Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1731 K.2025/3279

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1731 📋 K. 2025/3279 📅 25.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1731 E.  ,  2025/3279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2710 E., 2025/434 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Aksaray ili, Merkez ilçesi, ... köyü 125 ada 68 ile 117 ada 32 ve 35 parsel sayılı taşınmazların 20 yıldan fazla süredir zilyetliğinde bulunduğunu ve ekip biçmek suretiyle tasarrufta bulunduğunu, buna rağmen 125 ada 68 ve 117 ada 35 parsel sayılı taşınmazların mera, 117 ada 32 parsel sayılı taşınmazın ise harman yeri olarak tespit edildiğini, dava konusu taşınmazlar üzerinde çok uzun süredir tarım yaptığını, taşınmazların hukuken, fiilen ve nitelik olarak ayrıca eğimli olmaları sebebiyle mera arazisi ya da harman yeri olmasının mümkün olmadığını, bu yerlerin tarıma elverişli yerler olduğunu ve hayvanların otlatılıp otundan yararlanılmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz kamu orta malı olarak mera vasfıyla kayıtlı olup 1975 yılında kadastrosu kesinleşmiş olan bu taşınmazların kadastrodan sonraki 20 yıllık sürede kullanım ile kazanılmasının mümkün olmadığı, kadastro öncesindeki 20 yıllık kullanım içinse hava fotoğrafları ile somut bir tespitin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından Mahkemece hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle esasa ilişkin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürdüğü iddialarını yineleyip Yerel Mahkemece ve İstinaf Mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın kamu orta malı olarak mera vasfında olduğu, 1975 yılında kadastrosunun kesinleştiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş ise de dinlenen tanık beyanları itibariyle dava konusu taşınmazların mera vasfında olmadığı ve uzun yıllardan beri davacının kullanımında olduğu hususunun açık olduğunu, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanım şartlarının oluştuğunu, ayrıca Aksaray 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/213 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın teknik açıdan tarım arazisi özelliklerine sahip olduğunun ve bitki örtüsü bakımından mera özelliğini kaybettiğinin tespit edildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu Aksaray ili, Merkez ilçesi, ... köyünde bulunan 117 ada 35 ve 125 ada 68 parsel sayılı mera vasıflı taşınmazların kök parselleri olan 2424 ve 1963 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin 04.10.1974 ve 04.09.1974 tarihlerinde yapıldığı, yine dava konusu 117 ada 32 parsel sayılı harman yeri vasıflı taşınmazın kök parseli olan 2426 parselin kadastro tespitinin 04.10.1974 tarihinde yapıldığı, söz konusu tespitlerin 26.02.1975 tarihinde kesinleştikleri, eldeki davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 18.04.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.