardan ... tarafından Hazine aleyhine 24.11.2011 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/261 Esasına kayden açılan davanın takip edilmediği gerekçesiyle 20.12.2013 tarihli ve 2013/178 K. sayılı karar ile açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın 04.05.2024 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
4.Davacılar vekili, 04.06.2021 tarihinde açtığı eldeki davada da irsen intikâl, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların davacılar adlarına tescilini talep etmiştir.
5.Hemen belirtilmelidir ki, hak düşürücü sürelerin durması ya da kesilmesi mümkün değildir.
6.Hâl böyle olunca; dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği 31.05.2007 ve 25.06.2007 tarihleri ile eldeki davanın açıldığı 04.06.2021 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
7.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.