Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4484 K.2025/3286

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4484 📋 K. 2025/3286 📅 25.06.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4484 E.  ,  2025/3286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1637 E., 2024/896 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; yörede yapılan kadastro sırasında bataklık niteliğiyle tespit harici bırakılan taşınmaz yönünden imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı adına tescil isteğinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1. Davalı ... İdaresi vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın tapulu olup olmadığının, taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumunun, talep yönünden zamanaşımının dolup dolmadığı hususların tespit edilmesini, taşınmazın orman arazisi olduğunun tespit edilmesi halinde davalı İdare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; davacının iddia ettiği gibi taşınmazı 40 yıldır aralıksız olarak kullandığının ve zilyetlik durumunun tespit edilmesini, ayrıca müvekkili Kurumun davalı olarak sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; davacının iddia ettiği zilyetliğin süresinin, niteliğinin ve zilyetliğin intikalinin araştırılarak tespit edilmesi ve iktisap koşulları oluşmamış ise davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere göre davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığının isabetli şekilde belirlendiği, ne var ki tapusuz taşınmazın tescili davalarının 492 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerden olduğu bu nedenle dava değeri üzerinden belirlenen nispi vekaletin davalılar yararına takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile Karasu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2021 gün ve 2017/149 Esas 2021/239 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, hükmün fer'ilerinin karar yerinde gösterildiği şekilde sayım ve dökümünün yapılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; toplanan delillere göre davacı yararına imar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinimine ilişkin koşulların oluştuğunu, davacının emek ve masraf sarfı suretiyle taşınmazı sürüp gübrelemek marifetiyle tarıma elverişli hale getirdiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... İdaresi vekili; davanın reddinin isabetli olduğunu, dava konusu taşınmazın niteliği itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek taşınmazın davalı İdare adına tescilini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu Sakarya ili, Karasu ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmazın ''bataklık'' vasfıyla tescil harici bırakıldığı, davacının imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, çekişmeli taşınmazın niteliği itibariyle tescile tabi olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına; 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.